Poker face medya!

Ulusal hobilerimizin başında yer alan yabancı kelimeleri içselleştirme hallerinden birinin ürünüdür ‘poker face’ tanımı. Seviyoruz böyle yabancı süslü kelimeleri kendi dilimize yerleştirmeyi. Gündem yaratmak değil mi maksat? Yabancı bir kelime sunulur piyasaya. Ve günlerce, haftalarca o kelime üzerine beyin fırtınaları yapılır. Sanırım siz de bunun en iyi örneklerinden olan ‘selfie’ kelimesinin mazisini hatırlarsınız. Bir kelime değil mi en temelinde? Ama biz de işler biraz daha farklı yürüyor. Bir kelime deyip geçemeyecek kadar gündemin zeminine yerleşiyor.  Çok uzaklara gitmemize gerek yok. Birkaç yıl öncesinde insanların kendilerini ön kamera ile çekebilmenin -dünyanın en büyük icatıymışçasına- adıydı selfie. Sahi ‘selfie’ neydi? Selfie iyilikti, dostluktu. Selfie emekti…  Ama hayır! Elbette ki selfie’nin de bir Türkçe karşılığı vardı. Özçekim.. Hangi ünlü nasıl Selfie pozu verdi? Kim Selfie çekiyor? Kim Özçekim kullanıyor? Evet bir zamanlar gündemimizi meşgul eden mühim meselelerden birini sizlere hatırlatarak tarihimizde tatlı bir yolculuğa çıktık.

Peki ‘poker face’ nedir? İşte selfie örneğinde gördüğümüz gibi bir zamanlar dilimizden düşürmek istemediğimiz o yabancı söz öbeği… Böylesine yabancı ve süslü kelimeler kullandığımızda daha havalı olduğumuz düşüncesi olmazsa olmazlarımızdan. Bu yüzdendir ki bu yabancı kelime ile yazımı kaleme alırken bir anlam karmaşası yaşanacağını düşünmüyorum. Duyguları dışa yansıtmamak, renk vermemektir ‘Poker Face’. Peki medyanın bu durum ile nasıl bir bağlantısı olabilir?

Medya biz bireylere altın tepside sunulan fırsatlar silsilesinden başka bir şey değildir. Oysaki bu medyanın sadece görünen sevimli yüzüdür. Şimdi poker face medyaya merhaba diyoruz. Sadece sevimli yüzünü dışa yansıtarak bilirkişi olmadığımız takdirde asıl gerçeği kendi içinde saklayan mecranın adıdır medya. Vermek istediği mesaj, sunmak istediği ideoloji, yansıtmak istediği görüş medyanın kendi kontrolündedir. Medya neyi göstermek isterse birey onu alabilir. Toplumumuzun medya ile girdaplarına göz attığımızda karşımıza çıkan manzara optimalist perspektifimize gölge düşürmektedir.


Medya bu sevimli yüzünü kullanarak subliminal mesajlarını iletmek için nasıl teknikler kullanıyor? Algı operasyonu kavramı daha önceden kulağımıza çalınmış olabilir. Algı operasyonu günümüzde medyanın yanı sıra ekonomi ve pazar alanında da kullanılan güçlü bir tekniktir. Medyanın görünmez eli olarak değerlendirebileceğim algı operasyonu, arka planda kurgulanırken toplumda moral kavramı ne yöne evrilmektedir? 


Ev içerisinde aile bireyleriniz kaç kişiden oluşuyor sorusuna ortalama 3, 4 cevabının verilmesi olasıdır. Yanıldınız! İzlediğiniz dizi, gündüz kuşağı gibi programların karakterlerini aile bireylerinizden saymayı unutmamalısınız. Pazartesi akşamları aile içindeki bütün sosyal ilişkileri kesmemize sebep olan Çukur Dizisinin yağız delikanlısı Yamaç evinizin bir oğlu olsa gerek… Peki Sena kızımız öldüğünde evlerimizde matem havasını en derin şekilde hissetmedik mi? Görüldüğü üzere sadece eğlence amaçlı, vakit geçirmek için tüketilen masum bir platformdan bahsetmemekteyiz. Sanılanın aksine, zamanımızın çoğunu tükettiğimiz bu medya kanalları insan ilişkilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Karikatür dergilerinin vazgeçilmez teması haline gelmiş yan yana oturup iletişimlerini telefondan mesajlaşma ile kuran aile bireyleri trajikomik aile yapısının en güzel örneğidir. Gerçekliği ınstagram paylaşımlarından ibaret zanneden, dizilerdeki karakterleri, standartları kendi hayatımızda bulamayınca mutsuzluğa kapılan bireyler olmamız hafife alınamayacak kadar büyük sorunların zeminini hazırlamaktadır. Gururla bahsedilen Türk örf ve adetleri, toplumun temel taşı olan aile kavramı günden güne içi boşalan terimler haline dönüşmektedir. Yapay zeka teknolojisinin devinimine tanıklık ettiğimiz günlerde insanların robotlaştırılmasının da bu proje kapsamında olduğunu düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. İnsanlaştırılan robotlar üretilirken, robotlaştırılan insanlar da uzun ar- ge çalışmalarının sonucu olsa gerek…Medya kanalları bu işi çok başarılı yürütebilmektedir. Toplumun temeline döşenen dinamitler ahlak kavramımızı çökertiyor. Her konuda yürütülen farkındalık çalışmaları, bu konuyu öncelikleri arasına almalıdır. Bir birey bilinçlenir ≥ bir aile bilinçlenir. Bu dönüşüm bir kurtarıcı olabilir.

Ancak algı operasyonu yalnızca medya üzerinden yürütülmemekte olup, hayatımızın her alanına girmiş bulunmaktadır. Pazarlama tekniği olarak zirvede yerini korumaktadır. Bir ürünün pazarlanmasında o ürün alınmadığı takdirde kişide özgüven eksikliği hissettirecek reklam çalışmaları yapılmaktadır. Algı operasyonunun gizli patronları kurguları üzerinde emin ve başarılı adımlar atmaktadır.

Masum sandığımız medyanın arka planında yapılan algı operasyonuna dair çalışmaları anlayabilmemiz için şiddetle! tavsiye edeceğim bir filmden bahsetmek istiyorum. ‘Wag the Dog’ (Başkanın Adamları), algı operasyonu sürecinin nasıl işlediğini anlayabilmek adına harika bir yapıt. Seçim sürecinde olan ABD Başkanının seçim öncesi adının bir skandala karışması neticesinde medya aracılığı ile; olmayan ABD -Arnavutluk Savaşını nasıl kurgulayıp halka ne şekilde sunduğunun, gündemi değiştirme konusundaki akıl oyunlarının ustalığını, yaratılan bir sanal dünya ile kitleleri nasıl peşinden sürükleyebildiğinin çok başarılı bir hikayesidir. Güçlü başkan, doğru strateji, teknoloji ve kriz yönetimi ile olmayan bir savaşa girdiğinizi sanmak realistliğin çok da dışında kalmıyor. Yetkinlikler, usta bir medya çalışanının cambazlığı ile harmanlanınca ütopyaya gitmeniz an meselesi olabiliyor. Oradan selfie çekmeden dönmek, manipülasyon avcıları adına yapılmış büyük saygısızlık olurdu.


“Bir köpek kuyruğunu neden sallar, çünkü köpek akıllıdır. Eğer kuyruk akıllı olsaydı, Kuyruk köpeği sallardı.” vizyonunu düstur edinmiş, algı operasyonu yöneticilerinin mottosu haline gelmiştir. 

Elif SIĞIN
[email protected]

Elif Sığın, Uluslararası İlişkiler, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu olup, AHSAM Araştırma Merkezi’nde Araştırma görevlisi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

%d bloggers like this: