Medya düzeni üzerine: İyi niyet medyası

Medya en temel tanımı ile, haber alma ve haber aktarma ihtiyacından ortaya çıkan bir iletişim kavramıdır. Günümüzde medya; yazılı, görsel, işitsel kanallar aracılığı ile faaliyet göstermektedir. Gelişen teknoloji ile bu kanallardaki artış, bilgiye ulaşma hızı başta olmak üzere birçok konuda bireylere fayda ve kolaylık sağlamıştır. Dünya, bu çoklu iletişim kanalları ile 21. Yüzyıl başlarında tanışmıştır. Bu tanımı taşıyan ve –yeni medya- olarak adlandırılan günümüz medyasının, eski (konvansiyonel)  medyaya nazaran işlevselliğinin arttığını söylemek çok da yanlış olmasa gerek. Küreselleşme kavramının da sözcük dağarcığımıza eklenmesi, teknoloji gelişiminin beraberinde getirdiği yeni medyanın ortaya çıkışı ile birlikte olmuştur. Yeni medya bu şekilde güçlenmeye devam ederken konvansiyonel medyanın da önemini tamamen yitirdiğini söyleyemeyiz. İzleyicinin, gelirin, reklamın ve istihdamın büyük çoğunluğunun hala konvansiyonel medyada gerçekleştiği kaçınılmaz bir gerçek.

Peki medyayı böylesine önemli kılan, son zamanlarda adını en çok duyduğumuz sözcüklerin başında gelmesine sebep olan olgu nedir? Bu trend eğilimin bu kadar popüler bir düzeye gelmesindeki en büyük sebebin dijitalleşen medya ve daha da önemlisi hepimizin tek dokunuşla ulaşabildiği sosyal medya olduğunu anımsamak zor olmasa gerek…

İşin kilit kısmının ‘dijitalleşen ve sosyalleşen’ medya olduğunu anlamak, konunun mealinin anlaşılmasında kritik bir önem taşıyor. Özellikle sosyal medyadan bahsedettiğimizde iş biraz daha karmaşık bir hal alıyor. Böylesine büyük bir kitlenin tükettiği ve aktif olarak bulunduğu bu mecrada tabiki en önemli soruların başında ‘bu kitlesel paylaşım nasıl yönetilecek?’ geliyor. Kuralsız gibi gözüken ve insanların aygıtlarından her türlü içeriğe eriştikleri bu platformların düzenini sağlamak için tabiki bilişsel bir yönetimden, kurallar bütününden ve müeyyidelerden uzak olunması gerçek dışı.

Bahsettiğimiz sosyal medya şartlarından dijital medyayı ayırmak bir yana dursun, dijital ve sosyal medya entegrasyonu günümüzün ve geleceğin medya ve habercilik anlayışının yapıtaşlarını oluşturuyor. Bu entegrasyonun en önemli halkalarından -Twitter, gazetelerin mobil uygulamaları- gibi platformlar bu entegrasyonun örneklerini sunuyor. Tüketilmeye hazır dijital ve sosyal medya veya diğer medya mecralarının dili, üslubu ve düzeni sorusunun cevabı artık burada vazgeçilmez bir parça haline geliyor. Örneğin; yapılacak televizyon yayınlarının kitleleri harekete geçirmeye yönelik hayati bir önemi olduğundan, kanalların bu ölçü çerçevesinde insanları nitelikleri veya herhangi bir ideolojileri nedeniyle kutuplaştırmaya yönelik yayınlardan kaçınmaları gerekmektedir.
Medya; etkisi yadsınamayacak, günümüz dünyasının en önemli silahlarındandır. Halkla ilişkiler faaliyetlerinin, kitle yönetiminin, algıyı yönlendirebilmenin yegâne ve en etkili aracından bahsetmekteyiz. Bu açıdan; basın yayın kuruluşları, medya grupları, medya patronları yayın politikalarında, paylaşımlarında insanları kitlesel bir şekilde kutuplaştırmaktan, belli bir grubu, ideolojiyi hedef göstermekten kaçınmalı ve ülkemizde bunu denetleyen üst kurum olan RTÜK’te bu tarz propagandaları, algı operasyonlarını içeren paylaşımlar hakkında gerekli kontrolü sağlamalıdır.

Özellikle de dijital ve sosyal medya bazında da bu kontroller ve denetimler yayınların objektif kin ve nefret dilinden uzak, aynı zamanda kitlesel bölünmelere engel olacak şekilde bir denetim mekanizması çerçevesinde yayıncılığı denetlemelidir. Teknolojinin, dijitalleşmenin medyayla birlikte toplumu kin ve nefret kampanyasına sokarak bölebileceği gibi insanları toplumsal bir ar-ge ve kalkınma şölenine de yönlendirebileceği açık. Önemli olan bu düzen ve dilin, fonksiyonelliği, pragmatistliğidir.


Medyanın ekonomik politiği kavramını bu yapıcı ve faydacı dil ile değerlendirmemiz ne derece mümkün? Pazar payını tutmak ve genişletebilmek adına kitlenin ilgisini çekebilmek için gösterilen çabalar medyayı yönetenlerin düşüncelerinin ve neden nasıl yaptıklarının ipuçlarına götürür bizleri. Bu göstergeler medya etiğini (medyayı yönetenlerin etiğini) anlatmaktadır.  Etik kavramı, rıza üretimi ile birlikte kişiler tarafından yönetilebilmektedir. Bireyler üzerinde oluşturulan bu etki günden güne topluma yayılarak etik kavramını değiştirebilmektedir. 

‘Güçlü kadınların giydiği ayakkabı’ sloganı ile binlerce kadına o ayakkabıyı giyince güçlü olduğunu düşündüren reklam firmasının pazarlama tekniği ile binlerce kadın müşteri kazanımı elde edilebiliyorsa bu medyada kullanılan algı operasyonunun başarılı bir sonucudur. Aynı şekilde rıza üretiminde ve algı operasyonunda milli birliğin, toplum olma bilincinin gücü, iyi niyet (medya etiği) ile işlenirse medya korkulan yıkıcı etki olmaktan çıkar, kitlelerin güven duyduğu, bireysel vicdan ile sosyal gerçeğin diyalektik olarak uzlaşıldığı bir aracı haline gelir.

Elif SIĞIN
[email protected]



KAYNAKÇA

Güler, Meltem (2018) Bir manipülasyon aracı olarak rızanın imalatı. Abant Kültürel Araştırmalar Dergisi, 3(5): 75-101.
 
Atabek Ü (2013). Yeni Medya ve Yeni İletişim Düzeni. 181 Mülkiye Dergisi, 37(3), 175-181.

Elif Sığın, Uluslararası İlişkiler, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu olup, Analiz Hattı Stratejik Araştırma Merkezi’nde Araştırma görevlisi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.



%d bloggers like this: