Irak Güvenlik Raporu – Şubat

Irak’ta önceki yıllar ile kıyaslandığında meydana gelen terör olaylarında azalma ve olumlu yönde bir iyileşme gözlenmesine rağmen Irak’ın ulusal haber kaynaklarında elde edilen bilgiler ışığında, devam eden siyasi gelişmeler ve düşük ölçekli terör olaylarından dolayı Irak genelindeki güvenlik durumu kırılgan bir yapı göstermek ile beraber istikrarsızlığını muhafaza etmektedir.

Irak genelinde terör eylemlerinde bir azalma görülmeye devam etmesine rağmen özellikle Musul’un içinde bulunduğu, Nineva, Anbar, Salaha il-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerin özellikle kırsal alanlarında düşük derecede terör olayları görülmeye devam etmiştir. Bu bölgelerde Irak Güvenlik güçleri DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerini hedef alan geniş kapsamlı operasyonlarına aralıksız devam ettiği görülmektedir.  Terör örgütü DEAŞ, daha önce Irak güvenlik güçlerince terörden temizlenen bölgelerde ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile tartışmalı durumda olan alanlarda sivillere ve güvenlik güçlerine karşı, adam kaçırma, silahlı/bombalı saldırı ve suikast gibi eylemlerine devam etmektedir. Irak Güvenlik güçlerinin devam eden operasyonlarına rağmen DEAŞ terör örgütünün son zamanlarda özellikle Salah il-din’in kuzey, Nineva’nın güney, Kerkük’ün güney-güneybatı, Anbar’ın batı ve Diyala’nın kuzeydoğu bölgelerinde sivilleri ve güvenlik güçlerini hedef alan düşük seviyeli saldırılarına devam ettiği ve nispeten bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Buna ek olarak, Suriye’de devam eden operasyonlar karşısında yenilgiye uğrayan ve sınırdan Irak’a sızan DEAŞ terör örgütünün, kırsal alanlarda gerçekleştirildiği eylemler ile kırılgan bir yapı sergileyen Irak’ın güvenliğini istikrarlaştırabileceği değerlendirilmektedir.  

Dönem içinde, Basra ve güney bölgelerinde istihdam, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzlukların sona ermesi ile ilgili protesto eylemleri ile beraber siyasi gerilimin devam ettiği gözlemlenmiştir. Ancak gösteriler çoğunlukla küçük ölçekli olup, yol kapama ve lastik yakma olayları dışında kayda değer büyük olaylar yaşanmamıştır.  Ancak siyasi gerginlikler ve anlaşmazlıklar devam ettiği sürece, kısa vadede Basra ve diğer güney vilayetlerinde şiddete dönüşme riski olan protesto eylemleri beklenebilir. Aynı zamanda, Irak’ın güneyinde özellikle Basra eyaletinde işsizlik, yoksulluk, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzluklardan dolayı bölgesel istikrarı tehdit eden protestolar arttıkça, bölgede özerklik talepleri gündeme gelmesi de muhtemeldir. Ek olarak, Irak’ın güney bölgelerinde güvenlik durumunun daha istikrarlı bir düzeyde ve sakin olduğu görülmekle beraber, aşiretler arası gerginliklerden kaynaklanan düşük düzeydeki olayların Basra ve güney bölgelerinde görülmeye devam edeceği tahmin edilmektedir.  

Önceki yıllar ile kıyaslandığında Bağdat merkezde meydana gelen terör olaylarında azalma gözlenmekte olup güvenlik durumunda olumlu yönde bir iyileşme göze çarpmaktadır. Bağdat’ta nispeten olaysız bir dönem geçirmiştir. Dönem boyunca, Bağdat’ta düşük düzeyde gösteriler, şiddet yada terör olayları görülürken büyük çaplı bir olay yaşanmamıştır.  Uzun yıllardır sivil halka kapalı olan Yeşil Bölgenin (Green Zone) bir kısmının tekrar trafiğe açılması ve başkentin merkezinde bazı bölgelerde ve caddelerde kontrol noktalarının kaldırılması Bağdat’tın güvenlik durumundaki olumlu gelişmenin önemli bir göstergesi olduğu değerlendirilmektedir. 

POLİTİK

Şubat ayı içinde politik konularda kayda değer bir değişiklik görülmemiştir.  Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Adil Abdul Mehdi, yeni kabinede görev alacak kilit öneme sahip Savunma ve İçişleri bakanlığı için diğer koalisyon partileri ile görüşmelerine devam etmiş, dönem sonu itibariyle siyasi taraflara arasında ilgili bakanlıklar konusunda herhangi bir uzlaşma sağlanamamıştır. Kilit önemdeki Savunma ve İçişleri bakanlıkları üzerinde siyasi tarafların anlaşmaya varamaması ve hali hazırda seçilememiş olması ilerleyen dönemlerde ülke siyasetinde gerginliğe ve istikrarsızlığa neden olabileceği aynı zamanda Başbakan Adil Abdul Mehdi için politik olarak zarar verici olabileceği tahmin edilmektedir. 

Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) (PMU), kendi komutanlarından biri olan Abu El Fadhl El Abbas Tugayının komutanı, Aws El-Khafaji’yi yaptığı bir dizi açıklamaların ardından 07 Şubat’ta  Bağdat’ın Karada bölgesindeki karargâhına baskın düzenleyerek, grubun diğer üyeleri ile birlikte tutukladı. Ayrıca, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) Irak Güvenlik Güçleri ve Halk Seferberlik Güçleri Güvenlik Müdürü arasında yapılan görüşmeler sonrasında alınan karar ile sahte olduğu belirtilen 4 Haşdi Şabi ofisini kapattı.

Bu gelişmelerin ardından, Basra’nın büyük aşiretlerinden biri olan Khafaji aşireti başkanının hükümete karşı yaptığı bir uyarı ile olaya müdahil olması, Haşdi Şabi içinde bölünmelere ve önde gelen Şii aşiretler ile Haşdi Şabi arasında bir gerilime neden olabileceği tahmin edilmektedir. Irak’ın güneyinde güçlü aşiretler arasında patlak verecek muhtemel bir çatışma riski, Haşdi Şabi’nin Irak’ın güneyindeki popülaritesini olumsuz yönde etkileyebileceği ve daha fazla bölünmelere neden olabileceği gibi Haşdi Şabi içinde birçok aşiretin yer alması nedeniyle bölgede aşiret çatışmalarını arttırma riski yaratabileceği değerlendirilmektedir. 

Geçtiğimiz dönemde,  ABD Başkanı Trump’ın Irak’ta görev yapan ABD askerlerine gizli olarak yaptığı ziyaretinden sonra meydana gelen Amerikan karşıtı söylem ve tehditlerin ardından, ABD Başkanı Trump’ın Şubat ayının başlarında yaptığı bir açıklamada, Irak’taki ABD birliklerinin ‘İran’ı izlemek için kullanılacağı” iddiası, dönem içinde Bağdat’ta her kesimden tepki ve öfkeye yol açmasının yanında Amerikan karşıtı düşüncelerin yeniden ortaya çıkmasına yol açtığı tahmin edilmektedir. Buna ek olarak, dönem içinde bir dizi üst düzey Amerikalı yetkili Irak hükümeti ile ikili ilişkileri geliştirmek, artan anti-Amerikan söylemleri azaltmak ve Suriye’den çekilecek ABD askerleri için Irak’la işbirliği ve koordinasyon  sağlamak amacı ile Irak’a ziyaretler gerçekleştirdiği görülmüştür. 

Bu kapsamda, 12 Şubat’ta ABD Savunma Bakanlığı Vekili Bağdat’a plansız bir ziyaret gerçekleştirdi.  Ziyaret sonrası Irak Başbakanı Adil Abdul-Mehdi, Irak-ABD ilişkilerinin iki taraf arasında var olan “temel anlaşmalar” kapsamında sadece terörle mücadele ve Irak güçlerinin eğitimi ile ilgili olduğunu, başka hiçbir şey için topraklarında yabancı askeri üssü kabul etmeyeceklerini açıkladı. Aynı zamanda, basında çıkan teyit edilemeyen raporlara göre, Irak ve Amerika,  Suriye’de bulunan ABD birliklerinin Irak toprakları üzerinden Suriye’den çekilmesine izin veren bir anlaşma imzaladığı ve çekilmenin en geç 1 Nisan’da başlayacağı açıklandı.

Dönem içinde, Irak Göç ve Yerleşim Bakanlığı, DEAŞ terör tehdidi nedeniyle bölgelerini terk eden 1.200 kişi, Khanaqin’e yönelik DEAŞ’ın saldırıları nedeniyle bazı köylerin boşaltılmasına rağmen Diyala vilayeti Khanaqin’deki kamplardan Saadiya bölgesindeki memleketlerine geri döndüğünü açıkladı. Bakanlık ayrıca, yaklaşık 400 kişinin Hawija kentindeki evlerine geri dönmesinden sonra Kerkük’te bir  sığınma kampını kapatıldığını, Falluja ve çevresindeki bölgelerden 109 kişinin Suriye sınırındaki El-Qaim’de bölgelerine geri döndüğünü ve Musul’un güneyindeki kamplardan 1.087 Irak’lı göçmenin, Nineva eyaletindeki kurtarılmış bölgelerine geri döndüklerini buna ek olarak Irak Hükümetinin sağladığı gönüllü programı kapsamında 199 mültecinin Türkiye’den bölgelerine geri döndüğünü duyurdu.

2. TEHDİT DEĞERLENDİRMESİ


3. ÜLKE GENELİNEDE GÜVENLİK DURUMU

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi  (Duhok, Erbil, Süleymaniye)

Bu dönemde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütüne karşı sınır ötesi operasyonları ve DEAŞ terör örgütü hücrelerine karşı IKYB’nin güvenlik güçlerinin operasyonları gözlemlenmiştir. Süleymaniye vilayetinin Garmyan bölgesinde Asayiş güvenlik güçlerinin DEAŞ terör örgütüne karşı gerçekleştirilen operasyonda örgütte sözde emir olan üst düzey iki üyesini tutukladığı rapor edilmiştir. Ayrıca, IKBY’in Erbil ve Süleymaniye illerinde yetersiz kamu hizmetlerinin ve çalışma koşullarının protesto edildiği küçük çaplı gösteriler rapor edilmiştir. 

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) ve Irak Merkezi Hükümeti, her iki taraf arasındaki terör ile mücadelede koordinasyonu artırmak ve tartışmalı bölgelerde güvenlik sağlamak için ortak, üst düzey bir askeri komite oluşturmak üzere görüşmelere devam ettiği tahmin edilmektedir. Aynı zamanda bu görüşmelerin olumlu sonuçlanmasının ardından Salah al-Din, Kerkük, Diyala ve Musul gibi vilayetlerdeki tartışmalı bölgelerde terörist faaliyetlere son vermek için Peşmerge ve Irak Güvenlik Güçlerinden meydana gelecek bir ortak operasyon gücü oluşturulabileceği değerlendirilmektedir. 

IKBY’de hükümet kurma çalışmaları kapsamında IKBY parlamentosunda 18 Şubat’ta yapılan seçimde, KDP Milletvekili Vala Fared, 64 oyla Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminin meclis başkanlığına seçildi.  Ancak KDP’den seçilen meclis başkanının, KYB ‘nin ilerleyen zamanlarda parlamento oturumuna katılıp bir adayı öne sürene kadar, bu görevi geçici olarak yürüteceği bildirildi. Diğer bir KDP Milletvekili Hemin Hawrami  ve Türkmen Reform Partisi milletvekili Muna Kahveci meclis bakan yardımcılıklarına seçildi.

  • IKBY kontrolündeki Kuzey Irak bölgesindeki PKK terör örgütüne karşı Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonlarının kapsamlı bir şekilde devam ettiği görülmüştür. Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları Duhok, Avaşin-Basyan, Metina, Kandil, Gara, Hakruk ve Zap gibi bölgelerde bulunan PKK terör örgütü hedeflerine karşı hava saldırıları düzenlemeye devam ettiği  ve birçok teröristin etkisiz hale getirildiği rapor edilmiştir. 
  • Aynı zamanda,  geçtiğimiz dönemde PKK terör örgütünün Duhok’un Amedi ilçesindeki Sarzeri sınır kapısında bazı sivilleri kaçırmasından sonra Türkiye tarafından bir süre geçici olarak kapatılan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki Duhok ilinde sınır kapısı 04 Şubat’ta yeniden açıldı.
  • Irak Kürt Bölgesel Yönetiminde, Erbil’in Hiram Şehri sakinleri 02 Şubat’ta elektrik ve su gibi hizmetlerin yetersizliği konusunda bir protesto gerçekleştirdiler. 
  • Basında çıkan ve teyit edilemeyen haberlere göre, Kerkük-Erbil, Kerkük-Süleymaniye ve Duhok-Musul arasındaki karayolları üzerindeki gümrük kontrol noktalarının dönem içinde kaldırıldığı rapor edildi.  
  • Süleymaniye’de,  KYB’ye bağlı Asayiş güçleri tarafından, Kerkük’te eylemlere katılan ve bölgedeki sivillere yönelik saldırılardan sorumlu olduğuna inanılan DEAŞ terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle 9 kişinin tutuklandığı bildirildi.

Türkiye’nin bölgedeki PKK terör örgütünü hedef alan askeri operasyonlarını hızlandırması ile Türkiye karşıtı gösterilerin ve propagandaların yapılacağı bu kapsamda operasyon bölgelerinde pek çok köyün boşaltıldığına ve Türkiye’nin sivil kayıplara neden olduğuna dair terör örgütünün karalama kampanyaları yapabileceği değerlendirilmektedir. Bölgede Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütünü hedef alan operasyonları nedeniyle, PKK terör örgütünün Türk vatandaşlarına ve ticari faaliyetlerine karşı terörist eylemlerde yada Türkiye karşıtı provokasyonlarda bulunmaya devam edeceği bu nedenle Türk vatandaşlarına karşı bölgede risk oluşturacağı tahmin edilmektedir.  

IKBY’de Meclis başkanlığı pozisyonu KYB’ye tahsis edilmesinden dolayı, KDP milletvekilinin meclis başkanlığına geçici olarak seçilmesinin ardından, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) liderlerini önümüzdeki dönem içinde aralarındaki siyasi gerginlikleri çözülmek maksadıyla bir araya geleceği değerlendirilmektedir.

Kuzey Bölgesi (Nineva, Kerkük, Salah al-Din, Diyala)


Dönem içinde Kuzey bölgesinin genel durumunda önemli bir değişiklik görülmemiş olup,  Nineva, Salah al-Din, Diyala ve Kerkük’ün güneybatısında DEAŞ terör örgütü hücrelerinin özellikle kırsal alanlarda güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan nispeten düşük seviyeli terör eylemleri görülmeye devam etmiştir.  Meydana gelen terör olaylarında bir önceki dönme göre bir miktar artış gözlemlenmiştir. Bununla beraber, Irak Güvenlik güçlerinin kırsal alanlarda ve şehir merkezlerinde DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerine karşı geniş kapsamlı operasyonlarına devam etmiştir. Dönem içinde, Kuzey bölgelerinde özellikle Nineva eyaletinde, güvenlik güçlerinin bir dizi başarılı önleyici operasyonu sonucunda terör örgütü üyeleri ve sözde liderlerinin tutuklandığı kaydedildi.

Basında çıkan teyit edilemeyen raporlara göre, Haşd Şabi (halk seferberlik güçleri), 02 Şubat’ta ABD askerlerinin Musul şehrinde bir bölgede devriye operasyonları gerçekleştirmesini engellediğini açıkladı. Haşdi Şabi Komutanı, ABD birliklerinin bölgede varlıklarını arttırmak için daha önce DEAŞ’tan kurtarılan bölgelerde  provokasyonlar  yaptığını açıkladı. Bölgede ABD güçleri ile Haşdi Şabi güçlerinin rekabeti provokasyonlara neden olabileceği ve kırılgan bir yapıya sahip bölge güvenliğinin bozulmasında bir risk unsuru yaratabileceği tahmin edilmektedir. 

  • Nineva vilayetinin güvenlik durumunda olumlu yönde bir gelişme görülmesine rağmen Musul’un güneyinde ve batısında özellikle kırsal alanlarda dönem içerisinde DEAŞ terör örgütünün suikastlar ve vur-kaç türü saldırılar düzenlediği görülmüştür. Buna karşılık, dönem içinde Haşdi Şabi ve Irak Ordusunun DEAŞ terör örgütü hücrelerine karşı Nineva eyaletinin kuzey batısındaki Sassan dağı bölgesinde geniş çaplı arama ve önleyici operasyonlar başlattığı rapor edilmiştir. DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerinin faaliyetlerinin genellikle Sinjar bölgesi de dahil olmak üzere Musul’un batısındaki bölgeler, Tal Afar’ın güneyindeki kırsal alanlarda Qayyarah ilçesi çevresinde yoğunlaştı ve güvenlik güçlerini hedef alan silahlı saldırıları ve el yapımı patlayıcı (IED) ile saldırlar gerçekleştirdiği gözlemlenmiştir.   20 Şubat’ta Badush bölgesinde, Irak Güvenlik Güçleri ve Haşdi Şabi tarafından yapılan bir operasyonda DEAŞ üyesi 5 intihar bombacısının öldürüldüğü açıklandı. 
  • DEAŞ terör örgütü, Suriye’de elinde tutuğu son yerleri de kaybetmesi ile beraber, Irak’ta özellikle kuzey bölgelerinde, intihar saldırıları gerçekleştirme planlarını devreye sokma riskinde bir artış gözlemlendi. Bu kapsamda, 06 Şubat’ta Musul’da güvenlik güçleri düzenledikleri bir operasyonda iki intihar bombacısını öldürdü ve üç kişiyi tutukladı. 12 Şubat’ta güvenlik güçleri Sinjar’da eylem hazırlığında olan DEAŞ terör örgütü üyesi, bir intihar bombacısını bombalı yeleği ile, diğer bir teröristi bomba yüklü araç ile beraber şehir dışında etkisiz hale getirdi.  
  • Ayrıca, bazı açık kaynaklarda göre Suriye’de DEAŞ terör örgütünün yenilgiye uğramasından sonra, bazı Irak’ militanların Sinjar ve civarındaki köylerine gizlice geri döndüğü, bölge için risk oluşturabilecekleri tahmin edilmektedir.
  • Bölgede görev yapan Peşmerge komutanları ve bazı yerel görgü tanıklarına dayandırılan bilgilere göre, Musul’un güneydoğusunda Makhmour kasabası yakınlarındaki Qarachokh Dağı bölgesinde DEAŞ terör örgütüne bağlı grupların yeniden toparlanmakta olduğu ve daha büyük eylemler için hazırlık yaptıkları tahmin edilmektedir. 
  • Bununla beraber, Irak Güvenlik güçleri ve Halk Seferberlik güçleri (Haşdi Şabi) özellikle Nineva vilayetinin güney bölgelerinde DEAŞ terör hücrelerini hedef alan hava destekli operasyonlarına devam etmektedir. Musul’un doğu ve batısında, Irak Güvenlik güçlerinin DEAŞ terör örgütü üyelerine ve şüphelilerine karşı yürüttüğü son operasyonlar ve tutuklamalar nedeniyle güvenlik durumu nispeten istikrarlı bir görüntü verdiği değerlendirilmektedir. 
  • Kerkük vilayeti kuzey bölgesi içinde terör olaylarının en sık görüldüğü vilayetlerden biri olmaya devam etmiştir. Güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan düşük seviyeli terör saldırıları özellikle Kerkük’ün güneydoğusundaki Havja’nın (Hawijah) güney bölgelerinde görülmüştür. DEAŞ terör örgütünün saldırıları özellikle Irak güvenlik güçleri kontrol noktalarını hedef alan vur-kaç şeklinde olurken, düşük derecede El Yapımı Patlayıcılar (IED), havan ve silahlı saldırıları da görülmeye devam etmiştir. Bu arada, Irak Federal Polisi ve diğer güvenlik güçleri tarafından Hawja civarında gerçekleştirilen ve devam eden güvenlik operasyonlarında birçok terör örgütü militanının tutuklandığı ve büyük miktarda malzemenin ele geçirildiği bildirilmiştir. 
  • Buna ek olarak, Kerkük şehir merkezinde dönem içinde görülen düşük seviyeli silahlı ve el bombalı saldırıları olaylarının terörist eylemlerden ziyade büyük olasılıkla siyasi gerilimlerden veya yerel ve kişisel anlaşmazlıklarla ilgili olduğu değerlendirilmektedir.
  • Kerkük’ün güneybatı ilçelerinde özellikle güney bölgelerinde DEAŞ terör örgütünün saldırıları görülmekle beraber, dönem içinde özellikle Kerkük ilinin dağlık bölgelerinde etkiliğini sürdürmeye çalışan DEAŞ hücrelerinin, sivilleri ve güvenlik güçlerini hedef alan saldırıları görülmektedir.  Dönem içinde kayda değer terör olayları olarak;  Kerkük’ün güneybatısında, El-Rashad bölgesinde 17 Şubat’ta DEAŞ militanlarının düzenlediği bir silahlı saldırıda 2 sivil hayatını kaybetti. Kerkük’ün Huzeiran mahallesinde 23 Şubat’ta Irak güvenlik güçlerinin düzenlediği bir operasyonda çıkan çatışmada DEAŞ terör örgütünün sözde bölge liderlerinden biri öldürüldü.
  • Kerkük ilindeki Dubiz ilçesinin Karadar köyü yakınlarında 09 Şubat’ta  DEAŞ terör örgütünün Irak güvenlik güçlerine düzenlediği saldırıda 1 polis memuru hayatını kaybetti, 2 polis yaralandı. Bazı kaynaklar Kerkük’ün yaklaşık 55 kilometre güneybatısında Hawija yakınlarındaki bir bölgede 17 Şubat’ta DEAŞ terör örgütünün bir askeri üsse düzenlediği saldırı sonucunda çıkan çatışmada en az 5 asker hayatını kaybettiğini rapor etti.  Ancak Irak güvenlik kaynakları böyle bir saldırının olmadığını açıkladı. 27 Şubat’ta Kerkük yakınlarında Alas petrol sahasına DEAŞ terör örgütünün petrol sahasının kontrolünü ele geçirmek için düzenlediği silahlı saldırıda 1 polis hayatını kaybetti.
  • Ayrıca, ABD liderliğindeki Koalisyon güçlerine ait savaş uçakları, 28 Şubat’ta Kerkük’ün  güney ve batısındaki kırsalda en az dört farklı bölgede DEAŞ hücrelerine karşı hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda bir çok DEAŞ militanının öldürüldüğü bildirildi
  • Salah il-Din vilayetinde DEAŞ terör örgütünün sivilleri ve Irak güvenlik güçlerini hedef alan nispeten düşük düzeyli el yapımı bombalı (IED) ve silahlı saldırıları görülmüş, terör saldırılarında diğer dönemlere göre nispeten bir artış gözlemlenmiştir. DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerinin çoğunlukla vilayetin kuzey bölgesinde bulunan Beiji, Tikrit, El-Sharqat (Şirkat) civarında yada Diyala ili sınırında Hamrin Dağlık bölgesinde meydana gelmiştir.  Bununla beraber, Irak Güvenlik güçlerinin bu bölgelerin kırsal alanlarda ve şehir merkezlerinde DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerine karşı geniş kapsamlı operasyonlarına devam ederken, güvenlik güçlerinin operasyonlarının Baji’nin kuzeyinde ve Diyala ile sınır olan doğu bölgelerinde yoğunlaştı görülmüştür. Ek olarak, dönem içinde Haşdi Şabi destekli Irak güvenlik güçlerinin, Samara’nın batısındaki kırsal alanlarda DEAŞ hücrelerine karşı çok sayıda arama-tarama operasyonları yürüttüğü rapor edilmiştir.
  • Bu kapsamda, ABD’nin liderliğindeki uluslararası koalisyon, Salah il-din vilayetinin kuzeyindeki Makhoul ve Hamrin Dağlarındaki DEAŞ terör örgütü sığınaklarını hedef alan hava saldırıları düzenlediği bildirildi. Ayrıca koalisyon güçlerinin, 24 Şubat’ta Tuz Khurmatu ve Kalar bölgeleri arasındaki kırsal alanda DEAŞ terör örgütü hücrelerini hedef alan çok sayıda hava saldırısı gerçekleştirdiği rapor edildi. Aynı zamanda Irak güvenlik güçlerinin bölgede düzenlediği bir dizi operasyonda DEAŞ militanları tarafından kullanılan sığınak ve tüneller imha edildiği açıkladı. 
  • Salah il-din vilayeti Tikrit’in 100 km kuzeyindeki ve Musul’un 80 km güneyindeki, Shirqat kasabasının güneyindeki, Namel köyünde 22 Şubat’ta DEAŞ terör örgütünün intihar bombacıları da kullanarak gerçekleştirdiği geniş çaplı bir saldırı Haşdi Şabi güçleri ve yerel halkın karşılık vermesi ile engellendiği bildirildi.
  • Salah il-Din vilayetinde dönem içinde kaydedilen kayda değer en önemli olaylar; 01 Şubat’ta Salah il-Din vilayetinin Baiji bölgesinde  rafineride çalışan bir sivilin aracını hedef alan el yapımı bombalı (IED) saldırıda 1 sivil hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı. 03 Şubat’ta Balad kasabası yakınlarındaki İranlı hacıları taşıyan bir otobüse kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 1 İranlı hacı hayatını kaybetti, en az yedi kişi yaralandı. Salah il din vilayetinin kuzeyinde Mishak köyü yakınlarında Makhoul Dağı’nda 08 Şubat’ta yer mantarı toplarken DEAŞ terör örgütünce daha önce kaçırılan 3 kardeşin terör örgütünce öldürüldüğü açıklandı. 
  • Salah il din vilayeti Samarra kentinde 14 Şubat’ta arama tarama operasyonuna giden Haşdi Şabi (Saraya el-Salam) güçlerini hedef alan yol kenarına döşenmiş bombalı saldıra, 8 Haşdi Şabi üyesi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı. 25 Şubat’ta Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) , DEAŞ terör örgütünün Salah il-din eyaletindeki en büyük petrol rafinerisi olan Baiji’ye sızmak için gerçekleştirdiği silahlı saldırıyı engellediği bildirildi. Çatışmada rafineride çalışan sivillerden yaralananlar olduğu tahmin edilmekte.
  • Diyala vilayetinde, dönem içinde düşük ölçekli DEAŞ terör eylemlerinin yanı sıra mezhep gerginliklerinin ve yerel uyuşmazlıkların neden olduğu olaylarda rapor edilmiştir.  Güvenlik durumu bir önceki döneme göre nispeten bir bozulma gözlemlenirken dönem içinde özellikle Diyala’nın kuzey bölgelerinde düşük ölçekli terör saldırıları ve güvenlik güçlerinin operasyonları gözlemlenmiştir. Ayrıca DEAŞ terör örgütü hücrelerinin Diyal’nın Khanaqin ve Muqdadiya  bölgelerinde sivilleri ve güvenlik güçlerini hedef alarak, etkinliği arttırmaya çalıştığı tahmin edilmektedir.  
  • at’ta kimliği belirsiz silahlı kişilerin düzenlediği saldırıyı  engellemeye çalışırken, 1 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. 24 Şubat’ta Diyala’nın kuzeybatısında Qara Tapa kentinin doğusunda Saif Saad köyüne DEAŞ terör örgütünün düzenlediği saldırı, yerel halk ve güvenlik güçleri tarafından önlendiği ancak çatışmada 1 sivil yaralandığı ve 1 sivilin teröristlerce kaçırıldı. 27 Şubat’ta Diyala vilayetinin başkenti Baquba’nın güneyindeki El Jadida Köyü ne düzenlenen havan saldırısında 2 sivil hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı. 
  • Ayrıca, dönem içinde Irak Göç ve Yerleşim Bakanlığı, DEAŞ terör tehdidi nedeniyle bölgelerini terk eden 1.200 kişinin, Khanaqin’e yönelik DEAŞ’ın saldırıları nedeniyle bazı köylerin boşaltılmasına rağmen Diyala vilayeti Khanaqin’deki kamplardan Saadiya bölgesindeki memleketlerine geri döndüğünü açıkladı.

Kuzey bölgesinde özellikle Nineva’nın güneyi, Salaha-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerde DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin gelecek dönemde de özellikle kırsal alanlarda benzer saldırılara devam etmesi beklenmektedir. DEAŞ terör örgütü, Suriye’de elinde tutuğu son yerleri de kaybetmesi ile beraber, Irak’ta özellikle kuzey bölgelerinde, intihar saldırıları gerçekleştirme planlarını devreye sokma riskinde bir artış olabileceği değerlendirilmekte. DEAŞ terör örgütünün eylemlerinin görüldüğü, özellikle Halk Seferberlik (Haşdi Şabi) güçleri tarafından kontrol edilen bölgelerde, mezhepsel şiddet olayları meydana gelme riski beklenebilir.   Diyala’nın  Khanaqin ve Jalawla gibi kuzey bölgelerindeki görülen Etnik-mezhep gerilimler ve DEAŞ saldırılarında görülen artışın bölgede Etnik-mezhepsel tahrikler yaratmak için olduğu  değerlendirilmektedir. 

Kerkük ve Diyala gibi özellikle tartışmalı bölgelerde DEAŞ’a karşı yürütülen operasyonlarda Irak merkezi hükümeti güçleri ile IKBY’ne bağlı Peşmerge arasındaki iletişim ve koordinasyon eksikliğinin bölgede güvenlik boşluğu yarattığı ve DEAŞ terör örgütü hücrelerinin bu boşluktan yararlanarak eylem alanını genişlettiği tahmin edilmektedir. 

IKBY’nin tartışmalı bölgelerde özellikle Kerkük’te Bağdat merkezi hükümetini zorlamak amacıyla gerginliğe neden olacak eylemlere devam etmesi durumunda bölgenin istikrarına önemli derecede zar vereceği, tartışmalı bölgelerde DEAŞ’ın eylemlerinde artışlara neden olabileceği değerlendirilmektedir. 

Aynı zamanda DEAŞ terör örgütünün özellikle Kerkük’ün Havja (Hawijah)  bölgesinde yerel yöneticilere, elektrik hatlarını hedef alan saldırılarına benzer saldırılarını diğer bölgelerde de gerçekleştirebileceği bu saldırılar ile halkı kamu hizmetlerinden mahrum etmek ve hükümete karşı eylemlere zorlamaya çalışacağı değerlendirilmektedir. Bununla beraber, terör örgütünün bu tür ve vur-kaç tipi saldırılar ile DEAŞ’ın bölgede varlığını sürdürdüğünü gösterme ve Irak Merkezi hükümetinin siviller için güvenliği sağlama kabiliyetini zayıflatma çabası olarak değerlendirilmektedir. 

Batı Bölgesi (Al-Anbar)

Şubat dönemi içinde, Anbar vilayetinin genel güvenlik durumunda önemli bir değişiklik görülmemiş nispeten düşük seviyede terör olayları rapor edilmiştir.  Anbar bölgesinde büyük çaplı terör olayları gözlenmemiş olmasına rağmen batı ve kuzey batı bölgelerinde özellikle Al Qaim ve Hadithah bölgelerinde DEAŞ terör örgütünün Irak Güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan düşük seviyeli vur-kaç tipi silahlı saldırılar görülmüştür. DEAŞ terör örgütünün dönem içinde özellikle Anbar’ın batı ve kuzey bölgeleri kırsal alanlarında sivilleri kaçırma ve öldürme eylemlerimde bir artış gözlemlenmiştir. Ancak bazı kaynaklar, Hadithah kuzeybatısında Rawa bölgesinde meydana gelen bazı kaçırılma olaylarının, terörist faaliyetten ziyade finansal anlaşmazlıklar ile ilişkili olabileceğini değerlendirmektedir. Aynı zamanda, Irak Güvenlik güçlerinin kırsal alanlarda ve şehir merkezlerinde DEAŞ terör örgütünün kalan hücrelerine karşı hava destekli operasyonlara devem ettiği görülmüştür. 

Irak Güvenlik güçleri, dönem içinde Suriye’nin doğusunda DEAŞ terör örgütüne karşı operasyonların başlaması üzerine, Suriye sınırına ek askeri birlikler sevk etti. Buna ek olarak, Al Qaim yakınlarında görevli Irak sınır muhafızlarının, Suriye’deki  DEAŞ terör üyelerince Suriye ve Irak arasındaki sınırı geçmek için kullandıkları tahmin edilen bazı tünelleri tespit ederek tahrip ettiği bildirildi.

Ayrıca, Suriye ile Irak arasındaki ikili ilişkilerin arttırılması kapsamında,  Suriye ve Irak sınırında, Al Qaim bölgesinde bulunan El-Bukamal-Husseibeh sınır kapısının her iki tarafta geçişe yeniden açılması için iki taraf arasında görüşmeler geçekleştirildiği rapor edildi.  

  • Anbar’ın doğusunda, Felluce, Ramadi ve çevre ilçelerinde güvenlik güçlerinin terör şüphelilerine yönelik tutuklama ve operasyonlar gerçekleştirdiği, bu bölgelerde yoğun güvenlik önlemleri ve kontrolleri uygulandığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, Anbar’ın doğusundaki Felluce ve Ramadi gibi bölgelerde kayda değer terör olayları rapor edilmemiş, nispeten sakin bir dönem gözlemlenmiştir. 
  • Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) DEAŞ unsurlarının Anbar eyaletine sızmasını önlemek için Irak-Suriye sınırındaki El Bagouz bölgesinde DEAŞ terör grubuna karşı füze ve topçu saldırısı gerçekleştirdi. Haşdi Şabi Güçleri ile birlikte Irak Güvenlik güçleri Suriye tarafında devam eden operasyonlar nedeniyle DEAŞ unsurlarının Anbar eyaletine sızmasını önlemek için sınırdaki güvenlik operasyonlarını yoğunlaştırdığı tahmin edilmektedir. Bu kapsamda Anbar’ın batısında Znkurh ve Abu Teban bölgelerinde 27 Şubat’ta Irak Güvenlik güçlerinin düzenlediği bir önleyici operasyonda 8 DEAŞ’lı terörist ele geçirildi. 
  • Buna ek olarak, basında çıkan teyit edilmemiş haberlere göre, Haşdi Şabi’nin İran destekli Hizbullah grubu, 8 Şubat’ta Anbar’ın batısında  Al-Qaim kenti yakınlarındaki ABD üssüne  roketle saldırı düzenledi. Dönem içinde böyle bir saldırı konusunda ABD tarafından herhangi bir yorum yapılmadı.
  • Anbar vilayetinde kayda değer olay olarak, vilayetin batısında DEAŞ terör örgütü, 15 Şubat’ta Rawa bölgesinde yer mantarı toplayan 5 sivili,  Haditha bölgesinden 3 sivil toplam 8 kişiyi kaçırdığı rapor edildi.  20 Şubat’ta dönem içinde Anbar vilayetinin kırsal alanlarında ayrı ayrı kaçırılma vakalarında, toplam 20 sivilin kaçırıldığı, kaçırılan sivillerden 6’sının öldürüldüğü,5 ‘inin serbest bırakıldığı bildirildi. Anbar vilayetinde Ramadi’nin kuzeyinde bulunan Therthar gölünün yakınlarındaki balıkçıların kullandığı bir tesise 23 Şubat’ta DEAŞ terör örgütünün düzenlediği saldırıda 5 balıkçı hayatını kaybetti, çıkan çatışmada 3 Haşdi Şabi üyesinin yaralandığı ve 3 teröristin öldürüldüğü açıklandı. Ramadi’nin kuzeyindeki El-Tharthar bölgesinden  25 Şubat’ta Haşdi Şabi devriye araçlarını hedef alan bombalı saldırıda 3 Haşdi Şabi üyesi yaralandı. 
  • Fallujah’ın batısındaki El Nassaf bölgesinde 19 Şubat’ta bir grup çocuğun oyun oynadığı esnada bir bombanın patlaması sonucunda 2 çocuk hayatını kaybetti. 26 Şubat’ta Felluce’nin batısında Naimiya semtindeki inşaat işçilerini taşıyan bir aracı hedef alan bombalı saldırıda 3 işçi hayatını kaybetti, 3 işçi yaralandı.
  • Dönem içinde Irak güvenlik güçleri, Suriye’deki ABD destekli kuvvetlerinin Irak-Suriye sınırındaki El Bagouz bölgesinde yakaladığı Irak uyruklu DEAŞ terör örgütü üyesi yaklaşık  300 teröristi Irak’a teslim ettiğini açıkladı. 

Anbar vilayetinin sınır bölgesinde, çöl ve kırsal alanlarında DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin gelecek dönemde de benzer saldırılara devam etmesi beklenmektedir. Terör örgütünün bu saldırılar ile bölgede varlığını sürdürdüğünü gösterme çabası içinde olacağı değerlendirilmektedir. Aynı zamanda Suriye’de devam eden operasyonlar karşısında yenilgiye uğrayan ve sınırdan Irak’a sızan DEAŞ terör örgütü, Anbar vilayeti kırsal alanlarında gerçekleştirebileceği eylemler ile bölgede kırılgan bir yapı sergileyen güvenliği istikrarlaştırdığı değerlendirilmektedir.

Ayrıca birçok yerel güvenlik kaynağı, Felluce’de meydana gelen olayların büyük bir bölümünün terör ile bağlantılı olmadığı, genellikle yerel aşiret anlaşmazlıkları yada finansal sorunlar nedeniyle ortaya çıkan olaylar olarak tahmin etmektedir. İran ve Amerika arasında devam eden gerginliğin bölgede DEAŞ ile mücadele kapsamında görev yapan ABD askerleri ile İran destekli Haşdi Şabi güçleri arasında gerilime neden olduğu ve bu gerilimin önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği tahmin edilmektedir. 

Ek olarak, Bazı yerel basında teyit edilemeyen raporlar, DEAŞ terör örgütünün Suriye’deki son yerleşim bölgesini kaybettikten sonra DEAŞ’ın sözde lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin Anbar vilayetine kaçtığını ve Anbar’ın çöl ve kırsal alanlarında örgütü yeniden toplamaya çalıştığını iddia etmekte. Bunula beraber, Suriye’de DEAŞ terör örgütünün yenilgiye uğramasından sonra, bazı Iraklı DEAŞ militanların gizlice Anbar bölgesine giriş yaptığı ve bunların bölge güvenliği için risk oluşturabilecekleri tahmin edilmekte.

Güney Bölgesi (Basra, Babil, Kerbela, Nejef, Wasit, Maysan, Muthanna, Diwaniye, DhiQar)

Irak’ın güney bölgelerinde güvenlik durumunda kayda değer bir değişiklik olmamış, istikrarlı bir düzeyde ve sakin olduğu görülmüştür.  Ancak dönem içinde, Basra ve güney bölgelerinde istihdam, yetersiz kamu hizmetleri ve yolsuzlukların sona ermesi ile ilgili protesto eylemlerinin devam ettiği gözlemlenmiş, ancak gösteriler çok daha düşük oranda kalmış, geçmiş dönemlere göre daha az şiddet olayları meydana gelmiştir.  Basra’da dönem içinde gerçekleşen gösteriler genellikle küçük ölçekli olup, yol kapama ve lastik yakma olayları dışında kayda değer büyük olaylar yaşanmamıştır.  

Ayrıca, dönem içinde güney bölgelerinde aşiretler arası anlaşmazlık ya da kişisel uyuşmazlıklardan kaynaklandığı tahmin edilen küçük çaplı silahlı çatışmaların meydana geldiği ve bir takım  sivil kayıplara neden olduğu  gözlemlenmiştir.   

  • Basra’da güvenlik olayları açısından nispeten sakin bir dönemi gözlemlenmiştir. Dönemin başlarında, 05 Şubat’ta, iş ve daha iyi kamu hizmeti talep eden bir grup Umm Qasr Limanı ile Khor el-Zubair arasındaki ana yolu lastikler yakarak kapatıp gösteriler düzenlediği bildirildi. Basra’nın  Zubayr bölgesi Rumaila’da  06 Şubat’ta onlarca çiftçi, İran’dan domates ithalatının durdurulmasını  talep ettikleri küçük ölçekli protesto eylemi gerçekleştirdi. 
  • Dönem içinde güney bölgelerinde geniş çapta herhangi bir  gösteri yapılmadı, ancak Diwaniyah, Necef, Muthanna, Kut ve Dhi Qar’da iş ve daha iyi kamu hizmeti talep yada yerel şikayetlerle ilgili küçük ölçekli gösteriler düzenlendiği bildirildi.
  • Nasıriyah’ın kuzeyinde El-Shatrah bölgesinde, aşiretler arası anlaşmazlık nedeniyle iki ayrı silahlı çatışmanın meydana geldiği olaylarda sivil kayıplar olduğu rapor edildi. Ayrıca, Kut’un kuzeybatısında Numaniyah bölgesinde çıkan bir aşiret çatışmasında 2 kişi hayatını kaybetti.  
  • Maysan eyaletinde, Samawah rafinerisi dışında yerel halkın işgücünde bir azalmaya gidildiği iddiası ile küçük çaplı bir gösteri düzenlediği bildirildi. 
  • Babil eyaleti, Hillah’in kuzeyinde, Jurf el-Sahakar bölgesinde Abd Wais ve Fadhiliyah kırsal alanında Irak Güvenlik Güçleri ve Haşdi Şabi ortak olarak DEAŞ terör örgütüne karşı önleyici operasyonlar gerçekleştirdi.
  • Kerbala’nın Bal Al-Khan bölgesinde 02 Şubat’ta Ala Mishzoub adında ünlü bir yazar evinin yakınlarında kimliği belirsiz silahlı kişilerin saldırında hayatını kaybetti.  
  • Haşdi Şabi Güçleri Necef’in güneybatısında kırsal bölgelerinde, Anbar sınırı boyunca önleyici bir arama-tarama operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonun herhangi bir tehdit veya terör olayı ile bağlantılı olmadığı, bölgede güvenliği sağlamak için tedbir olarak gerçekleştirildiği açıklandı. 

Basra’daki güvenlik durumu sakin ve istikrarlı düzeye dönmesiyle beraber, Bölgede devam eden siyasi gelişmeler ve kamu hizmetlerindeki yetersizlikler küçük çaplı gösterilerin yeniden başlamasına neden olduğu gözlemlenmiş olup, ülke genelindeki siyasi gerilimlerin ve yetersiz kamu hizmetlerinin sürmesi durumunda gösterilerin şiddete dönüşme riski olduğu değerlendirilmektedir. Aynı zamanda, Basra eyaletindeki aşiret liderlerinin bölgede devam eden siyasi gerginlikler ile beraber bağımsızlık referandumuna gitme seçeneğini hayata geçirme durumunda bölgenin istikrarına zarar verebileceği tahmin edilmektedir.

Bununla beraber, kişisel uyuşmazlıklar nedeniyle yaşanan ve aşiretler arası gerginliklerden kaynaklanan düşük düzeydeki olayların Basra ve güney bölgelerinde görülmeye devam etmesi muhtemeldir. Özellikle güney bölgelerinde, aşiretler arası anlaşmazlıkların hafif silahların kullanıldığı silahlı çatışmalara dönüşme ve sivil kayıplara neden olma riski mevcuttur. Aynı zamanda geçtiğimiz dönemde Basra’da artan İran-Amerikan gerginliğinin devam etmesi, bölge güvenliği için risk olmaya devam edeceği değerlendirilmektedir.

Bağdat

Bağdat merkezde, meydana gelen terör olaylarında kayda değer bir azalma gözlenmekte olup güvenlik durumunda olumlu yönde bir iyileşme göze çarpmaktadır.  Başkent Bağdat’ta kayda değer terör olayı yaşanmamış, nispeten olaysız bir dönemi geçirmiştir.  Bağdat’ta, dönem içinde düşük düzeyde şiddet ya da suç olayları görülürken büyük çaplı bir olay yaşanmamıştır. Meydana gelen olayların büyük çoğunluğu Bağdat’ın kuzey ve doğu bölgelerinde bulunan Adhamiyah, Sadr City ve New Baghdad bölgelerinde meydana geldiği görülürken, meydana gelen olaylar düşük seviyeli el yapımı bombalı (IED) ve silahlı saldırı şekilde olup, olayların terör faaliyetinden ziyade yerel anlaşmazsızlıklar ve çatışmalara bağlı olarak gerçekleştirilmiş olabileceği değerlendirilmektedir. 

Ek olarak, Şubat döneminde Sadr City, New Baghdad, Jisr Diyala ve Doura bölgelerinde terör ile bağlantılı olmadığı değerlendirilen düşük seviyeli silahlı saldırı olayları kaydedildi. Buna ek olarak, Irak Güvenlik Güçlerinin başkentin farklı bölgelerinde, özellikle suç olayları ile ilgili çok sayıda tutuklama operasyonları gerçekleştirdiği rapor edildi. Ayrıca, Tahrir Meydanı’nda ve çeşitli hükümet binaları dışında küçük ölçekli gösteriler düzenlendiği, gösterilerde kayda değer herhangi bir olayın yaşanmadığı görülmüştür. 

  • Irak Hükümeti, Bağdat merkezde bazı güvenlik bariyerlerinin kaldırılmasının ve Yeşil Bölgenin (Green Zone yada IZ) kamuya kısmen açılmasının ardından,  T-duvarları ve kontrol noktaları dahil olmak üzere çeşitli güvenlik bariyerlerini kaldırarak Bağdat şehrinin görünümünü iyileştirmeye devam etmektedir. Devam eden çalışmaların tamamlanmasının ardından Yeşil Bölgenin Mart ayı içinde 7/24 kamuya açılması beklenmektedir. 
  • Bu dönem içinde kayda değer olay olarak, Bağdat’ın doğusundaki Fadhiliyah bölgesinde 01 Şubat’ta iki aşiret arasında (Al-Akil ve Beni Ka’b) hafif silahların kullanıldığı çatışmada 3 kişi yaralandı, her iki taraftan 16 kişi gözaltına alındı.  Bağdat’ın kuzeybatısında Ghazaliyah bölgesinde, Irak Güvenlik güçleri 12 Şubat’ta patlatılmaya hazır bir el yapımı bombayı (IED) etkisiz hale getirdi.
  • Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) (PMU), kendi komutanlarından biri olan Abu El Fadhl El Abbas Tugayının komutanı, Aws El-Khafaji’yi yaptığı bir dizi açıklamaların ardından 07 Şubat’ta  Bağdat’ın Karada bölgesindeki karargâhına baskın düzenleyerek, grubun diğer üyeleri ile birlikte tutukladı. Ayrıca, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) Irak Güvenlik Güçleri ve Halk Seferberlik Güçleri Güvenlik Müdürü arasında yapılan görüşmeler sonrasında alınan karar ile sahte olduğu belirtilen 4 Haşdi Şabi ofisini kapatıldı.Bu gelişmelerin ardından, 12 Şubat’ta Karada  bölgesinde Al-Khafaji aşireti  üyeleri tarafından bir gösteri düzenlendi, protesto olaylarında kayda değer olaylar yaşanmadığı rapor edildi. 
  • Ayrıca, 15 Şubat’ta Tahrir Meydanında, Salah il din vilayetinde şehit olan Haşdi Şabi (Saraya el-Salam grubuna bağlı) üyelerini anmak için Sadr Hareketine bağlı bir grup gösteriler düzenledi. Güvenlik güçleri Tahrir Meydanına giden yolları önlem olarak araç trafiğine kapattığı görüldü. 
  • Dönem içinde Bağdat Operasyon Komutanlığı, başkentin askerden arındırılması ve trafiğin rahatlatılması planı kapsamında, Bağdat’ta bazı önemli caddeler üzerindeki kontrol noktalarını ve kamu binalarını çevreleyen beton duvarları (T-Wall) kaldırmaya devam ettiği gözlemlendi. 
  • Şubat döneminde, Bağdat’ın dış bölgelerinde önemli derecede bir terör olayı rapor edilmemiş olup nispeten sakin bir dönem gözlemlenmiştir. Bölgede meydana gelen bazı düşük seviyeli olayların, yerel allaşmazlılardan kaynaklanan olaylar olduğu tahmin edilmektedir.  
  • Bu kapsamda meydana gelen olaylar olarak, Bağdat’ın güneydoğusunda Madain Bölgesi’ndeki El Hamdiyah’da iki aşiret arasında çıkan çatışmada 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Olayın ardından 4 kişinin tutuklandığı olayda kullanılan silah, mühimmat ve el bombalarının ele geçirildi açıklandı. Bağdat’ın kuzeyinde, Huseyniyah bölgesinde 08 Şubat’ta kimliği belirsiz silahlı kişilerin saldırısında 1 sivil hayatını kaybetti. Yine Hüseyniyah bölgesinde 19 Şubat’ta kimliği belirsiz silahlı kişilerin saldırısında 1 sivil hayatını kaybetti. 

ABD işgalinden bu yana yaklaşık 15 yıldır sivil halka kapalı olan ve beton bloklar ile çevrili Bağdat’ın en korunaklı yeri olan Yeşil Bölgenin (Green Zone) bir kısmının tekrar açılması, çeşitli bölgelerinde uzun yıllardır kapalı olan diğer yollarında trafiğe açılması ve başkentin merkezinde 100’den fazla kontrol noktasının ve kamu binalarını çevreleyen beton bariyerlerin  (T-Wall) kaldırılması,  Bağdat’tın güvenlik durumundaki olumlu gelişmenin bir göstergesi olduğu değerlendirilmektedir.

Ancak, Bağdat’ta görülen güvenlik durumundaki iyileşmeye rağmen, siyasi gerginlikler ve etnik yapısı nedeniyle kırılgan bir güvenlik yapısına sahip olmasından dolayı şehir merkezinde ve kenar mahallelerinde terör örgütlerinin bombalı saldırı ya da benzeri terör olayları düzenleyebileceği tahmin edilmektedir. Buna ek olarak, Bağdat’ın dış bölgelerinde Taji, Abu Garib, Arab Jibour ve Mada’in bölgelerinde düşük düzeyli el yapımı bombalı (IED) ve silahlı saldırılarılar rapor edilmiş olup, bu saldırıların düşük seviyeli terör saldırıları yada terör ile bağlantılı olmayan muhtemelen yerel grupların iç çatışması yada anlaşmazlıkları neticesinde meydana gelmiş olabileceği değerlendirilmektedir. 

4. ÖNEMLİ OLAYLAR/TARİHLER

21 Mart 2019 Newruz (Bahar Bayramı) Resmi Tatil (sadece IKBY’de)

01 Nisan 2019 İmam Musa Al-Kadhim Ölümü Muhtemel dini tatil (Kadhimiya yürüyüşleri, Bağdat’ta bazı yollarda kısıtlama)

01 Mayıs 2019 İşçi Bayramı Resmi Tatil

5. SONUÇ ve DEĞERLENDİRME

Ülke genelinde geçmiş yıllara göre terör eylemlerinde büyük ölçüde bir azalma görülmesine rağmen Musul’un içinde bulunduğu, Nineva, Anbar, Salaha il-din, Diyala ve Kerkük gibi vilayetlerde düşük seviyelide olsa terör olayları görülmeye devam etmiştir. DEAŞ terör örgütü, Suriye’de elinde tutuğu son yerleri de kaybetmesi ile beraber, Irak’ta özellikle kuzey ve batı bölgelerinde, intihar saldırıları gerçekleştirme planlarını devreye sokma riskinde bir artış olabileceği değerlendirilmektedir. Anbar vilayetinin batısında ve Kuzey bölgesinde özellikle Nineva’nın güneyi, Salaha-din ve Kerkük gibi karışık etnik ve mezhebin olduğu vilayetlerde DEAŞ terör örgütünün hücrelerinin gelecek dönemde de vur-kaç tipi ve El Yapımı Bombalı (IED) benzeri saldırılara devam etmesi beklenmektedir. Saldırıların, özellikle Şii güvenlik güçleri tarafından kontrol edilen Sünni bölgelerde güvenlik kontrol noktaları ve karakolları aynı zamanda sivilleri hedef alabileceği tahmin edilmektedir. 

Aynı zamanda, DEAŞ terör örgütünün özellikle Kerkük’ün Havja (Hawijah)  bölgesinde yerel yöneticileri ve kamu tesislerini hedef alan saldırılar ile halkı kamu hizmetlerinden mahrum etmek ve hükümete karşı eylemlere zorlamak için gerçekleştirdiği değerlendirilmektedir. Irak Güvenlik güçlerinin DEAŞ’ın kalan hücre yapılanmasını temizlemeye yönelik çabalarına rağmen, terör örgütünün Suriye sınırına yakın alanlarda, Hamrin Dağı bölgesinde ve Anbar vilayetinin çöl olan kırsal bölgelerinde faaliyetler göstermeye devam edebilir. Bununla beraber, Irak Güvenlik Güçlerinin bu bölgelerde DEAŞ terör örgütünün hücrelerine karşı hava destekli operasyonlar icra etmeye devam edeceği görülmektedir. 

Irak’ın Kuzeyinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütünü hedef alan operasyonları nedeniyle, Türkiye karşıtı gösterilerin ve propagandaların yapılacağı bu kapsamda operasyon bölgelerinde pek çok köyün boşaltıldığına ve Türkiye’nin sivil kayıplara neden olduğuna dair terör örgütünün karalama kampanyaları yapabileceği tahmin edilmektedir. Bununla beraber, PKK terör örgütünün Türk vatandaşlarına ve ticari faaliyetlerine karşı terörist eylemlerde yada Türkiye karşıtı provokasyonlarda bulunabileceği bu nedenle Türk vatandaşlarına karşı bölgede risk oluşturacağı değerlendirilmektedir. 

Irak’ın güney bölgelerinde özellikle Basra vilayetinde durumun daha sakin ve istikrarlı bir düzeye dönmesiyle beraber, meydana gelen küçük çaplı ve barışçıl gösterilerin yeniden şiddete dönüşmeye başlayabileceği değerlendirilmektedir. Özellikle su ve elektrik gibi kamu hizmetlerinin iyileştirilmesini, daha fazla istihdam olanağı ve yolsuzlukların sona ermesini talep eden küçük ölçekli olarak devam edebilecek olan gösterilerin günlük yaşama ve siyasete etkileri nedeniyle Irak’ın gündeminde önemli bir yer tutmaya devam edeceği tahmin edilmektedir.  

Ülke genelindeki siyasi gerilimlerin ve yetersiz kamu hizmetlerinin sürmesi durumunda meydana gelebilecek gösterilerin şiddete ve çatışmalara dönüşme riski olduğu düşünülmektedir. Böyle bir çatışma ve istikrarsız durumun radikal terör örgütlerinin yada silahlı grupların yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir. Buna ek olarak, özellikle güney bölgelerinde aşiretler arası anlaşmazlıkların hafif silahların kullanıldığı silahlı çatışmalara dönüştüğü ve bir takım sivil kayıplara neden olduğu görülmektedir. Bu tür aşiretler arası çatışmanın bölgenin güvenlik istikrarına olumsuz etkisi olduğu tahmin edilmektedir. 

Bağdat merkezde, meydana gelen terör olaylarında kayda değer bir azalma gözlenmekte olup güvenlik durumunda olumlu yönde bir iyileşme göze çarpmaktadır. Son zamanlarda Irak genelinde, özellikle Bağdat’ta görülen güvenlik durumundaki iyileşmeye rağmen, kırılgan bir güvenlik yapısına sahip olan Irak’ta, patlamaların ve terör olaylarının ülkenin herhangi bir yerinde ve her zaman olabileceği değerlendirildiğinden güvenlik tedbirlerinin en üst seviyede alınması ve rutin faaliyetlerden kaçınmak gerekmektedir. 

Bununla beraber, yabancı şirketler ve personeline yönelik tehditlerin ülke genelinde devam etmekte olduğu göz önünde bulundurularak; terör saldırılarının çoğunlukla halkın topluca kullandığı pazar ve alışveriş merkezlerine karşı yapılmaktadır, bundan dolayı bu tür yerlere kısıtlı seyahat edilmelidir. Türbe ve camiler gibi Kutsal yerler potansiyel terör saldırılarına açık tehdit noktaları olarak değerlendirilmesinden dolayı bu noktalara ziyaretler en az seviyede yapılmalıdır. Irak etnik yapı olarak çok karışık bir yapıya sahiptir, yerel personel ile etnik ya da dinsel konularda tartışmaya girilmemeli aynı zamanda Yerel halkın dini, etnik ya da siyasi sembol ve davranışlarına karşı saygı duyulmalı ve olumlu yada olumsuz tepki verilmemelidir. 

Irak’a planlanan seyahatlerden ya da yatırım planlarından önce Irak’taki Türkiye Büyükelçiliğimizin internet sayfasının ziyaret edilmesi, bölge ile ilgili raporların, konsolosluk mesajlarının ve iletişim bilgilerinin gözden geçirmesinin faydalı olacağı değerlendirilmektedir. 

Mehmet NARİN

[Ortadoğu’nun birçok ülkesinde güvenlik ve askeri konular üzerinde çalışan halı hazırda IRAK’ta bulunan Mehmet Narin, Analiz Hattı Stratejik Araştırma Merkez’nin (AHSAM) Güvenlik ve askeri stratejistidir ]





%d bloggers like this: