Irak Güvenlik Raporu – Ocak –

Irak’ta önceki yıllar ile kıyaslandığında meydana gelen terör olaylarında azalma ve olumlu yönde bir iyileşme gözlenmiştir.

Ülke genelinde terör eylemlerinde bir azalma görülmeye devam etmesine rağmen özellikle Musul’un içinde bulunduğu, Nineva, Anbar, Salaha il-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerde düşük derecede terör olayları görülmeye devam etmiştir. Irak Güvenlik güçleri bu bölgelerde DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerini hedef alan geniş kapsamlı operasyonlarına aralıksız devam ettiği görülmektedir.  Terör örgütü DEAŞ, daha önce Irak güvenlik güçlerince terörden temizlenen bölgelerde ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile tartışmalı durumda olan alanlarda sivillere ve güvenlik güçlerine karşı, adam kaçırma, silahlı/bombalı saldırı ve suikast gibi eylemlerine devam etmektedir. Irak Güvenlik güçlerinin devam eden operasyonlarına rağmen DEAŞ terör örgütünün son zamanlarda özellikle Salah il-din’in kuzey, Nineva’nın güney, Kerkük’ün güney-güneybatı ve Diyala’nın kuzeydoğu bölgelerinde sivilleri ve güvenlik güçlerini hedef alan düşük seviyeli saldırılarına devam ettiği ve nispeten bir artış olduğu gözlemlenmektedir.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) ve Irak Merkezi Hükümeti, her iki taraf arasındaki terör ile mücadelede koordinasyonu artırmak ve tartışmalı bölgelerde güvenlik sağlamak için ortak, üst düzey bir askeri komite oluşturmak üzere görüşmeler gerçekleştirmektedir. Ancak Salah al-Din, Kerkük, Diyala, Makhmour ve Musul da terörist faaliyetlere son vermek için ortak operasyonlara ihtiyaç duyulduğu fakat Peşmerge güçlerinin tartışmalı bölgelere dönmesi için resmi bir anlaşmanın henüz yapılmadığı rapor edildi.

Dönem içinde, Basra ve güney bölgelerinde istihdam, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzlukların sona ermesi ile ilgili protesto eylemleri ile beraber siyasi gerilimin devam ettiği gözlemlenmiştir. Ancak gösteriler çoğunlukla küçük ölçekli olup, yol kapama ve lastik yakma olayları dışında kayda değer büyük olaylar yaşanmamıştır.  Ancak siyasi gerginlikler ve anlaşmazlıklar devam ettiği sürece, kısa vadede Basra ve diğer güney vilayetlerinde şiddete dönüşebilecek protesto gösterileri riski mevcuttur. Aynı zamanda, Irak’ın güneyinde özellikle Basra eyaletinde işsizlik, yoksulluk, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzluklardan dolayı bölgesel istikrarı tehdit eden protestolar arttıkça, bölgede özerklik talepleri gündeme gelmesi de muhtemeldir. Ek olarak, Irak’ın güney bölgelerinde güvenlik durumunun daha istikrarlı bir düzeyde ve sakin olduğu görülmekle beraber, aşiretler arası gerginliklerden kaynaklanan düşük düzeydeki olayların Basra ve güney bölgelerinde görülmeye devam edeceği tahmin edilmektedir.  

Bağdat merkezde, önceki yıllar ile kıyaslandığında meydana gelen terör olaylarında azalma gözlenmekte olup güvenlik durumunda olumlu yönde bir iyileşme göze çarpmaktadır. Bağdat’ta nispeten olaysız bir dönem geçirmiştir. Dönem boyunca, Bağdat’ta düşük düzeyde gösteriler, şiddet yada terör olayları görülürken büyük çaplı bir olay yaşanmamıştır.  Uzun yıllardır sivil halka kapalı olan Yeşil Bölgenin (Green Zone) bir kısmının tekrar trafiğe açılması ve başkentin merkezinde bazı bölgelerde ve caddelerde kontrol noktalarının kaldırılmaya devam edilmesi, Bağdat’tın güvenlik durumundaki olumlu gelişmenin önemli bir göstergesi olduğu değerlendirilmektedir. 

Ayrıca, Irak Parlamentosundaki savunma ve güvenlik komitesi, ülkenin istikrara kavuşması yolunda başlangıç olarak merkez ve güney illerinde güvenlik işlerinin kademeli olarak ordunun elinden polise geçişini öngören bir planı hayata geçirmek üzere bir anlaşmaya vardığını açıkladı. Başlangıç’ta bu geçiş süreci 7 vilayette hayata geçirileceği,  Irak Güvenlik Güçlerinin ülkenin kuzey ve batı vilayetlerinde terör ile mücadelede faaliyetlerine devam ettiği için bu bölgelerin plana dahil edilmediği belirtildi. 

POLİTİK

Ocak ayı içinde politik konularda kayda değer bir değişiklik görülmemiştir.  Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Adil Abdul Mehdi, yeni kabinede görev alacak kilit öneme sahip Savunma ve İçişleri bakanlığı için diğer koalisyon partileri ile görüşmelerine devam etmiş, dönem sonu itibariyle siyasi taraflara arasında ilgili bakanlıklar konusunda herhangi bir  uzlaşmaya ulaşılamamıştır. Kilit önemdeki Savunma ve İçişleri bakanlıkları üzerinde siyasi tarafların anlaşmaya varamaması ve hali hazırda seçilememiş olması ilerleyen dönemlerde ülke siyasetinde gerginliğe ve istikrarsızlığa neden olabileceği aynı zamanda Başbakan Adil Abdul Mehdi için politik olarak zarar verici olabileceği tahmin edilmektedir. 

Buna ek olarak, Irak Başbakanı Adil Abdul-Mehdi, siyasi bloklarla yapılan bir dizi istişareden sonra 21 Ocak’ta Safana el-Hamdani’yi Milli Eğitim Bakanı ve Kerkük doğumlu Yargıç Arkan Bibani’yi Adalet Bakanı olarak parlamentoya sunmuştur. 

Irak Cumhurbaşkanı Barham Salih’in Türkiye’ye ilk resmi ziyaretini 03 Ocak’ta gerçekleştirdi. Ziyarette iki ülke arasında ilişkilerin geliştirilmesi, su meselesi ve terörle mücadelede işbirliğinin öne çıktığı görüldü. Türkiye, Irak’a güvenlik, elektrik sorunu ve enerji konularında yardımcı olmak için her türlü çabayı göstereceğini, ayrıca çatışmaların zarar verdiği yerlerin yeniden inşası ve Irak’ta altyapı ve kalkınma projelerine katkıda bulunmaya hazırız olduğunu açıkladı. Ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmede ve hem askeri hem de ekonomik alanda işbirliğini derinleştirmede iki ülke için önemli derecede katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. 

ABD Dışişleri Bakanı, Iraklı siyasiler tarafından şiddetle eleştirilen ABD Başkanı Trump’ın Irak’ta görev yapan ABD birliklerini ziyaret etmesinden ve ABD birliklerini Suriye’den çekme kararından sonra 09 Ocak’ta Irak’a resmi bir ziyarette bulundu. Irak Cumhurbaşkanı Barham Saleh ve Başbakan Adil Abdul Mehdi ile Bağdat’ta görüşen ABD Dışişleri Bakanı, ABD askerlerinin Suriye’den kademeli ve sistematik bir şekilde, Irak’la işbirliği ve koordinasyon içinde geri çekilmesi konusunu görüştüğü bildirildi. 

ABD Dışişleri Bakanı’nın ziyaretinin ardından, İran Dışişleri Bakanı ve bazı üst düzey diplomat, Iraklı yetkililerle bir dizi toplantı yapmak ve Bağdat, Süleymaniye, Erbil, Kerbela ve Necef’teki ortak iş forumlarına katılmak için 13 Ocak’ta Irak’a beş gün süren bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretin amacının, ABD’nin İran ve Irak arasındaki ekonomik bağlantılarını zayıflatma çabalarını azaltmak ve iki ülke arasında ticaret ve enerji işbirliğini genişletmek olduğu açıklandı. 

İran-ABD gerginliğinin ve rekabetinin devam etmesi durumunda Irak, ABD ile İran arasındaki muhtemel yaşanabilecek çatışmalarda rekabet alanına dönüşebilir. Böyle bir durumun bölge güvenliği ve Irak’ın istikrarı için risk olmaya devam edeceği değerlendirilmektedir.

Aynı zamanda, Ürdün Kralı  ve Fransa Dışişleri Bakanı 14 Ocak’ta Iraklı liderlerle görüşmek üzere Bağdat’a ziyaretler gerçekleştirmişlerdir. Irak basında çıkan haberlere göre,  Ürdün Kralı’nın sınır güvenliği, yakın askeri ve istihbarat koordinasyonunun yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri arttırmak için, Fransız Dışişleri Bakanının DEAŞ ile mücadeleyi ve  ABD’nin Suriye’den çekilmesini tartışmak üzere  ziyaret gerçekleştirdiklerini açıkladı. Ek olarak İspanya Kralı yaklaşık 40 yıl aradan sonra Bağdat’a 30 Ocak’ta resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.

Geçtiğimiz dönem sonunda, ABD Başkanı Trump’ın Irak’ta görev yapan ABD askerlerine gizli olarak yaptığı ziyaretin ardından, meydana gelen Amerikan karşıtı söylem ve tehditler Irak’lı askerlerin eşlik ettiği bir grup Amerikan askeri heyeti, 5 Ocak’ta Bağdat’ın kültürel zenginliği olan Mutanabi Caddesi’ni ziyaret etmesi ve fotoğrafların sosyal medyada yayılmasının ardından bir kez daha yaşandı.  Haşdi Şabi şemsiyesi altında faaliyet gösteren, İran destekli Asaib Ahl El-Haq grubu, olayı Irak’ın egemenliğinin ihlali olarak değerlendirip,  Irak’ın yasama ve yürütme organlarının ABD birliklerini Irak’tan çıkarmak için bir zemin hazırlaması gerektiğini ve ABD birliklerinin Irak’tan çıkarılması çağrısını yenileyerek aksi takdirde ABD askerlerini hedef alacakları tehdidinde bulundu.

Daha önce Irak’ta yerel seçimlerin Mayıs 2018 genel seçimler öncesinde yapılması planlanmıştı. Ancak DEAŞ’a karşı mücadelenin yanı sıra devam eden bölgesel göç krizi nedeniyle, Irak Bakanlar Konseyi Yerel Seçimlerin başka bir tarihte yapılmasına karar vermişti. Bu kapsamda, 13 Ocak’ta Irak parlamentosu, Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu ile yapılan görüşmeler sonrasında Irak yerel seçimlerinin 16 Kasım 2019’da yapılacağını belirledi.  

2. TEHDİT DEĞERLENDİRMESİ

3. ÜLKE GENELİNEDE GÜVENLİK DURUMU

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi  (Duhok, Erbil, Süleymaniye)


Dönemde başlarında, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) bölgesinde KDP ve KYB iki iktidar partisine bağlı güvenlik güçleri (Asayiş) tarafından parti yetkililerinin ve aile üyelerinin kısasa kısas şekilde tutuklanmasından sonra, IKBY’de hukuk kuralarının uygulamasında önemli derecede endişeler ortaya çıkardığı ve iki parti arasında siyasi gerginliğe neden olduğu görülmüştür. Aynı zamanda, IKYB bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütüne karşı sınır ötesi operasyonları ve DEAŞ terör örgütü hücrelerine karşı IKBY’nin güvenlik güçlerinin operasyonları görülmeye devam etmiştir. IKBY bölgesinde özellikle Süleymaniye vilayetinde düşük seviyeli gösteriler ve silahlı saldırılarda görülmüştür. 

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) ve Irak Merkezi Hükümeti, her iki taraf arasındaki terör ile mücadelede koordinasyonu artırmak ve tartışmalı bölgelerde güvenlik sağlamak için ortak, üst düzey bir askeri komite oluşturmak üzere görüşmeler gerçekleştirmektedir. Ancak Salah al-Din, Kerkük, Diyala, Makhmour ve Musul da terörist faaliyetlere son vermek için ortak operasyonlara ihtiyaç duyulduğu fakat Peşmerge güçlerinin tartışmalı bölgelere dönmesi için resmi bir anlaşmanın henüz yapılmadığı bildirildi. 

  • IKBY kontrolündeki Kuzey Irak bölgesindeki PKK terör örgütüne karşı Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonlarının kapsamlı bir şekilde devam ettiği görülmüştür. Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları Duhok, Avaşin-Basyan, Metina, Kandil, Gara, Hakruk ve Zap gibi bölgelerde bulunan PKK terör örgütü hedeflerine karşı hava saldırıları düzenlediği ve birçok teröristin etkisiz hale getirildiği rapor edilmiştir. 
  • Türkiye’nin IKBY bölgelerindeki PKK terör örgütünü hedef alan askeri operasyonlarını hızlandırması ve devam etmesi nedeniyle 26 Ocak’ta Duhok eyaletinin Amediya bölgesindeki Shiladize ‘de PKK terör örgütünün provokasyonu ile toplanan bir grup, sözde Türk savaş uçaklarının Irak-Türkiye sınırında PKK terör örgütüne karşı düzenlediği hava saldırılarında sivil kayıplara neden olduğu için protesto gösterileri düzenlemiş ve göstericiler Türk Silahlı Kuvvetlerine ait bir askeri üsse girerek bazı askeri araç ve ekipmanı ateşe verdikleri görülmüştür.
  • Aynı zamanda, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) güvenlik güçleri, PKK’nın terör örgütü tarafından 26 Ocak’ta Duhok’ta Türk Silahlı Kuvvetlerine ait bir askeri üssüne karşı provokatif eylemden kaynaklanan gerginliklerin ardından, Duhok valiliğinin protesto gösterilerine izin vermedi için29 Ocak’ta  planlı bir protestoyu engelledi ve şehirdeki barışı ve istikrarı bozdukları gerekçesiyle 25 protestocuyu gözaltına aldı.
  • Irak Kürt Bölgesel Yönetiminde, dönem başında Süleymaniye ve Erbil illerinde parti yetkililerinin ve aile üyelerinin karşılıklı şekilde tutuklanmasından ardından 06 Ocak’ta Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) karşılıklı olarak tutuklanan parti üyelerini serbest bıraktığı rapor edildi.  
  • Süleymaniye’de Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)’ne bağlı Asayiş güçleri, PKK yanlısı kuruluşlara karşı operasyonlarına devam etmiş, bu kapsamda;  08 Ocak’ta Süleymaniye’de yerel güvenlik birimleri, PKK liderlerinin biyografisi ve etkinlikleriyle ilgili bir filmi gösterime sunduğu için bir sinemayı kapattı.10 Ocak’ta Kalar bölgesinde PKK ile bağlantılı olan Kürdistan Özgür Toplum Partisi’ne (Tevgeri Azadi) ait bir ofise baskın düzenledi,  dokuz parti üyesini tutukladı ve parti merkezini kapattı. 
  • Bir grup eylemci, Süleymaniye’de, güvenlik güçlerinin sivillerin gözaltına alınmasında hukuk kurallarına uymadığı gerekçesi ile 06 Ocak’ta adliye binası dışında protesto gösterileri düzenledi.
  • Dönem içinde, bazı güvenlik kaynakları IKBY’nin Terörle Mücadele biriminin Erbil’de DEAŞ terör örgütüne üye iki teröristi tutukladığını açıkladı. Aynı zamanda, KYB’ye bağlı güvenlik birimi Asayiş, 14 Ocak’ta Süleymaniye’nin batısında, Chamchamal bölgesindeki bir köyde 1 DEAŞ üyesini tutukladı.
  • Erbil’in merkezinde 15 Ocat’ta bir çöplükte kabın içinde gizlenmiş bombanın patlaması sonucu 1 Bangladeş vatandaşı hayatını kaybetti. 
  • Türkiye, Eylül 2017’de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin tartışmalı bağımsızlık referandumunun ardından.  25 Ocak’ta Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde bulunan Süleymaniye Uluslararası Havaalanına uyguladığı uçuş yasağını kaldırdı ve kente uçuşların tekrar başladı. 

Türkiye’nin bölgedeki PKK terör örgütünü hedef alan askeri operasyonlarını hızlandırması ile Türkiye karşıtı gösterilerin ve propagandaların yapılacağı bu kapsamda operasyon bölgelerinde pek çok köyün boşaltıldığına ve Türkiye’nin sivil kayıplara neden olduğuna dair terör örgütünün karalama kampanyaları yapabileceği değerlendirilmektedir. Bölgede Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütünü hedef alan operasyonları nedeniyle, PKK terör örgütünün Türk vatandaşlarına ve ticari faaliyetlerine karşı terörist eylemlerde yada Türkiye karşıtı provokasyonlarda bulunmaya devam edeceği bu nedenle Türk vatandaşlarına karşı bölgede risk oluşturacağı tahmin edilmektedir.  

Kuzey Bölgesi (Nineva, Kerkük, Salah al-Din, Diyala)


Bu dönemde, Kuzey bölgesinin genel durumunda önemli bir değişiklik görülmemiş olup,  Nineva, Salah al-Din, Diyala ve Kerkük’ün güneybatısında DEAŞ terör örgütü hücrelerinin özellikle kırsal alanlarda güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan nispeten düşük seviyeli terör eylemleri kaydedilmiştir. Meydana gelen terör olaylarda bir önceki dönme göre bir miktar artış gözlemlenmiştir. Bununla beraber, Irak Güvenlik güçlerinin kırsal alanlarda ve şehir merkezlerinde DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerine karşı geniş kapsamlı operasyonlarına devam etmiştir. Dönem içinde, Kuzey bölgelerinde özellikle Nineva eyaletinde, güvenlik güçlerinin bir dizi başarılı önleyici operasyonu sonucunda terör örgütü üyeleri ve sözde liderlerinin tutuklandığı kaydedildi.

Basında çıkan teyit edilemeyen raporlara göre, ABD kuvvetlerinin Musul’un yaklaşık 20 kilometre doğusunda Bartella bölgesi çevresinde Haşdi Şaabi’nin kontrolünde olan bazı askeri üslerin tahliye edilmesini talep ettiği,  Haşdi Şaabi’nin tahliyesinden sonra bu üslerin ABD güçleri tarafından kullanılacağı bildirildi. Ancak Irak Güvenlik Güçleri, bu konuda sosyal medyada be basında yayınlanan raporların doğru olmadığını ve bölgede provokasyon yaratmayı hedeflediğini açıkladı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ve Irak Merkezi Hükümeti, her iki taraf arasındaki koordinasyonu artırmak ve tartışmalı bölgelerde güvenliği sağlamak için ortak, üst düzey bir askeri komite oluşturmak üzere görüşmeler gerçekleştirmekte. Ancak Salah al-Din, Kerkük, Diyala, Makhmour ve Musul da terörist faaliyetlere son vermek için ortak operasyonlara ihtiyaç duyulduğu fakat Peşmerge güçlerinin tartışmalı bölgelere dönmesi için resmi bir anlaşmanın henüz yapılmadığı rapor edildi.

  • Nineva vilayetinin güvenlik durumunda olumlu yönde bir gelişme görülmesine rağmen Musul’un güneyinde ve batısında özellikle kırsal alanlarda dönem içerisinde DEAŞ terör örgütünün suikastlar ve vur-kaç türü saldırılar düzenlediği görülmüştür.  Terör örgütünün kalan hücrelerinin faaliyetlerinin genellikle Qayyarah ilçesi çevresinde yoğunlaştı ve güvenlik güçlerini hedef alan silahlı saldırıları ve el yapımı patlayıcı (IED) ile saldırlar gerçekleştirdiği gözlemlenmiştir. DEAŞ’ın son zamanlarda aşiret liderlerini ve sivilleri hedef alan saldırılarına örnek kayda değer olay olarak, Musul’un batısında Haramat köyü muhtarı 10 Ocak’ta DEAŞ terör örgütünün düzenlediği saldırıda hayatını kaybetti.
  • Bununla beraber, Irak Güvenlik güçleri ve Halk Seferberlik güçleri (Haşdi Şabi) özellikle Nineva vilayetinin güney bölgelerinde DEAŞ terör hücrelerini hedef alan hava destekli operasyonlarına devam etmektedir. Musul’da, Irak Güvenlik güçlerinin DEAŞ terör örgütü üyelerine karşı yürüttüğü son operasyonlar ve tutuklamalar nedeniyle güvenlik durumu nispeten istikrarlı bir görüntü verdiği değerlendirilmektedir.  
  • Ocak ayı içinde Nineva vilayetinde kayda değer olaylar olarak, Musul’un güneyindeki El-Shura kasabasına bağlı El-Nadas köyünde 27 Ocak’ta askeri üniforma giymiş kimliği belirsiz silahlı kişilerin  bir eve düzenlediği silahlı saldırıda 2 sivil hayatını kaybetti.  
  • Kerkük vilayetinde önemli bir terör olayı kaydedilmemiş olup,  buna rağmen kuzey bölgesi içinde terör olaylarının en sık görüldüğü vilayetlerden biri olmaya devam etmiştir. Güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan düşük seviyeli terör saldırıları özellikle Kerkük’ün güneydoğusundaki Havja’nın (Hawijah) güney bölgelerinde görülmüştür. DEAŞ terör örgütünün saldırıları özellikle Irak güvenlik güçleri kontrol noktalarını hedef alan vur-kaç şeklinde olurken, düşük derecede El Yapımı Patlayıcılar (IED), havan ve silahlı saldırıları da görülmeye devam etmiştir. Bu arada, Irak Federal Polisi ve diğer güvenlik güçleri tarafından Hawja civarında gerçekleştirilen ve devam eden güvenlik operasyonlarında birçok terör örgütü militanının tutuklandığı ve büyük miktarda malzemenin ele geçirildiği bildirilmiştir. Bu arada, Hawja yakınlarında Muzairia köyünde Irak ve ABD özel kuvvetleri tarafından düzenlenen özel operasyonda en az 3 üst düzey DEAŞ üyesinin öldürüldüğü açıklandı. 
  • Buna ek olarak, 09 Ocak: Kerkük kentinde, Kürdistan Yurtseverler Birliğinin (KYB) binalarına Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bayraklarının asılmasının ardından gerginlikler yaşanmıştır. Yasal olmadığı gerekçesiyle güvenlik güçleri talimat ile bazı parti binaları ve Kerkük kalesi gibi yerlerdeki bayraklar indirildi. Kerkük’ün bazı semtlerinde IKBY bayrağının asılmasını kutlamak için toplanan grupları polisin dağıttı ve kentte yoğun güvenlik önlemleri alındığı gözlenmiştir. Oluşan gerginliğin ardından Kerkük kentine Bağdat’tan özel birlikler sevke dildiği görülmüştür.  
  • Ayrıca dönem içinde Kerkük Valisinin basına yaptığı açıklamada, Kerkük şehrinde ve çevresinde DEAŞ’lı  terörist sayısının ciddi bir şekilde arttığını, şehrin güneyindeki bölgelerde toplanan DEAŞ’lı teröristlerin kırsal bölgelere sızdığını, bölgede yaşanan  yerel siyasi anlaşmazlıkların, teröristlere  fayda sağlayabilecek uygun bir zemin yaratabileceğini belirtti.
  • Dönem içinde Irak Başbakanı Adil Abdul Mehdi’nin Kerkük’ten Terörle Mücade Gücünü çekme kararı almasından sonra, kentin  güvenliğinin Terörle Mücadele Gücü’nden 61. Özel Kuvvetler birimine  devredilmesi kararı alındığı rapor edildi.  
  • Kerkük’ün güneybatı ilçelerinde özellikle güney bölgelerinde DEAŞ terör örgütünün saldırıları görülmekle beraber, dönem içinde özellikle Kerkük ilinin dağlık bölgelerinde etkiliğini sürdürmeye çalışan DEAŞ hücrelerinin, sivilleri ve güvenlik güçlerini hedef alan saldırıları görülmektedir.  Dönem içinde DEAŞ saldırılarında nispeten bir artış görülmesi ile beraber kayda değer terör olayları olarak;  06 Ocak’ta Kerkük vilayetinde iki farklı bölgede meydana gelen bombalı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı.  İlk olay, Kerkük’ün kuzeyindeki Dibis bölgesinde bir köye yakın bölgede özel bir aracı hedef alan bombalı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. İkinci olay, Kerkük’ün güneyinde Hawija’daki Al Zab semtinde meydana gelen bombalı saldırıda 6 sivil yaralandı. 09 Ocak’ta Kerkük’ün güneyinde Daquq bölgesinde Haftaghar köyünde bir bombanın patlaması sonucu 1 sivil hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Kerkük’ün merkezinde Runaki mahallesinde 16 Ocak’ta Kürdistan Demokrat Partisi (KDP)’nin bir üyesi motosikletli iki silahlı şahısın saldırısı sonucunda hayatını kaybetti. 23 Ocak’ta Kerkük’ün güneybatısında Riyad kasabası girişindeki kontrol noktasını hedef alan bombalı araç ile düzenlenen intihar saldırısında en az 2 polis memuru hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı.  
  • Kerkük eyaletinin kuzeybatısında Brayati köyündeki güvenlik kontrol noktasına 14 Ocak’ta DEAŞ terör örgütünün düzenlediği silahlı bir saldırıda 1 Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Gücü) üyesi hayatını kaybetti. Kerkük’ün güneybatısında, Hawija bölgesinde 15 Ocak’ta güvenlik güçlerini hedef alan bombalı saldırıda 1 polis memuru hayatını kaybetti. 
  • Salah il-Din vilayetinde DEAŞ terör örgütünün sivilleri ve Irak güvenlik güçlerini hedef alan nispeten düşük düzeyli el yapımı bombalı (IED) ve silahlı saldırıları görülmüş, güvenlik durumunda önemli bir değişiklik kaydedilmemiştir. DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerinin çoğunlukla vilayetin kuzey bölgesinde bulunan Beiji, Tikrit, El-Sharqat (Şirkat) civarında yada Diyala ili sınırında Hamrin Dağlık bölgesinde meydana gelmiştir.  Bununla beraber, Irak Güvenlik güçlerinin bu bölgelerin kırsal alanlarda ve şehir merkezlerinde DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerine karşı geniş kapsamlı operasyonlarına devam ederken, güvenlik güçlerinin operasyonlarının Baji’nin kuzeyinde ve Diyala ile sınır olan doğu bölgelerinde yoğunlaştı görülmüştür. Ek olarak, dönem içinde Haşdi Şabi destekli Irak güvenlik güçlerinin, Samara’nın batısındaki kırsal alanlarda DEAŞ hücrelerine karşı çok sayıda arama-tarama operasyonları yürüttüğü rapor edilmiştir.
  • Bu kapsamda, Salah il-din vilayetinin kuzeyindeki Makhoul Dağı’nda Irak güvenlik güçlerinin düzenlediği bir operasyonlarda DEAŞ militanları tarafından kullanılan sığınak ve tüneller imha edildi. Operasyonlarda ayrıca çok sayıda roketatar, patlayıcı madde, silah ve mühimmat bulduğunu açıkladı.
  • Salah il-Din vilayetinde dönem içinde kaydedilen kayda değer en önemli olaylar; 05 Ocak’ta  Salah il-din’in kuzeyinde konuşlu Haşdi Şabi’nin  bir üssüne DEAŞ’lı teröristlerin düzenlediği silahlı saldırıda, 1 Haşdi Şabi üyesi kaçırıldı, 7 kişi yaralandı. Tikrit’in kuzey girişinde bir kontrol noktasında 08 Ocak’ta meydana gelen bombalı araç saldırısında 3 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı. Balad’ın Yathrib bölgesinde 12 Ocak’ta, askeri üniformalı oldukları şüphelenilen DEAŞ militanlarının bir eve düzenlediği silahlı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti, biri kadın 7 sivil yaralandığı bildirildi. 27 Ocak’ta Salah il din vilayeti Sharqat bölgesinde güvenlik güçlerini hedef alan iki ayrı bombalı saldırıda 4 polis memuru hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı.  İlk saldırı Polis memurlarını taşıyan otobüsü hedef alan yol kenarına döşenen el yapımı bombanın patlaması neticesinde, 2 polis hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı. Saldırının ardından bölgeye sevk edilen birlikleri hedef alan ikinci bombalı saldırıda 2 polis hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.
  • Diyala vilayetinde, dönem içinde düşük ölçekli DEAŞ terör eylemlerinin yanı sıra mezhep gerginliklerinin ve yerel uyuşmazlıkların neden olduğu olaylarda rapor edilmiştir.  Güvenlik durumu bir önceki döneme göre nispeten daha sakin olduğu gözlemlenirken dönem içinde özellikle Diyala’nın kuzey bölgelerinde düşük ölçekli terör saldırıları ve güvenlik güçlerinin operasyonları gözlemlenmiştir. Ayrıca DEAŞ terör örgütü hücrelerinin Diyal’nın Baquba ilinin güneyinde bölgesinde özellikle Buhrez’de yerel aşiret liderlerini ve güvenlik güçlerini hedef alarak, etkinliği arttırmaya çalıştığı tahmin edilmektedir.  
  • DEAŞ terör örgütünün yerel hücrelerinin eylemlerinin çoğunlukla Jalawla, Khanaqin  Diyala Nehiri Vadisi boyunca ve Hamrin Dağı bölgelerinde daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Diğer yandan, dönem içinde Baquba’ın kuzeyindeki tartışmalı bölgelerden biri olan özellikle Khanaqin bölgesinde güvenlik durumunun kötüleşmeye devam ettiği gözlemlenmiştir. Hava destekli Irak Güvenlik güçleri ve Halk Seferberlik gücü (Haşdi Şabi)  Diyala-Salah al-Din sınırında Hamrin dağı, Khanaqin, Jalawla, Abu Saida and Muqdadiyah bölgelerinde DEAŞ terör örgütünün hücrelerine karşı operasyonlara devam etmiştir.  
  • Dönem içinde Diyala bölgesinde kayda değer olaylar olarak, 01 Ocak’ta Diyala eyaletinde Buhrez’in güneyindeki El-Rashed köyünde DEAŞ terör örgütünün Irak güvenlik güçlerine düzenlediği silahlı saldırıda 2 asker hayatını kaybetti, 2 asker yaralandı. Diyala’nın kuzey doğusunda bulunan Khanaqin bölgesinde 15 Ocak’ta DEAŞ’lı teröristlerin bir kontrol noktasına düzenlediği silahlı saldırıda 3 güvenlik görevlisi yaralandı.  20 Ocak’ta Khanaqin’in batısındaki Sharik köyü kırsalında DEAŞ terör örgütünün bir güvenlik kontrol noktasına düzenlediği silahlı saldırıda 2 Polis hayatını kaybetti. 26 Ocak’ta Baquba’nın kuzeydoğusunda El Waqf havzasında bulunan bir askeri üsse düzenlenen havan saldırısında 3 asker yaralandı. 
  • Ayrıca, dönem içinde Diyala’nın Khanaqin şehrinin çevre bölgelerinde DEAŞ terör örgütünün artan saldırılarından dolayı birçok kişinin köyleri terk ederek daha güvenli bölgelere göç ettikleri bildirildi. Buna ek olarak, Diyala Operasyonları Komutanlığı, dönem içinde basında çıkan  Baquba’nın kuzeydoğusunda 5 bölgenin DEAŞ kontrolüne geçtiğine dair  haberlerin gerçeği yansıtmadığını, Diyala’nın tüm bölgelerinde kontrolün Irak güvenlik güçlerinde olduğunu açıkladı. 25 Ocak’ta Baquba’nın kuzeydoğusunda Al Waqf bölgesindeki Abu Karma köyünün halkı, bölgede artan DEAŞ terör gece saldırıları ve meydana gelen güvenlik ihlallerini protesto etmek için oturma eylemi gerçekleştirdiler. Protestocular Güvenlik güçlerinin alternatif güvenlik planları geliştirmeleri talebinde bulunuyorlar.

Kuzey bölgesinde özellikle Nineva’nın güneyi, Salaha-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerde DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin gelecek dönemde de özellikle kırsal alanlarda benzer saldırılara devam etmesi beklenmektedir. Diyala’nın  Khanaqin ve Jalawla gibi kuzey bölgelerindeki günlük olarak Etnik-mezhep gerilimleri ve DEAŞ saldırılarında görülen artışın bölgede Etnik-mezhepsel tahrikler yaratmak için olduğu  değerlendirilmektedir. 

Kerkük ve Diyala gibi özellikle tartışmalı bölgelerde DEAŞ’a karşı yürütülen operasyonlarda Irak merkezi hükümeti güçleri  ile IKBY’ne bağlı Peşmerge arasındaki iletişim ve koordinasyon eksikliğinin bölgede güvenlik boşluğu yarattığı ve DEAŞ terör örgütü hücrelerinin bu boşluktan yararlanarak eylem alanını genişlettiği tahmin edilmektedir. 

IKBY’nin tartışmalı bölgelerde özellikle Kerkük de bayrak asma ile başlattığı gerginliğin ilerleyen dönemlerde de Bağdat merkezi hükümetini zorlamak amacıyla devam edeceği, böylesi gerginliklerin devam etmesi durumunda bölgenin istikrarına önemli derecede zar vereceği, tartışmalı bölgelerde DEAŞ’ın eylemlerinde artışlara neden olabileceği değerlendirilmektedir. 

Aynı zamanda DEAŞ terör örgütünün özellikle Kerkük’ün Havja (Hawijah)  bölgesinde yerel yöneticilere, elektrik hatlarını hedef alan saldırılarına benzer saldırılarını diğer bölgelerde de gerçekleştirebileceği bu saldırılar ile halkı kamu hizmetlerinden mahrum etmek ve hükümete karşı eylemlere zorlamaya çalışacağı değerlendirilmektedir. Bununla beraber, terör örgütünün bu tür ve vur-kaç tipi saldırılar ile DEAŞ’ın bölgede varlığını sürdürdüğünü gösterme ve Irak Merkezi hükümetinin siviller için güvenliği sağlama kabiliyetini zayıflatma çabası olarak değerlendirilmektedir. 

Ayrıca, dönem içinde Irak Başbakanı Adil Abdul Mehdi’nin Kerkük’ten Terörle Mücade Gücünü çekme kararı almasından sonra, kentin  güvenliğinin Terörle Mücadele Gücü’nden 61. Özel Kuvvetler birimine  devredilmesi kararı alındığı rapor edildi.  Bu değişiklikle Kerkük’teki güvenlik gücü sayısında azalma  yaşanabileceğine, terör örgütü DEAŞ’ın zaman zaman saldırılar gerçekleştirdiği Kerkük’ün  güneyinde güvenliği sağlama konusunda zorluklar yaşanacağı tahmin edilmektedir.  

Batı Bölgesi (Al-Anbar)



Ocak dönemi içinde, Anbar vilayetinin genel güvenlik durumunda önemli bir değişiklik görülmemiş diğer bölgelere göre nispeten daha düşük seviyede terör olayları rapor edilmiştir.  Anbar’ın batı ve kuzey batı bölgelerinde DEAŞ terör örgütünün düşük seviyeli terör eylemleri görülmüştür. Irak Güvenlik güçlerinin kırsal alanlarda ve şehir merkezlerinde DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerine karşı operasyonlara devam etmiştir. Bununla birlikte, bazı olayların kamuya yansıtılmadığı yada raporlamaların sağlıklı yapılamadığından Anbar’ın kırsal bölgelerinde terör olaylarının daha yüksek olduğu varsayılmaktadır. Bu nedenle, Hadithah, Rutbah ve Al-Qaim gibi batı bölgelerinde DEAŞ terör örgütü hücreleri ve yerel aşiretler ile destekli güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandığı, hava destekli güvenlik güçlerinin kırsal alanlarda operasyonlara devem ettiği tahmin edilmektedir.

Anbar bölgesinde büyük çaplı terör olayları gözlenmemiş olmasına rağmen Ramadi, Falluce ve Al-Qaim bölgelerinde Irak Güvenlik güçlerini hedef alan bir dizi el yapımı bombalı (IED) ve silahlı saldırılar rapor edilmiştir. Ayrıca, güvenlik kaynakları Hadithah’ta, Salah al-Din sınırında bulunan  Makhoul Dağı’nda DEAŞ terör örgütünün iki vilayet arasında sözde bir lojistik koridor kurmaya çalıştıklarını ve zaman zaman terör örgütünün sızma girişimlerinde bulunduğunu rapor etmiştir. 

  • Anbar’ın doğusunda, Felluce, Ramadi ve çevre ilçelerinde güvenlik güçlerinin terör şüphelilerine yönelik tutuklama ve operasyonlar gerçekleştirdiği, bu bölgelerde yoğun güvenlik önlemleri ve kontrolleri uygulandığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, Irak güvenlik güçleri Anbar’ın batısında Rutbah’in güneyinde, Chalabat bölgesinde 12 Ocak’ta hava keşif görevi sırasında kırsal alanda tespit edilen 5 DEAŞ terör örgütü liderinin Irak hava saldırısında öldürüldüğünü rapor etti. Ayrıca,  Rutbah bölgesinde Horan Vadisi’nde 14 Ocak’ta ABD liderliğindeki koalisyon hava saldırısında, DEAŞ’a ait bomba yüklü bir araç imha edildi.15 Ocak’ta güvenlik güçleri, Anbar’ın batısındaki Rutbah bölgesinde DEAŞ üyesi bir teröristi tutukladığını, terörist ile beraberinde 3 makineli tüfeğin ele geçirildiğini bildirdi. Bununla beraber, güvenlik güçleri Anbar eyaletinin çeşitli bölgelerinde daha önce DEAŞ’lı teröristlerce döşenmiş 55 patlayıcının etkisiz hale getirildiğini açıkladı. 
  • Irak’ın Suriye sınırındaki El Bagouz bölgesinde güvenlik güçlerine saldırı hazırlığında olan DEAŞ terör grubuna karşı 23 Ocak’ta Halk Seferberlik Güçlerinin (Haşdi Şabi) düzenlediği operasyonda 43 den fazla teröristin etkisiz hale getirildi. Haşdi Şabi Güçleri ile birlikte Irak Güvenlik güçleri DEAŞ unsurlarının Anbar eyaletine sızmasını önlemek için sınırdaki güvenlik operasyonlarını yoğunlaştırdığı tahmin edilmektedir.
  • Buna ek olarak, basında çıkan teyit edilmemiş haberlere göre, savaş uçakları tarafından desteklenen ABD kuvvetlerinin, Anbar’ın batısındaki Rutba bölgesi kırsal alanında bazı bölgelere,  Suriye ile sınır bölgesi yakınında konuşlandırılan birliklerin güvenliğini sağlamak için, operasyonlar gerçekleştirdi.  Ayrıca, ABD kuvvetlerinin, 15 Ocak’ta Irak-Suriye sınırında gerçekleştirdiği bir keşif görevini Halk Seferberlik Güçlerinin (Haşdi Şabi), ABD güçlerinin kendileri hakkında istihbarat topladıklarını iddia ederek, engellediğini açıkladı. 
  • Anbar’ın batısında 05 Ocak’ta  Rutbah ve Al-Qaem ilçeleri arasında Akashat kasabasına giden bir yolun kenarına yerleştirilen bombanın patlaması nedeniyle 2 sivil yaralandı. Aynı gün, Hit bölgesi girişinde Irak güvenlik güçleri bombalı bir aracı etkisiz hale getirdiği, olayın herhangi bir zayiat veya maddi hasara yol açmadığı bildirildi.
  • Anbar vilayetinde kayda değer olay olarak, 11 Ocak’ta vilayetin batısında Suriye sınırında bulunan Al-Qaim’de bir Pazar yerinde bombalı araçla düzenlenen saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti, en az 20 kişi yaralandı. Felluce ‘nin batısında El Nassaf  bölgesinde 23 Ocak’ta yol kenarına döşenmiş el yapımı bombanın (IED) patlaması sonucu 2 çocuk yaralandı. 28 Ocak’ta Anbar’ın batısında DEAŞ’lı bir grup teröristin tarlada çalışan 3 çiftçiyi infaz ettiği rapor edildi. 
  • 26 Ocak’ta Irak güvenlik güçleri eşliğindeki bir ABD askerleri konvoyunun Fellujah sokaklarında görülmesinin ardından, Iraklı yetkililer Felluce’de Amerikan kuvvetlerinin hareketi ortak operasyonlar komutanlığı ve Irak hükümeti tarafından onaylandığını, devriyelerin amacının, uluslararası koalisyonun eğittiği birliklerin ve donanımın görülmesi olduğunu açıkladı. 

Anbar vilayetinin sınır bölgesinde, çöl ve kırsal alanlarında DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin gelecek dönemde de benzer saldırılara devam etmesi beklenmektedir. Terör örgütünün bu saldırılar ile bölgede varlığını sürdürdüğünü gösterme çabası içinde olacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca birçok yerel güvenlik kaynağı, Felluce’de meydana gelen olayların büyük bir bölümünün terör ile bağlantılı olmadığı, genellikle yerel aşiret anlaşmazlıkları nedeniyle ortaya çıkan olaylar olarak tahmin etmektedir. İran ve Amerika arasında devam eden gerginliğin bölgede DEAŞ ile mücadele kapsamında görev yapan ABD askerleri ile İran destekli Haşdi Şabi güçleri arasında gerilime neden olduğu ve bu gerilimin önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği tahmin edilmektedir. 

Güney Bölgesi (Basra, Babil, Kerbela, Nejef, Wasit, Maysan, Muthanna, Diwaniye, DhiQar)



Irak’ın güney bölgelerinde güvenlik durumunda kayda değer bir değişiklik olmamış, istikrarlı bir düzeyde ve sakin olduğu görülmüştür.  Ancak dönem içinde, Basra ve güney bölgelerinde istihdam, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzlukların sona ermesi ile ilgili protesto eylemlerinin devam ettiği gözlemlenmiş, ancak gösteriler çok daha düşük oranda kalmış, geçmiş dönemlere göre daha az şiddet olayları meydana gelmiştir.  Basra’da dönem içinde gerçekleşen gösteriler genellikle küçük ölçekli olup, yol kapama ve lastik yakma olayları dışında kayda değer büyük olaylar yaşanmamıştır.  

Ayrıca, dönem içinde başta Maysan, Basra ve Dhi Qar vilayetlerinde olmak üzere güney bölgelerinde aşiretler arası anlaşmazlık ya da kişisel uyuşmazlıklardan kaynaklandığı tahmin edilen küçük çaplı silahlı çatışmaların meydana geldiği gözlemlenmiştir.   

  • Dönemin başlarında, Basra’da Petrol ve Gaz sektöründe istihdam tahsis edildiği ilan edilmesi ile Zubayr’de  ve Kuzey Rumaila’da küçük ölçekli protesto eylemleri meydan gelmiştir. 11 Ocak’ta Basra Valisi’nin görevden alınmasını isteyen grup protesto gösterisi düzenledi, Irak Güvenlik güçleri göstericileri göz yaşartıcı gaz kullanılarak dağıttığı rapor edilmiştir. 18 Ocak Cuma günü Irak’ın güneyinde Basra’da protestocular bir kez daha kamu yetersiz hizmetlerini protesto etmek ve Vali’nin görevden alınmasını talepleri için sokaklara döküldüler. Ancak, protesto gösterileri öfkeli protestocuların Valilik binası çevresindeki polis mevkilerine saldırmalarından dolayı şiddet olaylarına dönüştüğü, göstericilerin göz yaşartıcı gaz kullanılarak güvenlik güçleri tarafından dağıtıldı gözlemlendi.
  • Güney bölgelerinde protestoların yeniden ivme kazandığı görülmüş olup, bu kapsamda Babil vilayetinde, daha iyi kamu hizmeti talep eden göstericiler 09 Ocak’ta Hilla belediye binası önünde oturma eyleminde bulundu. Ayrıca yine aynı gün Waist vilayetinde onlarca geçici öğretmenin Kut’taki eyalet konseyi binası dışında daimi istihdam talep eden bir gösteri düzenlediği rapor edilmiştir. Nasiriyah’daki Dhi Qar eyalet konseyi binasının önünde üniversite mezunu öğrencilerin Milli Eğitim Müdürlüğünde işe alımlarda yolsuzluklar yapıldığı iddiaları üzerine protesto gösterileri düzenledi.  Gerçekleşen bu gösteriler genellikle küçük ölçekli olup, yol kapama ve lastik yakma gibi olaylar dışında kayda değer büyük olaylar yaşanmamıştır.  
  • Dönem içinde Diwaniya vilayetinde en az üç protesto kaydedildi. Diwaniyah eyalet konseyi binasının dışında toplanan yüzlerce kişi yetersiz kamu hizmetlerinden dolayı Valinin istifasını isteyen gösteriler düzenledi. 10 Ocak’ta Diwaniya Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan onlarca geçici öğretmenin daimi istihdam talep eden bir gösteri düzenlediği, Diwaniya şehrinde devlete ait tahıl ticareti şirketi önünde toplanan bir grup çiftçinin mali yardım talep eden gösterileri gözlemlenmiştir. 
  • Maysan eyaletinde, Samawah rafinerisi dışında yerel halkın işgücünde bir azalmaya gidildiği iddiası ile bir sivil gösteriler düzenlediği bildirildi. 
  • Ayrıca, Basra’nın Zubair bölgesinde Irak Güvenlik güçlerinin petrol kaçakçılarına karşı 02 Ocak’ta gerçekleştirdiği bir operasyonda çıkan çatışmada 1 polis memuru hayatını kaybetti.  
  • Ek olarak, 14 Ocak’ta Zubair’de bir Sünni camisini hedef aldığı tahmin edilen düşük ölçekli bir el yapımı bombanın (IED) güvenlik güçlerince olaysız  bir şekilde etkisiz hale getirildiği rapor edildi.
  • Babil eyaleti, 11 Ocak’ta Hillah’in kuzeyinde, Jurf el-Nasr bölgesindeki Bahbahan’da Haşdi Şabi güçlerine yönelik bir el yapımı bombalı (IED) saldırısına tanık oldu. Saldırıda 2 Haşdi Şabi üyesinin yaralandığı bildirildi. Ayrıca dönem içinde, Babil vilayeti Hilla’nın Al-Akramin bölgesinde aşiretler arası anlaşmazlıktan kaynaklanan olaylarda 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. 
  • Maysan’ın güneyinde Qalaa Saleh bölgesinde 09 Ocak’ta iki aşiret arasında meydana gelen çatışmada 2 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı Bunlara ek olarak, 13 Ocak’ta Basra’nın kuzeyinde Haritha bölgesinde aşiretler arasında meydana gelen silahlı çatışmalara Basra Operasyon Komutanlığının müdahale ettiği ve olayları kontrol altına aldığı bildirildi. 16 Ocak’ta Basra’nın kuzeyindeki Abi Sakhir bölgesinde aşiretler arasındaki anlaşmazlıktan dolayı çıkan silahlı çatışmada 3 kişi yaralandı.
  • Kut kentindeki El Jihad mahallesinde bulunan Wasit eyalet meclisi başkanının evine 27 Ocak’ta motosikletli kimliği belirsiz kişilerce el bombası ile düzenlenen saldırıda 1 çocuk yaralandı. 

Basra’daki güvenlik durumu sakin ve istikrarlı düzeye dönmesiyle beraber, Bölgede devam eden siyasi gelişmeler ve kamu hizmetlerindeki yetersizlikler küçük çaplı gösterilerin yeniden başlamasına neden olduğu gözlemlenmiş olup, ülke genelindeki siyasi gerilimlerin ve yetersiz kamu hizmetlerinin sürmesi durumunda gösterilerin şiddete dönüşme riski olduğu değerlendirilmektedir. Aynı zamanda, Basra eyaletindeki aşiret liderlerinin bölgede devam eden siyasi gerginlikler ile beraber bağımsızlık referandumuna gitme seçeneğini hayata geçirme durumunda bölgenin istikrarına zarar verebileceği tahmin edilmektedir.

Bununla beraber, kişisel uyuşmazlıklar nedeniyle yaşanan ve aşiretler arası gerginliklerden kaynaklanan düşük düzeydeki olayların Basra ve güney bölgelerinde görülmeye devam etmesi muhtemeldir. Özellikle güney bölgelerinde, aşiretler arası anlaşmazlıkların hafif silahların kullanıldığı silahlı çatışmalara dönüşme ve sivil kayıplara neden olma riski mevcuttur. Aynı zamanda geçtiğimiz dönemde Basra’da artan İran-Amerikan gerginliğinin devam etmesi, bölge güvenliği için risk olmaya devam edeceği değerlendirilmektedir.

Bağdat

Bağdat merkezde, meydana gelen terör olaylarında kayda değer bir azalma gözlenmekte olup güvenlik durumunda olumlu yönde bir iyileşme göze çarpmaktadır.  Başkent Bağdat’ta kayda değer terör olayı yaşanmamış, nispeten olaysız bir dönemi geçirmiştir.  Bağdat’ta, dönem içinde düşük düzeyde şiddet ya da terör olayları görülürken büyük çaplı bir olay yaşanmamıştır. Meydana gelen olayların büyük çoğunluğu Bağdat’ın kuzey ve doğu bölgelerinde bulunan Adhamiyah, Sadr City ve New Baghdad bölgelerinde meydana geldiği görülürken, meydana gelen olaylar düşük seviyeli el yapımı bombalı (IED) ve silahlı saldırı şekilde olup, olayların terör faaliyetinden ziyade yerel anlaşmazsızlıklar ve çatışmalara bağlı olarak gerçekleştirilmiş olabileceği değerlendirilmektedir. 


Ek olarak, Ocak döneminde Sadr City bölgesinde terör ile bağlantılı olmadığı değerlendirilen silahlı saldırı olayları görülmeye devam etmiştir. Ayrıca, Tahrir Meydanı’nda ve çeşitli hükümet binaları dışında küçük ölçekli gösteriler düzenlendiği, gösterilerde kayda değer herhangi bir olayın yaşanmadığı görülmüştür. 

  • Irak’lı askerlerin eşlik ettiği bir grup Amerikan askeri heyeti, 5 Ocak’ta Bağdat’ın kültürel zenginliği olan Mutanabi Caddesi’ni ziyaret etmesi ve sivil halk ile sohbet eden fotoğrafların sosyal medyada yayılmasının ardından özellikle Amerikan karşıtı Irak’lı siyasi grupların büyük tepki göstermesine neden oldu.  Böyle bir eylemin, Irak’ın ulusal iradesine bir meydan okuma ve Irak’ın egemenliğini ihlal eden  bir davranış olarak nitelendirildi. 
  • Bu dönem içinde kayda değer olay olarak,  10 Ocak’ta Bağdat’ta kimliği belirsiz silahlı kişiler tarafından, ABD tarafından finanse edilen Al-Hurra televizyon kanalı için çalışan Iraklı bir haber elamanı öldürüldü. Aynı gün, Bağdat’ın doğusunda Sadr City bölgesinde, kimliği belirsiz silahlı kişilerin saldırısında ünlü bir restoran sahibi hayatını kaybetti.  Bağdat’ın güneydoğusunda Diyala köprüsü bölgesinde 12 Ocak’ta kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti. Ayrıca,  Bağdat’ın doğusunda Baladiyat bölgesinde 16 Ocak’ta aşiret arası anlaşmazlıktan kaynaklanan çatışmada 1 sivil yaralandığı, olaya karışan 2 kişinin tutuklandığı bildirildi. 23 Ocak’ta Bağdat’ın merkezinde Khalani Meydanında bir araca yapıştırılan bir bombanın patlaması nedeniyle en az 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. 
  • Bağdat’ın doğusunda Sadr kentinde ünlü Laymounah restoranının sahibi ‘nin öldürülmesine Asa’ib Al Haq’ın ( AAH)  bir üyesinin karıştığına dair bir haberin Ammar el-Hakim’in önderliğindeki Ulusal Bilgelik Hareketi (Hikma) ile bağlantılı Al Forat haber kanalında verilmesi üzerine, Hikma hareketi ve AAH arasında bir gerilim yaşanmıştır. 11 Ocak’ta AAH grubu Jadriya semtinde Hikma Hareketi’ne ait binalar önünde protesto gösterileri yapılması için taraflarına çağrıda bulunduğu bildirildi. İki grup arasında artan gerginliğin çatışmalara dönüşmememsi için bölgeye takviye güvenlik güçlerinin sevk edildiği rapor edilmiştir. 
  • Uzun yıllardır kapalı olan ve geçtiğimiz dönemde bir kısmı kamuya açılan Yeşil bölgenin (Green Zone) başlangıçta sadece günde 5 saat kamu trafiğine açık olan süre Irak başbakanı tarafından  17:00 pm den 09:00 am ‘e olacak şekilde genişletildi. Ayrıca, 23 Ocak’ta Irak Ordusunda terörist gruplara karşı savaşırken hayatlarını kaybeden ailelerin emeklilik maaşlarında artış talep eden bir grup Yeşil Bölge’nin (Green Zone) Jadriya bölgesindeki girişi önünde gösteri düzenlediği, kayda değer bir olayın yaşanmadığı gözlemlenmiştir.
  • Dönem içinde Bağdat Operasyon Komutanlığı, başkentin askerden arındırılması ve trafiğin rahatlatılması planı kapsamında, Bağdat’ta bazı önemli caddeler üzerindeki kontrol noktalarını ve kamu binalarını çevreleyen beton duvarları (T-Wall) kaldırmaya devam ettiği gözlemlendi. 
  • Aralık ayında, Bağdat’ın dış bölgelerinde önemli derecede bir terör olayı rapor edilmemiş olup nispeten sakin bir dönem gözlemlenmiştir. Kayda değer terör olayı rapor edilmemiştir. Bölgede meydana gelen bazı düşük seviyeli olayların, yerel allaşmazlılardan kaynaklanan olaylar olduğu tahmin edilmektedir.  Bu kapsamda meydana gelen olaylar olarak, Bağdat’ın kuzeyinde, Taji bölgesinde 02 Ocak’ta kimliği belirsiz silahlı kişilerin saldırısında 1 sivil hayatını kaybetti. Bağdat’ın batısındaki Abu Ghraib bölgesinde  06 Ocak günü motosikletli kimliği belirsiz silahlı kişilerin silahlı saldırısında ise 1 sivil hayatını kaybetti. Taji bölgesinde 16 Ocak’ta kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısında 1 sivil hayatını kaybetti.  Bağdat’ın batısında Abu Gharib bölgesinde  21 Ocak’ta kimliği belirsiz kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti. Bağdat’ın kuzeyindeki Tarmiya bölgesinde 29 Ocak’ta kimliği belirsiz silahlı kişilerin bir kafeye düzenlediği silahlı saldırıda 3 sivil hayatını kaybetti.

ABD işgalinden bu yana yaklaşık 15 yıldır sivil halka kapalı olan ve beton bloklar ile çevrili Bağdat’ın en korunaklı yeri olan Yeşil Bölgenin (Green Zone) bir kısmının tekrar açılması, çeşitli bölgelerinde uzun yıllardır kapalı olan diğer yollarında trafiğe açılması ve başkentin merkezinde 100’den fazla kontrol noktasının ve kamu binalarını çevreleyen beton bariyerlerin  (T-Wall) kaldırılması,  Bağdat’tın güvenlik durumundaki olumlu gelişmenin bir göstergesi olduğu değerlendirilmektedir.

Ancak, Bağdat’ta görülen güvenlik durumundaki iyileşmeye rağmen, siyasi gerginlikler ve etnik yapısı nedeniyle kırılgan bir güvenlik yapısına sahip olmasından dolayı şehir merkezinde ve kenar mahallelerinde terör örgütlerinin bombalı saldırı ya da benzeri terör olayları düzenleyebileceği tahmin edilmektedir. Buna ek olarak, Bağdat’ın dış bölgelerinde Taji, Abu Garib, Arab Jibour ve Mada’in bölgelerinde düşük düzeyli el yapımı bombalı (IED) ve silahlı saldırılarılar rapor edilmiş olup, bu saldırıların düşük seviyeli terör saldırıları yada terör ile bağlantılı olmayan muhtemelen yerel grupların iç çatışması yada anlaşmazlıkları neticesinde meydana gelmiş olabileceği değerlendirilmektedir. 

4. ÖNEMLİ OLAYLAR/TARİHLER

21 Mart 2019 Newruz (Bahar Bayramı) Resmi Tatil (sadece IKBY’de)

01 Nisan 2019 İmam Musa Al-Kadhim Ölümü Muhtemel dini tatil (Kadhimiya yürüyüşleri, Bağdat’ta bazı yollarda kısıtlama)

01 Mayıs 2019 İşçi Bayramı Resmi Tatil

5. SONUÇ ve DEĞERLENDİRME

Ülke genelinde geçmiş yıllara göre terör eylemlerinde büyük ölçüde bir azalma görülmesine rağmen Musul’un içinde bulunduğu, Nineva, Anbar, Salaha il-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerde düşük seviyelide olsa terör olayları görülmeye devam etmiştir. Anbar vilayetinin batısında ve Kuzey bölgesinde özellikle Nineva’nın güneyi, Salaha-din ve Kerkük gibi karışık etnik ve mezhebin olduğu vilayetlerde DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin gelecek dönemde de benzer saldırılara devam etmesi beklenmektedir. Saldırıların, özellikle Şii güvenlik güçleri tarafından kontrol edilen Sünni bölgelerde güvenlik kontrol noktaları ve karakolları aynı zamanda sivilleri hedef alabileceği tahmin edilmektedir. 

Aynı zamanda, DEAŞ terör örgütünün özellikle Kerkük’ün Havja (Hawijah)  bölgesinde yerel yöneticileri ve kamu tesislerini hedef alan saldırılar ile halkı kamu hizmetlerinden mahrum etmek ve hükümete karşı eylemlere zorlamak için gerçekleştirdiği değerlendirilmektedir. Irak Güvenlik güçlerinin DEAŞ’ın kalan hücre yapılanmasını temizlemeye yönelik çabalarına rağmen, terör örgütünün Suriye sınırına yakın alanlarda, Hamrin Dağı bölgesinde ve Anbar vilayetinin çöl olan kırsal bölgelerinde faaliyetler göstermeye devam edebilir. Bununla beraber, Irak Güvenlik Güçlerinin bu bölgelerde DEAŞ terör örgütünün hücrelerine karşı hava destekli operasyonlar icra etmeye devam edeceği görülmektedir. 

Irak’ın Kuzeyinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütünü hedef alan operasyonları nedeniyle, Türkiye karşıtı gösterilerin ve propagandaların yapılacağı bu kapsamda operasyon bölgelerinde pek çok köyün boşaltıldığına ve Türkiye’nin sivil kayıplara neden olduğuna dair terör örgütünün karalama kampanyaları yapabileceği tahmin edilmektedir. Bununla beraber, PKK terör örgütünün Türk vatandaşlarına ve ticari faaliyetlerine karşı terörist eylemlerde yada Türkiye karşıtı provokasyonlarda bulunabileceği bu nedenle Türk vatandaşlarına karşı bölgede risk oluşturacağı değerlendirilmektedir. 

Irak’ın güney bölgelerinde özellikle Basra vilayetinde durumun daha sakin ve istikrarlı bir düzeye dönmesiyle beraber, meydana gelen küçük çaplı ve barışçıl gösterilerin yeniden şiddete dönüşmeye başlayabileceği değerlendirilmektedir. Özellikle su ve elektrik gibi kamu hizmetlerinin iyileştirilmesini, daha fazla istihdam olanağı ve yolsuzlukların sona ermesini talep eden küçük ölçekli olarak devam edebilecek olan gösterilerin günlük yaşama ve siyasete etkileri nedeniyle Irak’ın gündeminde önemli bir yer tutmaya devam edeceği tahmin edilmektedir.  Ülke genelindeki siyasi gerilimlerin ve yetersiz kamu hizmetlerinin sürmesi durumunda meydana gelebilecek gösterilerin şiddete ve çatışmalara dönüşme riski olduğu düşünülmektedir. Böyle bir çatışma ve istikrarsız durumun radikal terör örgütlerinin yada silahlı grupların yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir. Buna ek olarak, özellikle güney bölgelerinde aşiretler arası anlaşmazlıkların hafif silahların kullanıldığı silahlı çatışmalara dönüştüğü ve bir takım sivil kayıplara neden olduğu görülmektedir. Bu tür aşiretler arası çatışmanın bölgenin güvenlik istikrarına olumsuz etkisi olduğu tahmin edilmektedir. 

Bağdat merkezde, meydana gelen terör olaylarında kayda değer bir azalma gözlenmekte olup güvenlik durumunda olumlu yönde bir iyileşme göze çarpmaktadır. Son zamanlarda Irak genelinde, özellikle Bağdat’ta görülen güvenlik durumundaki iyileşmeye rağmen, kırılgan bir güvenlik yapısına sahip olan Irak’ta, patlamaların ve terör olaylarının ülkenin herhangi bir yerinde ve her zaman olabileceği değerlendirildiğinden güvenlik tedbirlerinin en üst seviyede alınması ve rutin faaliyetlerden kaçınmak gerekmektedir. 

Bununla beraber, yabancı şirketler ve personeline yönelik tehditlerin ülke genelinde devam etmekte olduğu göz önünde bulundurularak; terör saldırılarının çoğunlukla halkın topluca kullandığı pazar ve alışveriş merkezlerine karşı yapılmaktadır, bundan dolayı bu tür yerlere kısıtlı seyahat edilmelidir. Türbe ve camiler gibi Kutsal yerler potansiyel terör saldırılarına açık tehdit noktaları olarak değerlendirilmesinden dolayı bu noktalara ziyaretler en az seviyede yapılmalıdır. Irak etnik yapı olarak çok karışık bir yapıya sahiptir, yerel personel ile etnik ya da dinsel konularda tartışmaya girilmemeli aynı zamanda Yerel halkın dini, etnik ya da siyasi sembol ve davranışlarına karşı saygı duyulmalı ve olumlu yada olumsuz tepki verilmemelidir. 

Irak’a planlanan seyahatlerden ya da yatırım planlarından önce Irak’taki Türkiye Büyükelçiliğimizin internet sayfasının ziyaret edilmesi, bölge ile ilgili raporların, konsolosluk mesajlarının ve iletişim bilgilerinin gözden geçirmesinin faydalı olacağı değerlendirilmektedir. 

Mehmet NARİN

[Ortadoğu’nun birçok ülkesinde güvenlik ve askeri konular üzerinde çalışan halı hazırda IRAK’ta bulunan Mehmet Narin, Analiz Hattı Stratejik Araştırma Merkez’nin (AHSAM) Güvenlik ve askeri stratejistidir ]


%d bloggers like this: