Irak Güvenlik Raporu: Haziran 2019

Irak genelinde, güvenlik durumunda istenilen istikrarlı düzeye tam olarak ulaşmamış olmasına rağmen önceki yıllar ile kıyaslandığında meydana gelen terör olaylarında azalma ve olumlu yönde bir iyileşme gözeçarpmaktadır. Buna rağmen devam eden iç ve dış siyasi gelişmeler ile beraber bölgede artan ABD-İrangerilimi ve ülkenin belli kısımlarında görülen düşük ölçekli terör olaylarından dolayı Irak genelindeki güvenlik durumu kırılgan bir yapı sergilemeye devam etmektedir.

Geçtiğimiz dönem içinde, Yeşil bölge (IZ) ‘ye karşı düzenlen roketli saldırı mevcut güvenlik endişelerini artırmıştı. Bu dönem içinde de bölgede ABD ve İran arasında artan gerginliğin tam ortasında Balad, Taji ve Musul da ABD birliklerinin de bulunduğu askeri üslerin, aynı zamanda Basra ‘da yabancı petrol firmalarının bulunduğu tesislerin havan ve katyuşa roketi saldırıları ile hedef alınması, nedeniyle Irak’ın genelinde güvenlik endişelerini arttırdığı gözlemlenmiştir. İran ve Amerika arasında artan gerilimin tırmanarak devam etmesidurumunda Irak’ta mevcut İran destekli Şii grupların Amerikan vatandaşlarını ya da tesislerini hedef alan adam kaçırılma ve roketli saldırı gibi muhtemel tehditlerin devam edeceği ve güvenlik endişelerini arttıracağı değerlendirilmektedir. Bu gelişmeler ile beraber, yabancı ticari kuruluşlar ve firmalar başkent Bağdat ve ülkegenelinde rutin faaliyetlerine devam ettiği gözlemlenmiştir. Bölgede meydan gelen İran-Amerikan gerginliğin kırılgan bir yapı sergileyen Irak’ın güvenlik durumunu ve istikrarını olumsuz yönde hızlı bir şekilde değiştirebileceği tahmin edilmektedir.

Haziran dönemi süresince, Irak Güvenlik güçlerinin ülke genelinde özellikle Musul’un içinde bulunduğu,Nineva, Anbar, Salaha il-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerde DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerini hedef alan geniş kapsamlı operasyonlarına aralıksız devam ettiği gözlemlenmiştir. Devam eden operasyonlarnedeniyle meydana gelen terör olaylarında geçen döneme kıyasla nispeten bir düşüş gözlemlenmiştir. Ancak,daha önce Irak güvenlik güçlerince terörden temizlenen bölgelerde ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) ile tartışmalı durumda olan alanlarda, özellikle Salah il-din’in kuzey, Nineva’nın güney ve batı, Kerkük’ün güney-güneybatı ve Diyala’nın kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde,DEAŞ terör örgütünün sivillere ve güvenlik güçlerine karşı, adam kaçırma, suikast, silahlı ve bombalı saldırı gibi düşük seviyeli asimetrik eylemlerine devam ettiği görülmüştür.

Bir önceki dönemde hasat zamanı ile birlikte,DEAŞ terör hücrelerinin bölgedeki tarım alanlarını ateşe vererek uyguladığı saldırı taktiğinin bu dönemde de devam ettirdiği, özellikle Salah il-din’in kuzey, Nineva’nın güney ve batı, Kerkük’ün güney-güneybatı ve Diyala’nın kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde DEAŞ terör örgütü hücrelerinin ekili tarım alanlarını ateşe verdiği, söndürme çalışmalarına katılanları hedef alan bombalı yada silahlı saldırılar gerçekleştirdiği ve yerel halk arasında güvenlik endişelerine neden olduğu gözlemlenmiştir.

DEAŞ terör örgütünün, ülkenin batı ve kuzey bölgeleri kırsal alanlarında gerçekleştirme olasılığı olan teröreylemleri ile orta ve uzun vadede bir güvenlik sorunu oluşturmaya devam edebileceği ve kırılgan bir yapı sergileyen Irak’ın güvenliğini istikrarsızlaştırabileceği değerlendirilmektedir.

Basra ve güney bölgelerinde istihdam, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzlukların sona ermesi ile ilgili protestoeylemleri ile beraber siyasi ve aşiretler arası gerilimin devam ettiği görülmüştür. Güney bölgelerinde gösteriler çoğunlukla küçük ölçekli olup, yol kapama ve lastik yakma olayları olurken gösterilerin şiddete dönüştüğü bazı olaylar görülmüştür. Bununla beraber bölgede hava sıcaklıklarının artması ve yetersiz elektrik ve su hizmetlerinin tam olarak çözülememiş olması aynı zamanda devam eden siyasi gerginlikler ve anlaşmazlıklarnedeniyle kısa vadede Basra ve diğer güney vilayetlerinde şiddete dönüşme riski olan protesto eylemlerinin meydana gelebileceği beklenebilir.

Ek olarak, Irak’ın güney bölgelerinde güvenlik durumunun istikrarlı bir düzeyde ve sakin olduğu görülmekle beraber, aşiretler arası gerginliklerden kaynaklanan silahlı çatışma olaylarının Basra ve güney bölgelerinde görülmeye devam edeceği ve bölge güvenliğine risk oluşturmaya devam edeceği tahmin edilmektedir.

Dönem boyunca, Bağdat’ta düşük düzeyde gösteriler, şiddet yada suç olayları görülürken uzun bir aradansonra başkent’in doğusunda bir Şii cami bombalı terör saldırında hedef alınması kayda değer bir terör olayı olarak kaydedilmiştir. Bununla beraber başkent Bağdat’ın kuzeyinde Tarmiyah bölgesinde Irak Güvenlik güçlerini hedef alan bombalı terör saldırısı da dönem içinde meydana gelen önemli bir terör olayı olarak kaydedilmiş, ancak bu saldırıların başkentin güvenlik durumunda kayda değer bir değişime neden olamadığı görülmüştür. Ek olarak, Bağdat’ın Tahrir meydanı ve bazı bakanlıklar önünde dönem boyunca küçük ve geniş çaplı gösterilerin düzenlendiği görülürken, dönem sonuna doğru Bağdat’ta kayda değer önemli gösterilerinden biri olarak Al Mansur bölgesinde bulunan Bahreyn büyükelçiliği önünde toplanan yüzlerce gösterici Bahreyn’de düzenlen Filistin ile ilgili ekonomik konferansa katılımı protesto etmek için gösteriler düzenlendiği, protestoların şiddete dönüştüğü ve olaylara karışan bazı göstericilerin tutuklandığı görüldü. Bahreyn hükümeti, öfkeli protestocuların Bağdat’taki Bahreyn büyükelçiliğine saldırıp bayrağını almasının ardından Irak büyükelçisini geri çağırdı rapor edildi. Buna karşılık Irak Güvenlik güçlerinin yabacı ülke temsilciliklerindeki güvenlik önlemlerini arttırdığı görüldü.

Bununla beraber, Uzun yıllardır sivil halka kapalı olan, sosyal ayrımcılığın ve işgalin sembolü haline dönüşen Yeşil Bölgenin (Green Zone yada IZ) Ramazan bayramının ilk günü itibariyle tam gün olarak kamu trafiğine açılması ve başkentin merkezinde bazı bölgelerde ve caddelerde kontrol noktalarının ve beton duvarların kaldırılması Bağdat’tın güvenlik durumundaki olumlu gelişmenin önemli bir göstergesi olduğu değerlendirilmektedir.

POLİTİK

Haziran ayı içinde, Irak’ın önde gelen Şii dini liderlerinden bir olan Muktada El Sadr’ın Başbakan Adil Abdul-Mehdi’nin kabinde eksik olan bakanlıkların tamamlanması için on günlük bir süre belirtmesinden sonra, IrakParlamentosu aylarca süren anlaşmazlıklar ve görüşmeler sonrasında Başbakan Adil Abdul-Mehdihükümetinde kilit önemdeki üç bakanlık için önerilen isimleri kabul etti. Eski Başbakan ve Irak Başkan Yardımcısı Ayad Allawi tarafından desteklenen ve aday gösterilen Sünni Arap ve üst düzey bir Iraklı subayıolan Najah Hassan El-Shamari Savunma Bakanı, önde gelen Şii liderlerden Ammar El-Hakim tarafından desteklenen, Yassin El Yasiri İçişleri Bakanı ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) adayı Kerkükdoğumlu Kürt kökenli yargıç, Farouq Amin Shwani Adalet Bakanı olarak seçildi. Dönem sonu itibariyle siyasitaraflar arasında kilit önemdeki bakanlıklar konusunda bir uzlaşma sağlanarak görevlerine başlaması ülke siyaseti için olumlu bir gelişme olduğu değerlendirilmektedir. Irak Başbakanı Adil Abdul-Mehdi, uzunzamandır boş kalan üç kilit bakanlığa görevlendirmeyi başarıyla yerine getirmesine rağmen söz verdiği reformları gerçekleştirmesi için siyasi tarafların yoğun bir baskısı altında olduğu tahmin edilmektedir.

ABD ve İran arasında bölgede tansiyonun artırmasının ardından, dönem boyunca, Irak’ta tüm siyasi taraflar veönde gelen dini liderler Irak’ın ulusal çıkarları için İran ve ABD arasındaki artan gerilimden uzak kalmak istediklerini vurgulayan açıklamalar yapmaya devam ettikleri görüldü. Dönem içinde Irak’ın çeşitli bölgelerinde ABD askerlerinin bulunduğu üsler ve tesislerine karşı yapılan roketli saldırıların sorumluluğunu hiç bir grubun üstlenmemiş olmasına rağmen saldırıların faili olarak, İran destekli Şii gruplardan şüphelendiği açıkladı. Bunun yanında,İran destekli Iraklı Şii milis gruplardan biri olan Hizbullah grubu, Sünni siyasetçi ve eski meclis başkanı Usame El Nujaifi’ye tehdit edici bir mektup göndererek, ABD ile İran arasında muhtemel bir savaş olması durumunda Sünni grupların ABD tarafında yer almamaları için uyardığı, ABD’yi İran’a karşı destekleyenlerin Irak’taki Şiî milis güçleri için bir hedef haline geleceğini konusunda uyardığı rapor edildi. Ayrıca, dönem içinde ABD askerlerinin bulunduğu üslerin ve Barsa’da yabancı petrol firmaların bulunduğu bir bölgenin roketli saldırılara maruz kalmasından sonra, Irak güvenlik güçlerinin ABD üsleri ve tesisleri korumak için ek güvenlik önlemleri aldığı bildirildi. Bununla beraber İran ve ABD arasında artan gerilim nedeniyleIrak’ta oluşan güvenlik endişelerinden ve gerginlikten faydalanarak DEAŞ terör örgütü hücrelerinin, ülkedekiABD varlıklarına karşı provokatif eylemler gerçekleştirebileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca Bağdat’taki Bahreyn büyükelçiliğine düzenlenen saldırının sorumluluğunu İran destekli Hizbullah grubunun üstlenmesi de İran destekli Şii grupların ABD karşıtı eylemler gerçekleştirebileceği ve muhtemel güvenlik riski oluşturabileceği düşünülmektedir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) heyeti, Bağdat tarafından yapılan davete cevap olarak yaklaşık 30 yıl sonra 29 Haziran günü ilk defa Bağdat’a geldi. BMGK heyeti 1990 ‘da Kuveyt’in işgalinden bu yana Bağdat’a resmi bir heyet göndermemişti. Irak Dışişleri bakanlığından yapılan açıklamada, BMGK heyetininziyaretinin Irak’ın istikrar ve yeniden yapılanmasına desteğin bir parçası olduğunu ve ülkenin egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğünü onaylayacak şekilde gerçekleştirildiği belirtildi.

Bunlara ek olarak, Irak Parlamentosu, DEAŞ terör örgütüne karşı Irak’ın önde gelen Şii din adamı Ayatulah Sistani tarafından verilen fetva ile seferberlik çağrısının yapıldığı ve Halk Seferberlik Güçlerinin (Haşdi Şabi) kurulduğu 13 Haziran’ı oy birliği ile ulusal gün olarak kabul ettiği açıklandı. Ayrıca, Irak’taki Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’nun 17 Haziran’da yaptığı açıklamada, daha önce Kasım 2019 yapılacağını duyurduğu yerel seçimlerin 20 Nisan 2020’de ülke genelinde yapılacağını duyurdu.

Irak’ın başkenti Bağdat’ta 20 Haziran’da düzenlenen Türkiye-Irak İş Forumu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, beraberinde büyük bir heyet ile Bağdat’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Irak Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile ayrı ayrı görüşerek iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesinin önemini vurguladığı rapor edildi.

2. TEHDİT DEĞERLENDİRMESİ

3. ÜLKE GENELİNEDE GÜVENLİK DURUMU

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (Duhok, Erbil, Süleymaniye)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB)’nin kontrolündeki bölgelerin genel güvenlik durumunda önemli bir değişiklik olmamış, istikrarlı bir düzeyde ve sakin olduğu görülmüş, kayda değer bir terör olayı yaşanmamıştır. Dönem içinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütüne karşı sınır ötesi hava ve karaoperasyonlarına devam ettiği gözlemlenmiştir.

Dönem sonunda, IKBY Peşmerge Bakanlığı, PKK terör örgütü tarafından IKBY sınırları içinde sınırlı olarak yeni bir silahlı grubun kuruluşu konusunda Merkezi hükümete uyarıda bulundu. PKK’ya bağlı bazı medya kuruluşları, yeni silahlı grubun yalnızca IKBY sınırları içinde yoğunlaşacağını belirterek sözde “Güney Kürdistan’ın Öz (Çekirdek) Koruma Güçleri” adında yeni bir silahlı grubun kurulduğunu duyurdu.

Irak parlamentosundaki savunma ve güvenlik işleri komisyonu 29 Haziran da toplanarak PKK terör örgütünebağlı yeni bir silahlı grubun kurulması ile ilgili konuyu görüştüğü bildirildi. Irak Merkezi hükümeti, anayasal olarak Irak’ın bir parçası olan IKBY’de PKK’ya bağlı yeni bir yasadışı silahlı grubun kurulmasını hoş karşılanmadığı ve gerekli adımların yada tedbirlerin alınacağı açıklandı.

Ek olarak, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) yeni Cumhurbaşkanı olarak Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP) Neçirvan Barzani yemin ederek, IKBY’nin başbakanı olarak Masrour Barzani’yi, yeni hükümeti kurmak için resmi olarak görevlendirdi. IKBY’de kanuni süre içinde yeni hükümetin kurulmasında bir engel olmayacağı değerlendirilmektedir.

  • IKBY kontrolündeki bölgede bulunan PKK terör örgütüne karşı Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonlarının kapsamlı bir şekilde devam ettiği görülmüştür. Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları Duhok, Avaşin-Basyan, Metina, Kandil, Gara, Hakruk ve Zap gibi bölgelerde bulunan PKK terör örgütü hedeflerine karşı hava destekli geniş kapsamlı kara operasyonuna devam ettiği gözlemlenmiştir. Ancak yerel basında TSK’nin operasyonlarının sivil kayıplara ve bölgedeki su ve elektrik şebekelerine ciddi zararlar verdiğini iddia eden haberler gözlemlendi.
  • Ayrıca, bazı yerel kaynaklar bölge yetkililerine dayandırdıkları haberlerinde, IKBY’nin Sidakan bölgede TSK’nin PKK terör örgütünü hedef alan hava saldırıları nedeniyle meydana gelen güvenlik endişelerinden dolayı en az 120 köyün boşaltıldığını iddia etti.
  • Ek olarak, IKBY’nin Duhok vilayeti, Amedya’nın Chamanke bölgesinde 12 Haziran günü toplanan birgrup IKBY ve Türkiye sınırında PKK terör örgütüne karşı yapılan TSK’nin hava harekatlarının durdurulması için küçük ölçekli bir gösteri düzenlediği rapor edildi.
  • IKBY’de kayda değer olaylar olarak; 02 Haziran’da Erbil’in Ankawa bölgesinde Hintli bir restoran sahibini fidye için kaçıran 3 üç şüpheli IKBY asayiş birimlerince tutuklandı. Süleymaniye’deki Şehir Sineması dışında 07 Haziran günü kimliği belirsiz kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 2 kişi hafif yaralandı. 11 Haziran’da Süleymaniye vilayetinde kimliği belirsiz silahlı kişilerin Gorran (Değişim) Hareketi parti binasını hedef alan silahlı saldırısında 1 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti. 15Haziran’da Duhok vilayeti Aqrah bölgesi Bazhera köyündeki Hakari ve Zebari aşiretleri arasında çıkan silahlı çatışmada 5 kişi yaralandı.Türkiye’nin bölgedeki PKK terör örgütünü hedef alan askeri operasyonlarını hızlandırması ile Türkiye karşıtı gösterilerin ve propagandaların yapılacağı bu kapsamda operasyon bölgelerinde pek çok köyün boşaltıldığına ve Türkiye’nin sivil kayıplara neden olduğuna dair terör örgütünün karalama kampanyalarını arttırarak devamedeceği değerlendirilmektedir. Bölgede Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütünü hedef alan operasyonları nedeniyle, PKK terör örgütünün Türk vatandaşlarına ve ticari faaliyetlerine karşı terörist eylemlerde yada Türkiye karşıtı provokasyonlarda bulunmaya devam edeceği bu nedenle Türk vatandaşlarına karşı bölgede risk oluşturacağı tahmin edilmektedir.IKYB ve Irak Merkezi Hükümeti, arasında terör ile mücadelede koordinasyonu artırmak ve tartışmalı bölgelerde güvenlik sağlamak için ortak, üst düzey bir askeri komite oluşturmak üzere görüşmelere devam edildiği tahmin edilmektedir. Aynı zamanda bu görüşmelerin olumlu sonuçlanmasının ardından Salah al-Din,Kerkük, Diyala ve Musul gibi vilayetlerdeki tartışmalı bölgelerde terörist faaliyetlere son vermek için Peşmerge ve Irak Güvenlik Güçlerinden meydana gelecek bir ortak operasyon gücü oluşturulabileceği değerlendirilmektedir.

Kuzey Bölgesi (Nineva, Kerkük, Salah al-Din, Diyala)

Geçtiğimiz dönemde, Irak Güvenlik güçlerinin başlattığı ve devam eden operasyonlar nedeniyle Haziran ayı içinde Kuzey bölgelerindeki terör olaylarında bir azalma gözlemlenmesine rağmen, Nineva,Salah il-Din,Diyala ve Kerkük’ün güneybatısında DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin özellikle kırsal alanlarda güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan vur-kaç tipi silahlı saldırılar, adam kaçırma ve el yapımı patlayıcı (IED) ile yapılan saldırılar gibi terör eylemleri görülmeye devam etmiştir. Bunun yanında, Salah il-din ve Musul’da yer alan ABD askerlerin bulunduğu üslere dönem içinde düzenlenen roketli saldırıların bölgedeki güvenlik endişelerini arttırdığı görülmüştür.

Buna ek olarak, bir önceki dönemde hasat zamanı ile birlikte, DEAŞ terör hücrelerinin bölgedeki tarım alanlarını ateşe vererek uyguladığı saldırı taktiğinin bu dönemde de devam ettirdiği, özellikle Salah il-din’in kuzey, Nineva’nın güney ve batı, Kerkük’ün güney-güneybatı ve Diyala’nın kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde DEAŞ terör örgütü hücrelerinin ekili tarım alanlarını ateşe verdiği, söndürme çalışmalarına katılanları hedef alan bombalı yada silahlı saldırılar gerçekleştirdiği ve yerel halk arasında güvenlik endişelerine neden olduğu gözlemlenmiştir.

Nineva vilayetinin güvenlik durumunda kayda değer bir değişiklik görülmemesine rağmen özellikle Musul’un güneyinde ve batısında kırsal alanlar başta olmak üzere eyaletin farklı bölgelerinde dönem içerisinde DEAŞ terör örgütünün düşük seviyeli vur-kaç tipi silahlı ve IED (el yapımı bombalı) türü saldırılar düzenlediği görülmüştür. Buna karşılık, dönem içinde Haşdi Şabi ve Irak Ordusunun DEAŞ terör örgütü hücrelerine karşı geniş çaplı arama ve önleyici operasyonlar düzenlediği bir dizi örgüt üyesinin tutuklandığı yada etkisiz hale getirildiği rapor edilmiştir. Musul’un kuzeyinde ABD askerlerinin de bulunduğu bir üs olan eski başkanlık sarayına Katyuşa roketli saldırı düzenlendiği, saldırıda her hangi bir zayiat olmadığı bildirildi.

  • Aynı zamanda DEAŞ terör hücrelerinin Nineva genelinde özellikle Sinjar, Tal Afar, Qayyarah ve Makhmour bölgeleri kırsal alanlarında ekili tarım alanlarını ateşe verdiği, söndürme çalışmalarına katılanları hedef alan bombalı yada silahlı saldırılar gerçekleştirdiği kaydedilmiştir.
  • Bu kapsamda Nineva bölgesinde meydana gelen kayda değer olaylar olarak; Musul’un doğusundaki Kokli bölgesinde 03 Haziran’da bombalı aracın patladığı olayda herhangi bir zayiat olmadığı, araç sahibinin güvelik güçlerince tutuklandığı rapor edildi. 05 Haziran günü Musul’un batısında Sinjar bölgesinde Warde köyü yakınlarında bir tarım alanı DEAŞ terör hücreleri tarafından ateşe verildi. Yine aynı gün Tel Afar bölgesinde yol kenarına döşenmiş bir bombanın (IED) patlaması neticesinde 1sivil hayatını kaybetti. Musul doğusunda Başika kasabasında 06 Haziran’da bir kaç tarlada çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye personelini hedef alan bombalı saldırıda en az 4 itfaiye personeli yaralandı. 07 Haziran’da Haşdi Şabi güçlerinin Tal Afar bölgesinde, bir tarlada yangın başlatmak için hazırlananel yapımı bir bombayı (IED) etkisiz hale getirdiği bildirildi. 18 Haziran’da Musul’un kuzeyinde ABD askerlerinin de bulunduğu bir üsse Katyuşa roketli saldırı düzenlendiği, saldırıda her hangi bir zayiatolmadığı rapor edildi. Ek olarak, 22 Haziran gecesi, Tal Afar’ın Mahalabia bölgesinde Tufaha köyü yakınlarında DEAŞ terör örütüyle yaşanan silahlı çatışmada aşiret reisinin oğlunun hayatını kaybettiğibildirildi. 27 Haziran günü gece saatlerinde Musul yakınlarında Al Khazrajiya köyüne DEAŞ terör örgütü hücrelerinin düzenlediği silahlı saldırıda 2 kadın hayatını kaybetti, bir aşiret reisi ve 2 çocuk yaralandı.
  • Bununla beraber, Irak Güvenlik güçleri ve Halk Seferberlik güçleri (Haşdi Şabi) zaman zaman Nineva vilayetinin farklı bölgelerinde özellikle güney ve batı bölgelerinde DEAŞ terör hücrelerini hedef alanhava destekli operasyonlarına devam ettiği ve DEAŞ unsurlarının etkisiz hale getirildiği veya tutuklandığı görülmüştür. Bu kapsamda, 01 Haziran: Musul’un batısında Ayadiyah bölgesinde güvenlik güçlerinin düzenlediği bir operasyonda 6 DEAŞ’lı teröristin silahları ile beraber etkisiz hale getirildiği bildirildi. 17 Haziran’da Nineva vilayeti Wadi Al-Kassab bölgesinde uluslararası koalisyon güçlerinin düzenlediği hava saldırısında 16 teröristin öldürüldüğü açıklandı.
  • Kerkük vilayeti güvenlik durumu devam eden statü tartışmaları ile kırılgan bir yapıda olduğu ve kırsal alanlarda meydana gelen terör saldırıları ile güvenlik endişelerinde nispeten bir artış olduğu gözlemlenmiştir. Irak Güvenlik güçleri ve Halk Seferberlik güçleri (Haşdi Şabi) Havja ‘nın kırsal alanlarında özellikle Kerkük’ün güney ve güney batı bölgesinde DEAŞ terör hücrelerini hedef alan hava destekli geniş çaplı operasyonlarını aralıksız sürdürmesine rağmen, DEAŞ terör örgütü hücrelerinin Kerkük’ün merkez ve kırsal alanlarında özellikle Irak güvenlik güçleri kontrol noktalarınıve sivilleri hedef alan vur-kaç tipi silahlı ve El yapımı bombalı (IED) saldırılar düzenlemeye devam ettiği görülmüştür.Bununla beraber, güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan düşük seviyeli terör saldırıları özellikle Kerkük’ün Havja (Hawijah) bölgesinde daha yoğun görülmeye devam etmiştir. Bölgede özellikle Hawija kırsalında geçtiğimiz dönemde hasat zamanı ile birlikte, DEAŞ terör hücrelerinin başlattığı tarım alanlarını ateşe verme eylemlerine bu dönem içinde de devam ettiği kaydedilmiştir.
  • Kerkük’de dönem içinde kayda değer terör olayları olarak; 05 Haziran’da Havja bölgesinde Al Asriyahköyü yakınlarındaki el yapımı bombalı (IED) saldırısında 5 Sünni Haşdi Şabi üyesi yaralanırken, 2 çiftçi hayatını kaybetti. Aynı günün sabahında Havja’nın Al-Rashid bölgesinde DEAŞ terör örgütünün düzenlediği bir saldırı Haşdi Şabi güçleri tarafından önlendiği, olayda bir zayiat olup olmadığıbildirildi. Kerkük’ün kuzeyindeki Dibis bölgesindeki Alo Mahmud kasabası yakınlarında 05 Haziran’da tarım alanında çıkan yangına giden köylülerin aracını hedef alan yol kenarına döşenmiş bombalı (IED) saldırıda 2 kişi yaralandı. 08 Haziran günü Kerkük’ün Saadouniya kasabasında Federal Polis güçlerini hedef alan bombalı (IED) saldırıda, 1 polis hayatını kaybetti, 2 polis memuru yaralandı. Aynı gün Havija bölgesinde Al-Asriyah köyünde meydana gelen ikici bombalı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti, 1 polis yaralandı. Kerkük’ün Arouba bölgesinde 13 Haziran günü kimliği belirsiz.silahlı bir kişi tarafından gerçekleştirilen saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti. Kerkük’ün Abbasiya bölgesinde El-Wardiya köyünde 25 Haziran’da DEAŞ terör örgütünün düzenlediği silahlı saldırıda 3 sivil hayatını kaybetti. Kerkük’ün güneybatısında Rashad ve Daquq bölgeleri arasındaki Habat köyünün yakınında 26 Haziran günü Irak federal Polisini hedef alan bir bombalı (IED) saldırıda 1 polis hayatını kaybetti, 3 polis yaralandı. 27 Haziran’da Kerkük merkezindeki Azadi Hastanesi girişinde görevli Irak polis güçlerine kimliği belirsiz kişilerin düzenlediği roketli saldırı ve ardından çıkan silahlı çatışmada 1 polis ve 1 sivil yaralandığı bildirildi. 27 Haziran günü Kerkük’te iki ayrı bombalı saldırı görüldü. Kerkük’ün al-Khadra bölgesinde bir minibüste meydana gelen patlamada 1 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi yaralandı. Aynı gün Kerkük’te Şehitler köprüsü yakınında meydana gelen ikicibombalı saldırıda 8 sivil yaralandı. 28 Haziran’da Kerkük’ün batısında Abbasi bölgesinde Umm Qasir köyüne DEAŞ terör örgütünün düzenlediği havan saldırısında 2 sivil hayatını kaybetti, 1 çocuk yaralandı.
  • Bununla beraber, Irak Güvenlik güçleri ve Halk Seferberlik güçleri (Haşdi Şabi) zaman zaman Kerkük vilayetinin farklı bölgelerinde DEAŞ terör hücrelerini hedef alan hava destekli operasyonlarına devam ettiği ve DEAŞ unsurlarının etkisiz hale getirildiği veya tutuklandığı görülmüştür. Bukapsamda, 11 Haziran’da Kerkük’ün Alaf köyünde Irak güvenlik güçlerinin DEAŞ terör hücrelerine karşı düzenlediği operasyonda 3 terörist ölü ele geçirilirken, kullanılan sığınak imha edildiği bildirildi. 24 Haziran günü ABD liderliğindeki koalisyonun savaş uçaklarının desteklediği Irak Terörle Mücadele Kuvvetlerinin Kerkük’ün güneyinde DEAŞ terör hücrelerine karşı düzenlediği geniş kapsamlı önleyici operasyonda 14 teröristin ölü ele geçirildiği bildirildi.
  • Buna ek olarak, Kerkük şehir merkezinde dönem içinde görülen bazı düşük seviyeli silahlı ve bombalı saldırı olaylarının terörist eylemlerden ziyade siyasi gerilimlerden veya yerel ve kişisel anlaşmazlıklarla ilgili olduğu tahmin edilmektedir.
  • Salah il-Din vilayetinde Irak Güvenlik güçlerinin devam eden operasyonları ile güvenlik durumunda kısmen bir iyileşme görülmekle beraber, dönem içinde DEAŞ terör örgütünün sivilleri ve Irak güvenlik güçlerini hedef alan nispeten düşük düzeyli terör saldırıları görülmeye devam etmiştir. DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerinin çoğunlukla vilayetin kuzey bölgesinde bulunan Beiji, Tikrit, El-Sharqat(Şirkat) civarında ya da Diyala ili sınırında Hamrin Dağlık bölgesinde meydana gelmektedir. Bununlaberaber, dönem içinde Tuz Khurmatu bölgesinde terör olaylarında nispeten bir artış olduğu kaydedildi. Ayrıca, Haşdi Şabi güçlerinin Baiji bölgesindeki Petrol rafinerisi etrafındaki ve diğer önemli yerlerin güvenliği artırmak için 28 Haziran’da bölgedeye takviye güçler sevk ettiği bildirildi.
  • Bu kapsamda Salah il-Din vilayetinde dönem içinde kaydedilen kayda değer önemli olaylar; 02 Haziran günü, Tuz Khurmatu bölgesinde bulunan Qaranaz ve Bustamlı köyleri arasında tarlada çalışan çiftçileri hedef alan bombalı (IED) saldırıda 2 Türkmen çiftçi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Ekolarak, Tuz Khurmatu bölgesinde sivil bir aracı hedef alan bombalı (IED) saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti. Kimliği belirsiz silahlı kişilerin Tuz Khurmatu’nun Amrli bölgesinde düzenlediği saldırıda 1 öğretmenin hayatını kaybettiği bildirildi. 21 Haziran günü Tuz Khurmatu-Tikrit arasındaki yol üstünde Haşdi Şabi güçlerini hedef alan bombalı saldırıda (IED) 1 Haşdi Şabi üyesi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.
  • Ayrıca, Salah il- din Eyaletinde yer alan ve ABD askerlerinin de görev yaptığı Balad Hava Üssüne 14 Haziran gecesi havan saldırısı gerçekleştirildiği. Olayda mal ya da can kaybı meydana gelmediği raporedildi. 22 Haziran’da ABD askerlerinin de bulunduğu Balad askeri üssünden Lockheed Martin ve Sallyport firmaları için çalışan yabancı işçilerin artan güvenlik endişelerinden dolayı tahliye edilmesi için hazırlık yapıldığı rapor edilmesine rağmen, ABD yetkilileri böyle bir tahliye planının olmadığını açıkladı. Artan güvenlik endişelerinden dolayı Irak güvenlik güçlerinin ABD askerlerinin bulunduğu üslerde güvenlik tedbirlerini arttırdığı görüldü. ABD üslerine yapılan saldırıların bölgedeki güvenlik endişelerini arttırdığı tahmin edilmektedir.
  • Dönem içerisinde ayrıca Irak ordu birlikleri ve Haşdi Şabi güçleri Salah il-din vilayetinin Tikrit veBaji’ninkuzey doğu bölgelerinden ve Salah il-din- Diyala vilayetleri arasında Omar Manda, Umm al Ghezlan ve Snidij köylerinin kırsal alanlarında DEAŞ terör örgütü hücrelerine karşı hava destekli geniş çaplı operasyonlar başlattığı rapor edildi.
  • Diyala vilayetinde, güvenlik durumunda kayda değer bir değişiklik görülmemiş olup, özellikle IKBY ile tartışmalı olan bölgelerde güvenlik durumunda nispeten bir bozulma kaydedilmiştir. Dönem içinde düşük ölçekli DEAŞ terör eylemlerinin yanı sıra mezhep gerginliklerinin ve yerel uyuşmazlıkların neden olduğu tahmin edilen olaylarda rapor edilmiştir. DEAŞ terör örgütünün yerel hücrelerinin eylemlerinin çoğunlukla Jalawla, Khanaqin Diyala Nehiri Vadisi boyunca ve Hamrin Dağı bölgelerinde daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir.
  • Diyala’nın özellikle tartışmalı olan bölgelerinde terör olaylarında nispeten bir artış gözlemlenirken hava destekli Irak Güvenlik güçleri ve HalkSeferberlik gücü (Haşdi Şabi) Diyala-Salah il-Dinsınırında Hamrin dağı, Khanaqin, Jalawla, AbuSaida and Muqdadiyah bölgelerinde DEAŞ terör örgütünün hücrelerine karşı operasyonları düzenlemeye devam ettiği görülmüştür. Bukapsamda, Federal Polis ve Haşdi Şabi tarafından desteklenen Irak ordusu, 16 Haziran’da Baqubah’ın 55 kilometre kuzeyindeki Hamrin Havzası’nda DEAŞ terör hücrelerini temizlemek için geniş çaplı bir askeri operasyon başlattığırapor edildi.
  • Diyala’nın tartışmalı bölgelerden biri olan
    Baquba’nın kuzeydoğusunda bulunan Abu
    Saydah’nın kuzeyinde bulunan Abu Khinazir
    köyünden dönem başında 50’den fazla ailenin
    bölgede meydana gelen olaylardan ve artan
    güvenlik endişelerinden dolayı Diyala’da daha güvenli olan diğer bölgelere göç ettiğine dair haberler rapor edildi.
  • Dönem içinde Diyala bölgesinde kayda değer terör olayları olarak; Baquba’nın kuzeydoğusunda Abi Saida bölgesinde, Abu Khanazi köyünün kuzeyinde 01 Haziran günü kimliği belirsiz silahlı kişilerin saldırısında bire aileden 3 sivil hayatını kaybetti. Baqubah’ın 21 km güneyindeki Beni Zayd köyünde 04 Haziran’da bir kontrol noktasına DEAŞ terör örgütünün düzenlediği silahlı saldırıda 2 asker yaralandı. 08 Haziran’da Diyala’nın Balad Ruz bölgesinde Mandali kasabasının kırsal alanında Irak güvenlik güçleri ile DEAŞ terör örgütü üyeleri arasında çıkan çatışmada 1 terörist ölü ele geçirilirken,çatışmada 1 polisin yaralandığı bildirildi. Aynı gün Khanaqin bölgesinde Yousf Beg köyünde bir tarlada el yapımı bir bombanın (IED) patlaması neticesinde 1 kişi yaralandı. 20 Haziran’da Khanaqin bölgesinde Corniche sokağında ünlü bir kafenin yakınında bir intihar bombacısının düzenlediği saldırıda 3 kişi yaralandı. 29 Haziran günü Diyala vilayeti Khanaqin’de, Shafiq köyünde bulunan Haşdi Şabi güçlerine karşı DEAŞ terör örgütünün düzenlediği silahlı saldırıda 3 Haşdi Şabi üyesi yaralandı. Aynı gün, Baquba’nın yaklaşık 15 km güneybatısında bulunan Hüseyin El Hamadi köyü yakınlarında bulunan askeri kontrol noktasına kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği saldırıda 1 asker hayatınıkaybetti. 30 Haziran’da Diyala’nın Jalawla bölgesindeki Sheykh Bawa köyünde meydana gelen bombalı saldırıda (IED) 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı.

Dönem içinde DEAŞ terör örgütü hücrelerinin Diyala’nın özellikle IKYB ile tartışmalı olan bölgelerinde tarım alanlarını ateşe verme eylemlerine devam ettiği, bölgede güvenlik endişelerinin artmasına neden olduğu ve etkinliğini genişletmeye çalıştığı tahmin edilmektedir.

Kuzey bölgesinde özellikle Nineva’nın güneyi, Salaha-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerde DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin gelecek dönemde de özellikle kırsal alanlarda benzer saldırılara devam etmesi beklenmektedir. Suriye’den Irak’a sızan DEAŞ terör örgütü hücrelerinin bölge için orta ve uzun vadede riskoluşturabilecekleri tahmin edilmektedir. Irak’ta özellikle kuzey bölgelerinde, intihar saldırıları gerçekleştirme planlarını devreye sokma riskinde bir artış olabileceği değerlendirilmekte.

Aynı zamanda, Güvenlik güçlerinin devam eden operasyonlarına rağmen, DEAŞ terör örgütünün tartışmalı bölgelerdeki özellikle kırsal alanlarda Güvenlik güçleri arasında koordinasyon ve iletişim yokluğundan faydalanarak Kerkük, Diyala ve Musul eyaletlerinde yeniden örgütlenmeye çalıştıkları ve faaliyetleriniarttırdıkları tahmin edilmektedir.

Bununla beraber, DEAŞ terör örgütünün eylemlerinin görüldüğü, özellikle Halk Seferberlik (Haşdi Şabi) güçleri tarafından kontrol edilen bölgelerde, mezhepsel şiddet olayları meydana gelme riski beklenebilir. Diyala’nın Khanaqin ve Jalawla gibi kuzey bölgelerindeki görülen Etnik-mezhepsel gerilimler ve DEAŞ saldırılarında görülen artışın bölgede Etnik-mezhepsel tahrikler yaratmak için olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca, PKK terör örgütünün Sinjar bölgesinde tehdit ve eylemleri ile bölgedeki gerilimi arttırdığı, ilerleyendönemlerde PKK terör örgütünün bölgede etkinliğini arttırmak için bölge halkına baskılarını artıracağı ve bölge güvenliğine bir risk olmaya devam edeceği tahmin edilmektedir.

Kerkük ve Diyala gibi özellikle tartışmalı bölgelerde DEAŞ’a karşı yürütülen operasyonlarda Irak merkezihükümeti güçleri ile IKBY’ne bağlı Peşmerge arasındaki iletişim ve koordinasyon eksikliğinin bölgede güvenlik boşluğu yarattığı ve DEAŞ terör örgütü hücrelerinin bu boşluktan yararlanarak yeniden örgütlenmeye çalıştıkları ve faaliyetlerini arttırdıkları tahmin edilmektedir. IKBY’nin tartışmalı bölgelerde özellikle Kerkük’te Bağdat merkezi hükümetini zorlamak amacıyla gerginliğe neden olacak eylemlere devam etmesidurumunda bölgenin istikrarına önemli derecede zar vereceği, tartışmalı bölgelerde DEAŞ’ın eylemlerinde artışlara neden olabileceği ve yerel halkın güvenlik endişelerinin artacağı bu nedenle bölgelerde istenmeyen göçlere sebep olabileceği değerlendirilmektedir.

Ek olarak, kuzey bölgelerinde özellikle IKYB ile tartışmalı olan bölgelerde, hasat zamanı ile birlikte DEAŞ terör hücrelerinin bölgedeki tarım alanlarını ateşe vererek yeni bir saldırı taktiği kullanması ve vur-kaç tipi saldırılar ile DEAŞ’ın bölgede varlığını sürdürdüğünü göstererek halk arasında güvenlik endişelerini arttırma ve Irak Merkezi hükümetinin siviller için güvenliği sağlama kabiliyetini zayıflatma çabası olarak değerlendirilmektedir.

Aynı zamanda DEAŞ terör örgütünün özellikle Kerkük’ün Havja (Hawijah) bölgesinde yerel yöneticilere,kamu tesislerini hedef alan saldırılarına benzer saldırılarını diğer bölgelerde de gerçekleştirebileceği bu saldırılar ile halkı kamu hizmetlerinden mahrum etmek ve hükümete karşı eylemlere zorlamaya çalışacağı öngörülmektedir.

Musul’un güney ve batısında, Diyala ilinin kuzeyinde ve Kerkük’ün güney- güneybatı bölgelerinde DEAŞfaaliyetlerinin devam etmesi, özellikle Irak’ın kuzey bölgelerinde, DEAŞ hücrelerinin etkinliğini arttırma çabasında olduğu ve farklı asimetrik saldırılar gerçekleştirerek terör örgütünün orta ve uzun vadede bölge güvenliğinde risk oluşturmaya devam edeceği ve bölgeyi istikrarsızlaştırabileceği değerlendirilmektedir.

Batı Bölgesi (Al-Anbar)

Haziran dönemi içinde, Anbar vilayetinin genel güvenlik durumunda önemli bir değişiklik olmamıştır. Büyük çaplı terör olayları kaydedilmemiş olmasına rağmen batı ve kuzey batı bölgelerinde özellikle Al Qaim, Rutbah ve Ramadi bölgelerinde DEAŞ terör örgütünün Irak Güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan düşük seviyeli bombalı (IED) ve vur-kaç tipi silahlı saldırılarının devam ettiği görülmüştür.

DEAŞ terör örgütünün Suriye sınırdan Anbar’ın batısında kırsal alanlara sızdığı değerlendirilmektedir. Bukapsamda, Anbar vilayetinin Rutbah, Hit, Hadithah ve Al Qaim çevresindeki kırsal ve çöl alanlarında, Sünni aşiret güçleri ile beraber Irak Güvenlik Güçlerinin ve Haşdi Şabi kuvvetlerinin DEAŞ hücrelerini hedef alan operasyonlarını yoğunlaştırdığı ve birçok hava destekli operasyon gerçekleştirdiği gözlemlenmiştir. Dönem içinde, Irak Güvenlik güçleri ve Haşdi Şabi güçlerinin operasyonlarının, ağırlıklı olarak Rutbah’nın geniş çöl alanlarında ve Suriye sınırı boyunca yoğunlaştı ayrıca Suriye sınır bölgesi boyunca ek kontrol noktaları kurulduğu ve düzenli keşif faaliyetlerinin arttırıldığı rapor edilmiştir.

Bu kapsamda, Anbar’ın batısında Hit bölgesi kırsal alanında Irak güvenlik güçleri ve Sünni Aşiret güçlerinin 05 Haziran’da hava destekli düzenlediği operasyonda DEAŞ terör örgütün sözdeliderlerinden biri ( Abu Muslim Iraqi olarakta bilinen, Abdullah Al- Farhan) ve 6 terörist ölü ele geçirildi. 06 Haziran’da El Baghdadi bölgesinde Irak güvenlik güçlerinin düzenlediği bir operasyonda, Ramazan Bayramı sırasında sivillere yönelik büyük bir intihar saldırısı planladıklarıtespit edilen 7 DEAŞ’lı terörist ölü ele geçirildi. Ayrıca, Kerbela il sınırına yakın Anbar’ın Rahhaliyah bölgesinin çöl olan bölgelerinde Irak Güvenlik güçlerinin düzenlediği bir operasyonda 2 DEAŞ’lı terörist etkisiz hale getirildi. Anbar’ın batısında, Akkas gaz sahasının güneyinde ABD liderliğindeki bir koalisyon güçlerinin düzenlediği hava saldırısında 3 DEAŞ’lı militan öldürüldü ve üç motosiklet ile bir sığınağın imha edildiği bildirildi. Anbar’ın batısındaki Hit bölgesinde kırsal alanda 18 Haziran’da Irak güvenlik güçlerinin DEAŞ hücrelerini temizlemek için başlatılan operasyonda terör örgütüne ait sığınakların imha edildiği ve bir çok mühimmatın ele geçirildiği rapor edildi. 21 Haziran’da Anbar’ın batısında çöl bölgesindeki bir arama-tarama operasyonu sırasında 3 DEAŞ militanının öldürüldüğünü açıkladı. 24 Haziran günü Anbar’ın batısında Wadi Hauran bölgesinde Irak Hava Kuvvetleri tarafından DEAŞ terör örgütü üyelerine ait bir aracı hedef alan hava saldırısında 5 teröristin öldürüldüğübildirildi.

  • Anbar vilayetinde dönem içinde meydana gelen kayda değer olaylar olarak; 02 Haziran’da Al-Rutbah’ın kuzeydoğusunda El Husayniyat bölgesindeki Güvenlik güçleri ile DEAŞ terör örgütü arasında yaşanan silahlı çatışmada 1 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti, 3 güvenlik görevlisi yaralandı. Ayrıca çıkan çatışmada 7 teröristin etkisiz hale getirildiği rapor edildi. 04 Haziran’da Ramadi’nin batısında, Al-Qaim bölgesindeki Rummaaneh’ın kuzeyinde kırsal alanda motosiklet kullanan ve el yapımı bomba (IED) taşıyan bir intihar bombacısı ölü olarak ele geçirildi. Haditha’nın batısında Al-Madham köyünde 04 Haziran günü bir mayın patlamasında 2 köylü hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. 05 Haziran günü Hit’in Al-Baghdadi bölgesinde yer alan Houran Vadisindeki bir güvenlik noktasına kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği vur-kaç tipi silahlı saldırıda 2 güvenlik görevlisi yaralandı. 08 Haziran’da Ramadi’nin batısında Al-Baghdadi bölgesinde Mahbubiya köyünde bir polisin evinin kapısına yerleştirilen el yapımı bombanın patlaması sonucu, polis memurunun yaralandığı rapor edildi. 21 Haziran’da Felluce’de meydana gelen el yapımı bombalı saldırıda 1 asker yaralandı. 24 Haziran’da, Ramadi Bölgesinde aracının yakınında bir el bombasının patlaması nedeniyle bir güvenlik üyesi hayatını kaybetti.
  • Anbar’ın doğusunda, Felluce, Ramadi ve çevre ilçelerinde güvenlik güçlerinin suç örgütlerine ve terör şüphelilerine yönelik tutuklama ve operasyonlar gerçekleştirdiği, bu bölgelerde yoğun güvenlik önlemleri ve kontroller uygulandığı gözlemlenmiştir. Devam eden operasyonlar ve güvenlik önlemlerinedeniyle dönem içinde Felluce ve Ramadi bölgelerinde kayda değer bir terör olayı görülmemiştir.Bununla beraber Felluce ve Ramadi bölgelerinde meydana gelen bazı olayların yerel anlaşmazlıklardan kaynaklandığı değerlendirilmektedir.
  • Aynı zamanda, açık kaynaklardan birinde yer alan habere göre, DEAŞ terör örgütünün sözde lideri El Bağdadi’ni Anbar’ın batısında Al- Rutbah’ın kuzeyinde El Husayniyat bölgesindeki çöl alanda bulunan sığınaklarda saklandığını açıkladı.Anbar vilayetinin sınır bölgesinde, çöl ve kırsal alanlarında DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin gelecek dönemde de benzer saldırılara devam etmesi beklenmektedir. Terör örgütünün bu saldırılar ile bölgede varlığını sürdürdüğünü gösterme çabası içinde olacağı değerlendirilmektedir. Aynı zamanda Suriye’den Irak’a sızan ve Irak içinde bulunan DEAŞ hücrelerinin orta ve uzun vadede Anbar’ın batısında etkinliğini arttırma çabası ile güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan asimetrik terör saldırıları gerçekleştirebileceği ve bölge güvenliğinde uzun vadede bir risk olmaya devam edeceği ve kırılgan bir yapı sergileyen güvenliği istikrarlaştırabileceği tahmin edilmektedir.Ayrıca birçok yerel güvenlik kaynağı, Felluce’de meydana gelen olayların büyük bir bölümünün terör ile bağlantılı olmadığı, genellikle yerel aşiret anlaşmazlıkları yada finansal sorunlar nedeniyle ortaya çıkan olaylar olarak tahmin etmektedir.Bölgede artan ABD-İran gerginliğinin yarattığı güvenlik endişelerinin yanı sıra, ABD’nin bölgede Tahran, Bağdat, Şam ve Beyrut’tan oluşan bağlantı noktalarını ve bölgedeki büyük miktarda gaz kaynağını kontrol etmeye çalıştığı, bu kapsamda bölgedeki askeri varlığını arttırdığı tahmin edilmektedir. İran ve Amerika arasında devam eden gerginliğin bölgede DEAŞ ile mücadele kapsamında görev yapan ABD askerleri ile İran destekli Haşdi Şabi güçleri arasında gerilime neden olduğu ve bu gerilimin önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği değerlendirilmektedir.

Güney Bölgesi (Basra, Babil, Kerbela, Nejef, Wasit, Maysan, Muthanna, Diwaniye, DhiQar)

Irak’ın güney bölgelerinde güvenlik durumunda kayda değer bir değişiklik olmamış, istikrarlı bir düzeyde ve sakin olduğu görülmüştür. Ancak dönem içinde, Babil eyaletinin Jurf Al-Sakhar bölgesinde düşük ölçekli terör eylemleri görülmüştür. Babil vilayetinin Jurf Al-Sakhar bölgeside 04 Haziran’da Jaafar el-Nasr kampına DEAŞ terör örgütünün düzenlediği bir saldırının Haşdi Şabi güçlerince püskürtüldüğü bildirildi. Saldırının ardından bölgede başlatılan arama tarama operasyonunda DEAŞ terör hücrelerine ait bir sığınakta çeşitli mühimmattın ele geçirildiği ve sığınağın tahrip edildiği bildirildi. Ayrıca, 06 Haziran’da, Jurff el Nasir bölgesinde Haşdi Şabi güçlerini hedef alan el yapımı bombalı (IED) saldırıda 1 Haşdi Şabi üyesi yaralandı.

Basra ve güney bölgelerinde istihdam, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzlukların sona ermesi ile ilgili protesto eylemlerinin artarak devam ettiği gözlemlenmiştir. Dönem içinde güney bölgelerinde gerçekleşen gösteriler genellikle küçük ölçekli olup, yol kapama ve lastik yakma olayları şeklinde meydana gelirken dönem içindekayda değer büyük olay olarak, 28 Haziran’da Basra’nın merkezinde, toplanan yüzlerce gösterici kamu hizmetlerinin iyileştirilmesini ve yolsuzlukla mücadelenin daha iyi olmasını talep eden geniş çaplı bir gösteri düzenlendiği, bazı göstericilerin İl Konsey Başkanının ve Basra Valisinin evlerine girmeye çalışan eylemcilere polisin müdahale ettiği, çıkan olaylarda bir dizi göstericinin yaralandığı rapor edildi. Ayrıca, yerel makamların Basra’da aşiretler arası şiddeti azaltmak için girişimlerde bulunmaya devam ederken, dönem içinde güney bölgelerinde aşiretler arası anlaşmazlık ya da kişisel uyuşmazlıklardan kaynaklandığı tahminedilen silahlı çatışmaların meydana geldiği ve bir takım sivil kayıplara neden olduğu gözlemlenmiştir.

Ek olarak, Dönem içinde Basra’nın Batı Qurna 1 petrol alanında çalışan, geçen dönemde İran ve ABD arasında artan gerilimin ardından güvenlik tedbiri olarak tahliye edilen, Exxon Mobil firmasının yabancı personelin çalışma alanına geri dönmesinin ardından. Basra’nın Zubayr bölgesi yakınında Exxon Mobil firması da dahil olmak üzere yabancı petrol şirketleri tarafından kullanılan Burjisiyah bölgesindeki yerleşim ve operasyon merkezine 19 Haziran’da düzenlenen roketli saldırının ardından ExxonMobil’in bir kez daha yabancı personelini güvenlik endişeleri nedeniyle petrol sahasından tahliye edildiği görülmüştür. Bunun yanında, roketli saldırının ardından, Basra ‘da faaliyet gösteren Shell firması yaptığı açıklamada, Irak’taki tüm personelinin güvende olduğunu ve ülkedeki operasyonlarının normal olarak devam ettiğini, güvenlik

page13image7668544

durumunu yakından takip ettiklerini ve yerel yetkililerle irtibatta olmaya devam ettiklerini açıkladı. Ayrıca, Irak Petrol Bakanlığı’nın saldırının ardından, Irak’ın güneyindeki Basra eyaletinde bulunan petrol tesislerindegüvenliği artırmak için ek tedbirler aldığı görüldü.  Dönem başlarında, Basra’da El bombası ve el yapımı bomba (IED) ile yapılan saldırılarda nispeten bir artış kaydedilmiştir. Bu kapsamda Basra’da meydana kayda değer olaylar olarak; 02 Haziran’da Basra’da buluna Irak Komünist Partisi ofisine kimliği belirsiz kişilerce bombalı saldırı düzenlendiği, binada maddi hasar meydana geldiği bildirildi. 02 Haziran gecesi, Basra’nın Hay al Zahriya semtindeki Petrol Eğitim Merkezine yakın bir kafeyi hedef alan el bombalı bir saldırı rapor edildi. Basra’da Irak Komünist Partisi ofisine düzenlenen saldırıdan bir gün sonra, 03 Haziran’da benzer bir saldırı, liderliğini Irak’ın eski başbakanı Nouri Al-Maliki’nin yaptığı İslam Dawa Partisi bürosuna kimliği belirsiz silahlı kişilerce el bombalı saldırı düzenlendiği, binada maddi hasar meydana gelirken, herhangi bir zayiat olmadığı açıklandı. 25 Haziran’da Basra’nın Mufqiya bölgesinde kimliği belirsiz silahlı kişiler El-Azzun aşireti lideri Şeyh Emad El-Boujaja’yı taşıyan aracı hedef alan bir silahlı saldırı gerçekleştirdiği, saldırıda aşiret reisinin yaralandığı bildirildi.

Bununla beraber, Basra’da istihdam, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzlukların sona ermesi ile ilgili düşük ölçekli protesto eylemlerinin artarak devam ettiği görülürken 20 Haziran’da Basra’da yolsuzluklara, işsizliğe, elektrik kesintilerine, su eksikliğine ve yerel petrol endüstrisindeki yabancı işçilere karşı geniş çaplı gösteriler düzenlendi. Ancak hava sıcaklıklarının atması ile beraber kamuhizmetlerindeki yetersizlik devam etmesi durumunda protesto eylemlerinde nispeten bir artışolabileceği ve gösterilerin şiddet eylemlerine dönüşme riski olduğu tahmin edilmektedir.

Aynı zamanda Basra bölgesinde aşiretler arası anlaşmazlık ya da kişisel uyuşmazlıklardan kaynaklandığı tahmin edilen küçük çaplı silahlı çatışmaların ve suç olaylarının meydana geldiği gözlemlenmiştir. Basra merkezinde 19 Haziran’da iki aşiret arasında kaynaklanan anlaşmazlıktan dolayı meydana gelen çatışmaya müdahale eden Irak güvenlik güçleri 3 kişiyi gözaltına alırken, çatışmada kullanılan hafif silahlarına el konulduğu rapor edildi. Maysan’da 28 Haziran’da, Karasha bölgesinde siviller arasında çıkan silahlı çatışmada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı.

Dönem içinde güney bölgelerinde geniş çapta herhangi bir gösteri yapılmadı, ancak Kerbela’da, sınırlıelektrik verilmesi nedeniyle düzenlen protesto eylemleri rapor edildi. Aynı zamanda Hilla, Diwaniyah, Maysan, Nejef ve Dhi Qar’da iş ve daha iyi kamu hizmeti talep eden yada yerel şikayetlerle ilgili küçük ölçekli bir dizi gösteriler düzenlendiği görülmüştür. Protesto gösterilerinde kayda değer olaylar yaşanmadığı bildirildi.

Ayrıca, Maysan’ın Ebu Rummaneh bölgesinde 10 Haziran’da meydana gelen aşiretler arası anlaşmazlıktan meydana gelen çatışmada 2 kişi yaralandı.

Hilla’nın kuzeyinde, Jurf al-Sakhar bölgesinde 15 Haziran’da Haşdi Şabi güçlerine ait araçları hedefalan yol kenarına döşenmiş bombalı saldırıda 2 Haşdi Şabi üyesi yaralandı. Hilla’nın kuzeyindeki Jorfal-Nasr bölgesinde 19 Haziran’da Haşdi Şabi güçlerinin bulunduğu bir kontrol noktasının yakınına 3 Katyuşa roketi isabet ettiği, olayda bir zaiyat meydana gelmediği bildirildi.

Wasit vilayeti, Kut bölgesinde 28 Haziran’da yerel bir Pazar yeri yakınlarında el yapımı bombanın patlaması nedeniyle maddi hasarın meydana geldi, ancak zayiat olmadığı rapor edildi.Basra’daki güvenlik durumu sakin ve istikrarlı düzeye dönmesiyle beraber, Bölgede devam eden siyasi gelişmeler ve kamu hizmetlerindeki yetersizlikler küçük çaplı gösterilerin yeniden başlamasına neden olduğu gözlemlenmiş olup, ülke genelindeki siyasi gerilimlerin ve yetersiz kamu hizmetlerinin sürmesi durumunda sıcaklıkların artması ile beraber gösterilerin şiddete dönüşme riski olduğu değerlendirilmektedir.Aynı zamanda, Basra eyaletinde ve bölgede devam eden siyasi gerginlikler ile beraber Basra vilayetinin yarı özerklik için referandumuna gitme seçeneğini hayata geçirmesi ile Dhi Qar vilayetinin de yarı özerklik yapı içinde yer almak için resmi talebinin ardından Maysan ve Muthanna gibi diğer vilayetlerinde yarı-özerklik yapıya dahil olabilecekleri tahmin edilmektedir. Güney bölgelerinde yarı-özerklik için referandumun hayata geçirilmesi durumunda bölgenin istikrarına zarar verebileceği ve aşiretler arası çatışmalarda artış olabileceği değerlendirilmektedir.

Bununla beraber, kişisel uyuşmazlıklar nedeniyle yaşanan ve aşiretler arası gerginliklerden kaynaklanan düşük düzeydeki olayların Basra ve güney bölgelerinde görülmeye devam etmesi muhtemeldir. Özellikle güney bölgelerinde, aşiretler arası anlaşmazlıkların hafif silahların kullanıldığı silahlı çatışmalara dönüşme ve sivil kayıplara neden olma riski mevcuttur. Aynı zamanda bölgede artan İran-Amerikan gerginliğinin devam etmesi,Basra ve diğer güney bölgelerinin güvenliği için risk olmaya devam edeceği değerlendirilmektedir.

Bağdat

Bağdat merkezde, uzun zamandır meydana gelen terör ve suç olaylarında kayda değer bir azalma gözlemlenmesi ile beraber bu dönemde Bağdat’ın kuzeyinde, Tarmiyah bölgesinde Ramazan bayramının ilk günü olan 04 Haziran’da arama tarama faaliyetinde olan güvenlik güçlerini hedef alan yol kenarına döşenmiş bomba ile gerçekleştirilen ve 6 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği, 4 görevlinin yaralandığı terör saldırısı ve 21 Haziran günü Bağdat’ın doğusunda Baladiyat bölgesinde bir Şii camisini hedef alan bombalı saldırıda 7 kişinin hayatını kaybetti, en az 20 kişinin yaralandığı terör olayları Bağdat’ın güvenlik durumunda kayda değerbir değişikliğe neden olmamıştır. Ayrıca, Geçtiğimiz dönemde ön plana çıkan İran ve Amerika arasında artangerginlikten sonra dönem içinde ülke genelinde ABD üslerini ve tesislerini hedef alan bir dizi roketli saldırının ve Bağdat’ın kuzeyindeki ABD kuvvetlerinin de görev yaptığı Taji askeri üssüne 17 Haziran’da en az üç roketin isabet etmesi, Bağdat’taki mevcut güvenlik endişelerini arttırdığı tahmin edilmektedir. İran ve Amerika arasındaki gerilimi artırabilecek provokatif bir eylem olma riskine rağmen yabancı ticari kuruluşlar ve firmalar başkent Bağdat’ta rutin faaliyetlerine devam ettiği gözlemlenmiştir.

Bu olayların dışında Bağdat’ta kayda değer bir terör olayı yaşanmamış, nispeten olaysız bir dönemi geçirmiştir. Bununla beraber, Uzun yıllardır sivil halka kapalı olan, sosyal ayrımcılığın ve işgalin sembolü haline dönüşen Yeşil Bölgenin (Green Zone yada IZ) Ramazan bayramının ilk günü itibariyle 7/24 kamu trafiğine açılması Bağdat’tın güvenlik durumundaki olumlu gelişmenin önemli bir göstergesi olduğu değerlendirilmektedir.

Dönem içinde Bağdat’ta, düşük düzeyde şiddet ya da suç olayları görülürken büyük çaplı bir olayyaşanmamıştır. Meydana gelen olayların büyük çoğunluğu Bağdat’ın kuzey ve doğu bölgelerinde bulunan Adhamiyah, Sadr City ve New Baghdad bölgelerinde meydana geldiği görülürken, meydana gelen olayların terör faaliyetinden ziyade yerel anlaşmazsızlıklar ve çatışmalara bağlı olarak gerçekleştirilmiş olabileceğitahmin edilmektedir. Ayrıca, Irak Güvenlik Güçlerinin başkentin farklı bölgelerinde, özellikle suç olayları ile ilgili çok sayıda tutuklama operasyonları gerçekleştirdiği rapor edildi. Bu kapsamda 18 Haziran’da Bağdat’ın kuzeyinde Tarmiyah bölgesinde hava destekli Irak güvenlik güçleri DEAŞ terör örgütü hücrelerine karşı geniş çaplı bir operasyon başlattı.

Bağdat merkezinde Tahrir Meydanı’nda, Rusafah (nehrin doğusu) ve Karkh (nehrin batısı) bölgelerinde birkısım hükümet binaları önünde dönem boyunca yerel şikayetler yada istihdam talepleri üzerine küçük ve ortaölçekli bir dizi gösteriler düzenlendiği, gösterilerde kayda değer herhangi bir olayın yaşanmadığı görülmüştür.Ancak, 27 Haziran gecesi Bağdat’ın Al-Mansur bölgesinde bulunan Bahreyn büyükelçiliği önünde toplanan yüzlerce gösterici Bahreyn’de düzenlen Filistin ile ilgili ekonomik konferansa katılımı protesto etmek için gösteriler düzenlediği, göstericilerin elçilik binası duvarlarını aşarak Bahreyn bayrağını Filistin bayrağı ile değiştirdiği ayrıca bazı göstericilerin ABD ve İsrail bayraklarını yaktığı görüldü. Şiddete dönüşen eylemler nedeniyle göstericilere müdahale eden Irak güvenlik güçleri en az 54 göstericiyi tutukladığı rapor edildi.Ayrıca, 30 Haziran günü Bağdat’ın Al Waziriya bölgesinde Türkiye vize ofisi önünde toplanan bir grup vize ücretlerini protesto etmek için küçük çaplı gösteri düzenlediği, kayda değer bir olayın olmadığı bildirildi

  • Bu dönem içinde Başkent Bağdat’ta meydana gelen kayda değer olaylar olarak; Bağdat’ın kuzey doğusunda Hussainiat al-Ma’amel bölgesinde 11 Haziran’da Irak güvenlik güçlerinin bir suçluyu tutuklamak için düzenlediği operasyonda, şüpheli şahsın askerleri hedef alan el bombalı saldırısında 1 asker hayatını kaybetti, 4 asker yaralandı. Olayın terör ile bağlantısı olmadığı bildirildi. 13 Haziran’da Bağdat’ta Abu Nawas Caddesi’nde alkol satan bir dükkânı hedef alan bombalı saldırıda 2 sivil yaralandı. Aynı günün akşam saatlerinde Karrada semtinde bir eve havan topu isabet ettiği olayın herhangi bir can kaybına yol açmadığı ancak maddi hasar meydana geldiği bildirildi. 14 Haziran’da Bağdat’ın merkezinde Shorjah bölgesinde Al Wathba Meydanı’nda ve Bağdat’ın kuzeyinde Shula bölgesinde küçük ölçekli iki ayrı patlama meydana geldiği, her iki olayda da can kaybı olmadığı raporedildi. 21 Haziran’da Bağdat’ın doğusunda Baladiyat bölgesinde bir Şii camisini hedef alan bombalı saldırıda 7 kişi hayatını kaybetti, en az 20 kişi yaralandı. 23 Haziran’da Bağdat’ın güney batısında Bayaa bölgesinde bir bombanın patladığı, olayda her hangi bir zayiat olmadığı bildirildi. Bağdat’ın doğusunda Ur semtindeki bir kültür merkezine 27 Haziran günü akşam saatlerinde kimliği belirsizmotosiklet kullanan silahlı kişilerin düzenlediği el bombalı saldırıda 3 kişi yaraladı. 29 Haziran’da Bağdat’ın doğusunda Kamaliyah bölgesinde kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti.
  • Haziran döneminde, Bağdat’ın dış bölgelerinde kayda değer terör olayları özellikle kuzeydeki Tarmiyah bölgesinde kaydedilmiştir. Bu kapsamda; 04 Haziran günü Bağdat’ın kuzeyinde, Tarmiyah bölgesinde arama tarama faaliyetinde olan güvenlik güçlerini hedef alan yol kenarına döşenmiş bombalı saldırıda 6 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti, 4 görevli yaralandı. Patlama sonrası çıkan çatışmada 3 terörist ölü ele geçirildiği bildirildi. Yine, Tarmiyah bölgesinde 07 Haziran günü Al- Nabai köyünde kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği saldırıda, 1 kişi hayatını kaybetti,3 kişi yaraladı.
  • Bağdat’ın kuzeyinde, Husseiniya bölgesinde 16 Haziran’da kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti. Yine aynı gün Bağdat’ın kuzeyinde, Taji bölgesinde kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti. 19 Haziran’da Bağdat’ın güneydoğusunda Mada’in bölgesinde iki grup arasında çıkan tartışmanın silahlı çatışmaya dönüşmesi sonucunda 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı.

Bunun dışında diğer bölgede önemli derecede bir terör olayı rapor edilmemiş olup nispeten sakin bir dönem gözlemlenmiştir. Meydana gelen bazı düşük seviyeli olayların, yerel allaşmazlılardankaynaklanan olaylar olduğu tahmin edilmektedir.

ABD işgalinden bu yana yaklaşık 16 yıldır sivil halka kapalı olan ve beton bloklar ile çevrili Bağdat’ın en korunaklı yeri, Yeşil Bölgenin (Green Zone) tamamen kamuya tekrar açılması, çeşitli bölgelerde uzun yıllardır kapalı olan diğer yollarında trafiğe açılması ve başkentin merkezinde 100’den fazla kontrol noktasının ve kamu binalarını çevreleyen beton bariyerlerin (T-Wall) kaldırılması, Bağdat’tın güvenlik durumundaki olumlu gelişmenin bir göstergesi olduğu değerlendirilmektedir.

Ancak, Bağdat’ta görülen güvenlik durumundaki iyileşmeye rağmen, siyasi gerginlikler ve etnik yapısı nedeniyle kırılgan bir güvenlik yapısına sahip olmasından dolayı şehir merkezinde ve kenar mahallelerindeterör örgütlerinin bombalı saldırı ya da benzeri terör olayları düzenleyebileceği tahmin edilmektedir. Ayrıca, Bağdat’taki Bahreyn büyükelçiliğine düzenlenen saldırının sorumluluğunu İran destekli Hizbullah grubunun üstlendiği rapor edilmesinden sonra İran destekli Şii milis güçlerin benzer eylemleri ile Bağdat’ın güvenlik istikrarına risk olabileceği değerlendirilmektedir.

Buna ek olarak, Bağdat’ın dış bölgelerinde Taji, Abu Garib, Arab Jibour ve Mada’in bölgelerinde düşük düzeyli el yapımı bombalı (IED) ve silahlı saldırılarılar rapor edilmiş olup, bu saldırıların düşük seviyeli terör saldırıları yada terör ile bağlantılı olmayan muhtemelen yerel grupların iç çatışması yada anlaşmazlıkları neticesinde meydana gelmiş olabileceği değerlendirilmektedir.

4. ÖNEMLİ OLAYLAR/TARİHLER

5. SONUÇ ve DEĞERLENDİRME

Ülke genelinde geçmiş yıllara göre terör eylemlerinde büyük ölçüde bir azalma görülmesine rağmen Musul’un içinde bulunduğu, Nineva, Anbar, Salaha il-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerde düşük seviyelide olsa terör olayları görülmeye devam etmiştir. DEAŞ terör örgütü,Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) ile tartışmalı durumda olan alanlarda, özellikle Salah il-din’in kuzey, Nineva’nın güney ve batı, Kerkük’ün güney-güneybatı ve Diyala’nın kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde hasat zamanı ile birlikte tarım alanlarını ateşe vererek yeni bir saldırı taktiği kullanmaya başladığı değerlendirilmektedir. Bölgede varlığını artırmak isteyen DEAŞ terör hücrelerinin Irak’ta özellikle kuzey ve batı bölgelerinde, intihar saldırıları gerçekleştirme planlarını devreye sokma riskinde bir artış olabileceği tahmin edilmektedir. Anbar vilayetinin batısında ve Kuzey bölgesinde özellikle Nineva’nın güneyi, Salah il-din, Diyala ve Kerkük gibi karışık etnik ve mezhebin olduğu vilayetlerde,DEAŞ terör örgütü hücrelerinin gelecek dönemlerde de özellikle Şii güvenlik güçleri tarafından kontrol edilen kontrol noktaları ve karakolları aynı zamanda sivilleri hedef alabileceği vur-kaç tipi ve El Yapımı Bombalı (IED) benzeri saldırılara devam edebileceği değerlendirilmektedir.

Güvenlik güçlerinin geçtiğimiz dönemde başlattığı ve devam eden operasyonlar nedeniyle Haziran ayı başlarında terör olaylarında bir azalma gözlemlenmesine rağmen dönem sonuna doğru iç ve dış gelişmelerden kaynaklandığı değerlendirilen güvenlik endişeleri ile terör olaylarında artış görülmesi,söz konusu bölgelerde DEAŞ terör örgütünün orta ve uzun vadede bir güvenlik sorunu oluşturmaya devam edebileceği değerlendirilmektedir.

Aynı zamanda, Irak Güvenlik güçlerinin DEAŞ’ın kalan hücre yapılanmasını temizlemeye yönelik çabalarına rağmen, terör örgütünün Suriye sınırına yakın alanlarda, Hamrin Dağı bölgesinde ve Anbar vilayetinin çöl olankırsal bölgelerinde faaliyetler göstermeye devam edebilir. Bununla beraber, Irak Güvenlik Güçlerinin bu bölgelerde DEAŞ terör örgütünün hücrelerine karşı hava destekli operasyonlar icra etmeye devam edeceği görülmektedir.

Ayrıca, Suriye’de DEAŞ terör örgütünün yenilmesi ve alan kaybetmesinin ardından birçok teröristin Irak-Suriye sınırdan Irak’a sızarak, ülkenin batı ve kuzeyinde kırsal alanlara yerleştiği tahmin edilmektedir. Irak’a sızan ve Irak içinde bulunan DEAŞ hücrelerinin orta ve uzun vadede etkinliğini arttırma çabasında olduğu bölgelerde güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan misilleme saldırıları yapma riski oluşturmaktadır. DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerinin devam etmesi orta ve uzun vadede bölge güvenliğinde risk oluşturmaya devam edeceği ve kırılgan bir yapı sergileyen güvenliği istikrarlaştırabileceği tahmin edilmektedir.

Irak’ın Kuzeyinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütünü hedef alan operasyonları nedeniyle, Türkiye karşıtı gösterilerin ve propagandaların yapılacağı bu kapsamda operasyon bölgelerinde pek çok köyün boşaltıldığına ve Türkiye’nin sivil kayıplara neden olduğuna dair terör örgütünün karalama kampanyalarını artırabileceği tahmin edilmektedir. Bununla beraber, PKK terör örgütünün Türk vatandaşlarına ve ticari faaliyetlerine karşı terörist eylemlerde yada Türkiye karşıtı provokasyonlarda bulunabileceği bu nedenle Türk vatandaşlarına karşı bölgede risk oluşturacağı değerlendirilmektedir.

Irak’ın güney bölgelerinde özellikle Basra vilayetinde güvenlik durumun daha sakin ve istikrarlı bir düzeye olmasına rağmen, meydana gelen küçük çaplı ve barışçıl gösterilerin hava sıcaklıklarının artması ile beraberyetersiz kamu hizmetleri nedeniyle yeniden şiddete dönüşmeye başlayabileceği değerlendirilmektedir. Özellikle su ve elektrik gibi kamu hizmetlerinin iyileştirilmesini, daha fazla istihdam olanağı ve yolsuzluklarınsona ermesini talep eden küçük ve orta ölçekli olarak devam edebilecek olan gösterilerin günlük yaşama ve siyasete etkileri nedeniyle Irak’ın gündeminde önemli bir yer tutmaya devam edeceği tahmin edilmektedir.

Ülke genelindeki siyasi gerilimlerin ve yetersiz kamu hizmetlerinin sürmesi durumunda meydana gelebilecekgösterilerin şiddete ve çatışmalara dönüşme riski olduğu düşünülmektedir. Böyle bir çatışma ve istikrarsız durumun radikal terör örgütlerinin yada silahlı grupların yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir. Buna ekolarak, özellikle güney bölgelerinde aşiretler arası anlaşmazlıkların hafif silahların kullanıldığı silahlı çatışmalara dönüştüğü ve bir takım sivil kayıplara neden olduğu görülmektedir. Bu tür aşiretler arası çatışmanın bölgenin güvenlik istikrarına olumsuz etkisi olduğu değerlendirilmektedir.

Bağdat merkezde, son dönemde görülen birkaç terör olayı dışında meydana gelen terör olaylarında kayda değer bir azalma gözlenmekte olup güvenlik durumunda olumlu yönde bir iyileşme göze çarpmaktadır. Sonzamanlarda Irak genelinde, özellikle Bağdat’ta görülen güvenlik durumundaki iyileşmeye rağmen, kırılgan bir güvenlik yapısına sahip olan Irak’ta, patlamaların ve terör olaylarının ülkenin herhangi bir yerinde ve herzaman olabileceği değerlendirildiğinden güvenlik tedbirlerinin en üst seviyede alınması ve rutin faaliyetlerden kaçınmak gerekmektedir.

Bununla beraber, yabancı şirketler ve personeline yönelik tehditlerin ülke genelinde devam etmekte olduğu göz önünde bulundurularak; terör saldırılarının çoğunlukla halkın topluca kullandığı pazar ve alışveriş merkezlerine karşı yapılmaktadır, bundan dolayı bu tür yerlere kısıtlı seyahat edilmelidir. Türbe ve camiler gibi Kutsal yerler potansiyel terör saldırılarına açık tehdit noktaları olarak değerlendirilmesinden dolayı bu noktalara ziyaretler en az seviyede yapılmalıdır. Irak etnik yapı olarak çok karışık bir yapıya sahiptir, yerel personel ile etnik ya da dinsel konularda tartışmaya girilmemeli aynı zamanda Yerel halkın dini, etnik ya dasiyasi sembol ve davranışlarına karşı saygı duyulmalı ve olumlu yada olumsuz tepki verilmemelidir.

Irak’a planlanan seyahatlerden ya da yatırım planlarından önce Irak’taki Türkiye Büyükelçiliğimizin internet sayfasının ziyaret edilmesi, bölge ile ilgili raporların, konsolosluk mesajlarının ve iletişim bilgilerinin gözden geçirmesinin faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

Mehmet NARİN
[email protected]

[Ortadoğu’nun birçok ülkesinde güvenlik ve askeri konular üzerinde çalışan halı hazırda IRAK’ta bulunan Mehmet Narin, Analiz Hattı Stratejik Araştırma Merkez’nin (AHSAM) Güvenlik ve askeri stratejistidir ]

%d bloggers like this: