Cumhurbaşkanı Kamu bankalarına neden kızgın?

Ülkenin kesintisiz bir savaşı yıllardır yaşadığını biliyoruz. Gezi olaylarıyla hızlanan süreç, 17-25 Aralık darbe girişimiyle devam edip 15 Temmuz’a vardı. Akabinde o da yetmeyince sınırlarımızda ve sınır ötesinde sıcak çatışmaya çekildik. Tüm bu süreçte, Ak Parti iktidarını halk desteğinden mahrum bırakmak için bir yandan da ekonomiyi sarsma ve ülkeyi krize sürükleme çabaları kesintisiz devam etti.

Cumhurbaşkanının son dönemde özellikle kamu bankalarına yönelik ağır eleştirileri dikkat çekiyor. Bugün de devlet bankalarının faiz lobisinin içinde olduğunu ifade edip sert uyarılarda bulundu. Peki, kamu bankalarının hal-i pür melali nedir ve neden kaynaklanmaktadır?

Öncelikle devletin bir ekonomik işletmenin sahibi veya ortağı olmasının normal bir iş kararından farkı olduğu açıktır. Devlet ekonomide varsa, öncelikle toplumun refahına destek olmak, büyüme ve kalkınmaya katkı vermek ve ekonomide milli çıkarları önde tutmak için vardır. Bunu yaparken de işletmelerin karlı ve verimli olmalarını önemser.

Kamu bankalarıyla ilgili temel sorun bu gerçeğin farkına varamamalarıdır. Kamu bankalarına dair toplumsal algının gitgide bozuluyor olması da hükümetin dikkatinden kaçmamaktadır. Kamu bankaları sadece yüksek faiz oranlarıyla değil, özellikle ekonomik hayata istenen katkıyı vermemeleri ile dikkat çekmektedir.

Kamu bankalarının firmaların kredi ihtiyaçlarına herhangi bir özel banka gibi yaklaşması beklenemez; kamu bankaları imkan elverdikçe firmalar lehine hareket etmelidir. Kredi ve finansman şartları konusunda daha yapıcı olmaları beklenir. Sorun yaşanan hallerde firmaları yaşatabilmek, parayı tahsil edebilmekten de önce gelmelidir.

Şu soruları sormak ve cevaplarını almak gerekir: 

Ziraat Bankası gerçekten başarılı olsaydı bu ülkede tarım ve hayvancılık bu halde mi olurdu? 

Halkbank ve Vakıfbank gerçekten başarılı olsaydı, bu ülkede Kobiler bu halde mi olurdu? 

Varını yoğunu ipotek ettirip teminat gösterip % 21-22 faizle kredi almak zorunda kalan Kobiler için bu bankalar gerçek hangi çözümleri üretti?

Hiç kimse göz boyama amaçlı yapılmış, hiçbir derde deva olmaya kredi paketlerinden bahsetmeye kalkmasın. Ak Parti yönetim kadrolarına sesleniyoruz: Halka ve firmalara sorun kamu bankaları hakkındaki kanaatlerini. Sorun ve gerçekleri görün!

Cumhurbaşkanının bu eleştirileri Başbakan’ın kamu bankaları ile bir kredi paketinin lansmanını yaptığı günde dile getirmesi de önemlidir. Açık konuşalım: Kamu bankalarındaki sorunlara rağmen bazı yöneticilere Başbakan Binali Yıldırım’ın hala sahip çıktığı ve Cumhurbaşkanının bu konuda ciddi bir rahatsızlık içinde olduğu yaygın olarak konuşulmaktadır. Bu iddialar doğruysa durum vahimdir.

Kamu bankalarının yöneticileri yıllardır bu kurumlarda görev yapmaktadır. Hüseyin Aydın, Mehmet Emin Özcan, Osman Arslan kamu bankalarının yöneticileri olarak bunca yıldır kamu bankalarında görev yapmıştır. Bugünkü manzaradan tam sorumludurlar.

Bu isimlere ve kadrolarına ilişkin tek tek ve detaylı analizlerimize başlıyoruz. Üç ismi de kadroları ile analiz ettiğimizde resim net olarak ortaya çıkacak.

Başbakanın da bu mücadelede ve ekonomik darbeye karşı büyük direnişte Cumhurbaşkanını yalnız bırakmayacağını düşünüyoruz. Nisan ayı bu bakımdan bir sınav olacaktır.

Samimiyet testi zamanı gelmiştir. Kamu bankalarının değişimi için üst yönetimlerinin tamamının birkaç hafta içerisinde değiştirilmesi mümkündür. Genel Kurullarda yapılacak büyük değişim millete de gerçek ve somut bir mesaj olacaktır.

Cumhurbaşkanının bugünkü açıklamasından sonra geri adım atması artık beklenemez. Bakalım diğer büyükler bu yolda kendisine destek verecek mi?

Göreceğiz. Tek tek kamu bankaları yöneticileriyle ilgili dosyaları açmaya başlıyoruz. Bismillah!

Ömer ADIYAMAN / ANALİZ HATTI
@omradymn 

%d bloggers like this: