Medyada arınma eş zamanlı başlamalı: Tespitler, olması gerekenler ve yol haritası

Son günlerde medyada zaman zaman artan tansiyona şahit oluyoruz. Batılı istihbarat birimlerinin örtülü operasyonları ile kurulan yayın organlarında çalışan ve Türkiye’ye yönelik algı operasyonları, hedef göstermeler ve önerilerle başlayan yazılar ve beyanatlar art arda geliyor. Üstelik bu beyanatları verenler ise ‘Milli’ kavramından uzak, dün FETÖ’nün proje gazetelerinde çalışan, bugün devrik danışmanlardan DEVLET’e karşı operasyon için zamanında örtülü ödenekten beslenip gazete kuran, ’islamcılık’ maskesi altında başka operasyon gazete ve internet sitelerinde kalemlerini kiraya veren dönemlik rüzgar gülleri ve medyanın aciz ezikleri. 

Bu çok kullanışlı aciz eziklerin karşısında ise Erdoğan’a yakın basın yayın kuruluşlarında çalışmanın verdiği avantajı kullanan, stratejik ve analitik akıldan yoksun, iş takipçisi, şantajcı, kadın-uyuşturucu gibi kirli işlerde ismi geçen ve istihbaratçılık oynayan patolojik vakalar var. Gazete köşelerini, televizyon programlarını işgal eden bu grupların kendi içerisindeki çatışması, içeride ve dışarıdaki düşman gruplara algı yönetimi için malzeme vermekten öteye gitmedi-gitmiyor. Durum böyle olunca Erdoğan’a yakın medya kuruluşlarında “Benim babam senin babanı döver” seviyesinde, mahalle çocuklarının kavgalarına dönüşüveriyor. Özetle, Türkiye’de medyadaki tablo çok iç açıcı değil. Ülke yakın coğrafya ve sınır komşularında aleni operasyonlarla çevrelenirken, dışarıda ekonomik şartlar tehdit oluştururken, içeride yeni bir kalkınma hamlesi ihtiyacı apaçık önümüzde dururken medyanın yeni bir heyecanla, toplum desteğini de güçlü şekilde arkasına alarak stratejik ve analitik ilerlemesi çok önemli. Halı hazırda bu boşluğu doldurmaya çalışan batılı ülkeler rotasını Türkiye’ye çevirmiş, art arda medya alanında yatırım hamlelerini gerçekleştirmekte, örtülü operasyonlarına start verdikleri de apaçık görülmektedir.

Stratejik ve analitik akıldan yoksun, kirlenmiş isimlerin Erdoğan’a yakın medya kuruluşlarında acilen tasfiye edilmesi, sağlam, ilkeli duruşa, stratejik ve analitik akılla ilerleyen gerçek gazeteci, yazar ve akademisyenlere ihtiyaç olduğu ulusal güvenlik ve milli güvenlik açısından önem arz etmektedir. Dolayısıyla ülkeye yönelik içeride ve dışarıda yeni bir darbe girişimi yapılmaya çalışılırken ilk etapta yeni bir medya dizaynına ihtiyaç olduğu görülmektedir.

Medyadan başladık, medya ile devam edelim. Biraz da tespitler, olması gerekenleri ve yol haritasını belirleyelim:

1. Türkiye’deki medyanın başarılı bir sınav verdiğini söylemek mümkün değil. Bu nedenle “yeniden yapılanma” ve “arınma” eş zamanlı başlamalıdır.

2. Yeniden yapılanmada öncelik mecraların daha etkili ve kaliteli kullanılabilmesini sağlayacak, kaynak verimiliğini artıracak tarzda mecraların ve yayın gruplarının yeniden dizayn edilmesi hedeflenmelidir. Bunun içerisinde birleşmeler, küçülmeler, içerik ve tema değişimleri dahil ciddi tedbirler alınmalıdır.

3. Önemli adımlardan birisi de ekonomi yayıncılığı alanında olmalıdır. Ülkede bu alanda ciddi bir boşluk olmasının operasyonlara ve manipülasyonlara kapı araladığı ortadadır. Bu alanda şaşırtıcı ve yüksek profesyonellikte yeni bir mecra kısa sürede hayata geçirilmelidir.

4. Mecralar ve gruplar yenilenirken kadrolarda da değişim hızlanmalıdır. Özellikle daha etkin ve esnek gruplarla hızlı yönetim gücüne sahip kadrolar yeni dönemde önde olmalıdır. Patronundan beslenen, iç çekişmelere ve çıkar hesaplarına odaklı, odalarına kapanmış, ilişki ağları dışında çıkamayan ve bu ağlara mahkum kalan bazı yöneticiler hızla uzaklaştırılmalıdır. Bunlardan bir kısmına geçici kızak görevler verilebileceği gibi artık ülke gündeminden tamamen silinmelidir.

5. Arınma kapsamında, yukarıda değindiğim adımlar dışında bir de sağlam bir duruş, fikri altyapı ve ahlaki tavır ortaya koyamayanlar ile de yollar ayrılmalıdır. Vatandaşların da “artık yeter” dediği bazı borazanlar, garip ilişkiler içerisine girenler, ahlaki zaafları görülenler hızla temizlenmelidir. Bunlar arasında ilginç biçimde “en fanatikler” de olmalıdır.

6. Türkiye’de AK Parti iktidarına yakın olan-olmayan medya gruplarında ve bu gruplarda bulunan bütün yayın kuruluşlarında kraldan çok kralcı, kirli işlere ve ağlara bulaşmış ve güç sarhoşu olan gazeteci ve yazarların ve bu kanallarda program yapan isimlerin arka plana çekilecek, bunun yerine süreci doğru okuyabilen stratejik ve analitik akla sahip isimlerin ön plana çıkarılmalıdır. 

Sonuç olarak, Türkiye’de bütün medya kuruluşları birleştiğinde  oluşturduğu-oluşturacağı etki, algı ve psikolojik harp operasyonuna karşı tek bir kanal veya bir internet haber portalı yeterli olabiliyor. Bu kanala ve internet haber portalına örnek verecek olursak FOX TV ve ODA TV, Türkiye’deki bütün medya kuruluşlarının toplamından daha fazla etki, algı bırakıyor. Buradaki başarı yabancı sermayeli basın kuruluşu olan FOX TV veya yerli sermayeli ODA TV’nin para gücünde değil, stratejik ve analitik bir akıl ile yönetilmesinden kaynaklanıyor. Örneğin, politik görüş, etnik köken ve taraflı muhalif isimleri istihdam eden FOX TV, bunun yanında analitik ve stratejik akılla, gündemi tarafsız değerlendirebilen, gazeteci kimliğini ulusal ve milli çıkarlarının önüne geçirmeyen İsmail Küçükkaya gibi isimleri de istihdam etmesinden kaynaklanıyor. 

Medya da hızlı bir biçimde adım adım yeniden yapılanma ve arınma ile tekrar güçlü bir şekilde yola çıkılmazsa algı ve psikolojik harp üstünlüğünü batılı istihbarat birimlerine bırakacağı, bu durumun da ulusal ve milli güvenlik sorunu haline gelebileceği notunu da düşelim.

Ömer ADIYAMAN
@omradymn

%d bloggers like this: